HDP: Newroz'u yine direniş bayramı olan 1 Mayıs'a taşıyacağız

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koronavirüs salgını nedeniyle Newroz’u ertelediklerini hatırlatan, Günay, “Newroz'un görkemini yine bir direniş bayramı olan 1 Mayıs’a taşıyacağız” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı açıklamaları ile Türk Tabipler Birliği, Sağlık Emekçiler Sendikası ve bağımsız sağlık kuruluşlarının tavsiyeleri doğrultusunda halk sağlığını esas alan bir karar aldıklarını bildiren Günay, "Halklara mal olmuş milyonların kutladığı newroz etkinliğini maalesef bu yıl dünyayı kasıp savuran salgın nedeniyle halkımızın sağlığını düşünerek ertelemek zorunda kaldık. Kuşkusuz bizim için de zorlu bir karar oldu. Newrozu yine direniş bayramı olan 1 Mayıs'a taşıyacağız." açıklaması yaptı.

Günay’ın açıklamaları şu şekilde;

‘KÜRT HALKININ İRADESİ BİR KEZ DAHA CEZALANDIRILDI’

Aslında bu ceza ile Kürt halkının iradesi bir kez daha cezalandırıldı, Kürt halkının iradesi bir kez daha tanınmamış oldu. Bu iradeye yönelik açık bir saldırı gerçekleştirildi. Tabii bu aslında AKP hükümetinin Kürt düşmanlığı politikasının açık göstergesiydi. Yine toplantımız devam ederken Diyarbakır’da aralarında avukatların da olduğu 13 kişinin gözaltına alındığı haberleri geldi. Hafta başında gazeteciler tutuklandı. Yani AKP hükümeti bir kez daha muhaliflere yönelik düşman hukukunu işletmeye başladı ve bunu yargı eliyle gerçekleştirdi. Buradan AKP hükümetini bir kez daha uyarıyoruz: Başta Kürtler olmak üzere bütün muhaliflere yönelik baskı politikalarından ve düşman hukukundan bir an önce vazgeçin.

‘BÜTÜN KURUMLARIMIZLA GELECEĞE VE ÇÖZÜM ÜRETMEYE HAZIRLANIYORUZ’

Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz 8 Mart haftasıydı. 8 Mart Dünya Kadınlar günü bütün engelleme ve saldırılara rağmen görkemli eylem ve etkinliklere ev sahipliği yaptı. Buradan bir kez daha 8 Mart alanlarını dolduran, baharı kadın rengiyle karşılayan, barikatları aşan kadınlara selam olsun diyorum. Herkesin bir şekilde dünden beri tartıştığı ve bizimde üzerinde önemli tartışmalar yürüttüğümüz bir diğer konu Newroz kutlamalarıydı. Newroz başta Kürtler olmak üzere bu coğrafyadaki bütün halklar için direniş bayramıdır. Bizim için çok önemli bir bayram. Bizler hazırlıklarımızı Newroz'un ruhuna uygun ve denk bir şekilde yürütürken dünyayı sarsan ve insan sağlığına büyük bir tehdit oluşturan Koronavirüs tehdidiyle karşı karşıyaydık. Dolayısıyla kitlesel kutlamaların yapılıp yapılmayacağının tartışılması ihtiyacı doğdu. Bizim de içinde olduğumuz Newroz platformu ile beraber  parti kurullarımızla yürüttüğümüz ortak tartışmalar sonucunda öne çıkan kimi yaklaşımlar oldu ve bunların başında da halk sağlığı yaklaşımını esas aldık. Tabii biz bu tartışmaları yürütürken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), TBB ve SES başta olmak üzere bağımsız sağlık kurumlarının tavsiyelerini esas alarak bir kararlaşmaya gittik ve halk sağlığı yaklaşımını esas aldık. Halklara mal olmuş, milyonların kutladığı Newroz kutlamalarını maalesef bu yıl dünyayı kasıp kavuran bu salgın nedeniyle halk sağlığını düşünerek ertelemek zorunda kaldık.

‘SİSTEM SALGINLARA KARŞI ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR AKSİNE BU SALGINLARI ÜRETİYOR’

Koronavirüse yönelik de değerlendirme ve tartışmalarımız oldu. Bir kez daha açığa çıktı ki toplumları savaşa, ölüme, yoksulluğa sürükleyen bu sistem, toplumu doğal afetlere ve felaketlere karşı savunmasız bırakıyor. Bunu bir kez daha açık bir şekilde gördük. Sistemin kendisi ekolojik dengeyi bozarak bu tür küresel salgın ve afetlerin yaşanmasının temel sebebidir. Dünyada bu durum ciddi bir şekilde tartışılırken maalesef başta Sağlık Bakanı olmak üzere iktidar yetkilileri durumun ciddiyetinden uzak bir şekilde olaya yaklaşmaktadır. Bu konuda tedbirlerin bir an önce kamuoyu ile paylaşılması, tedbirlerin şeffaf yürütülmesi, çalışmalar yürütülürken sağlık örgütleri ile koordineli bir çalışma yürütülmesi esas alınmalıdır. Kamuoyu gerçek ve doğru bilgiye ulaşabilmelidir, bu sağlanabilmelidir. Halk sağlığını ilgilendiren konularda halkımız doğru bilgilendirilmelidir. AKP bütün doğal afetlerde ve kriz alanlarında meseleyi iç güvenlik meselesine dönüştürerek ve kendi iktidarını sürdürmeye çalışarak kriz süreçlerini yürütüyor.

 Tükenmez

 


PAYLAŞ