Tolgay: 'Adalar'da atlarla simbiyotik yaşam mümkün'

Özlem TEMENA


 

TÜKENMEZ HABER - İstanbul Adalar'da faytonlar kalktı ama ulaşım sorunu çözülmedi. Faytonların kaldırılması yeni bir tartışmanın kapısını aralamış oldu; elektrikli araçlar...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Adalara getirmek istediği elektrikli araçlar, Adalar sakinlerinin bir bölümünün eleştirilerini alırken, İBB'nin araçların kullanımı için yaptığı başvuru da Adalar Kaymakamlığı tarafından reddedilmişti.

Faytonların kaldırılmasının ardından, akülü araçların sayısında yaşanan patlama ve elektrikli araçların da getirilmek istenmesiyle Adalardaki ‘sakin ve araçsız’ yapının bozulacağını savunan kimi Ada sakinleri, ‘üçüncü bir yol bulunabilir’ çağrısı yapıyor.

Adalar için en uygun ulaşım modeline ilişkin hem Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, hem Dünya Mirası Adalar Girişimi’nden Derya Tolgay, hem de adalar esnafıyla konuştuk.

Haber dizimizin bugünkü konuğu olan Dünya Mirası Adalar Girişimi’nden Büyükadalı Derya Tolgay. Tolgay, Açık Radyo’da, Dünya Mirası Adalar programını da yapıyor.

Derya Tolgay, çocukluğunu Büyükada'da geçirmiş

Adalar'ı UNESCO Dünya Miras Listesi'ne aldırmak üzere sivil toplum olarak çalıştıklarını söyleyen Derya Tolgay, bu mücadeleye katılışını şöyle anlatıyor;

“Kalamış ve Cihangir’in ardından Büyükada’ya yerleştim. Kalamış’tan kentsel dönüşüm nedeniyle kaçtım. Büyükada’ya geldim. Burada da tahribatın başladığını görünce bundan kaçamayacağımı anladım ve kolları sıvadım.”

‘DEMOKRATİK KATILIM ANLAYIŞI’NDA SIKINTILAR YAŞANIYOR’

Adalar’da plansız yapılaşmanın, denetimsizliğin ve rant kapısının kemikleşmiş sorunlar olduğunu belirten Tolgay, ‘katılımcı yönetim anlayışının geliştirilmesi’ gerektiğine işaret ediyor.

CHP’nin yönetimindeki Adalar Belediyesi ve İBB’de 'demokratik katılım' anlayışından uzaklaştığını savunan Tolgay eleştirilerini şöyle sıralıyor;

“Uzun seneler Adalar CHP’de, İBB ise AKP’nin yönetimindeydi. Burada iş yapılamıyordu. Politik çatışmalar, vatandaşların taleplerinden baskın çıktı. Şimdi ise CHP ‘demokratik katılım’ sözüyle geldi. Eğer bu sözlerle geldilerse bu şekilde yapılmalı. Ancak böyle yapılmıyor. Her şeyb tepeden. Adalara bir şeyler yapılmak istiyor çok güzel ama biz Adalıların hiç birinden haberi yok. Bizimle görüşen hiç bir yapı yok.”

UKOME ADALARI YAYA YOLU İLAN ETMİŞTİ

Adaların ulaşım sorununa geçmeden önce Tolgay, UKOME’nin 6 Şubat 2020 tarihli kararını hatırlatıyor.  İBB UKOME, 6 Şubat 2020 tarihinde aldığı kararla, Adalar ilçesindeki bütün yolları yaya yolu ilan etmişti. Ancak yine aynı UKOME kararında ilçenin toplu ulaşım için 60 adet, rekreatif gezi için 30 adet ve talep bazlı taşımacılık için 45 adet olmak üzere toplam 135 adet elektrikli aracın çalıştırılmasını karar bağlamıştı.

Adaların ulaşım modeli için ilk yerleşim yıllarında yapılan planların da göz önünde tutulması gerektiğini söyleyen Tolgay, faytonların kaldırılması konusunda da ‘köşeli tartışmaların’ sürdüğünü belirterek, ‘üçüncü bir yol bulunabilir’ çağrısı yapıyor;

“Faytonlar kaldırılsın yada ‘faytonlar kaldırılmasın’ her iki tarafta da kesin ve sert bir söylem var. Bütün bunların üçüncü yolu vardır. İBB seçilir seçilmez burada bir ulaşım çalıştayı yapıldı. Çok kıymetli katılımcıları vardı. Çok önemli bir sonuç çıktı ve denetimsizliğe vurgu yapıldı. Bu çalıştayların devam etmesi gerekiyordu.

Ada’ya kaçak atların girmesi, faytonların denetilmemesi, kaçak akülülerin Ada’ya sokulması. Hatta bu akülü araçların bir gece şehir hatları vapurlarıyla Ada’ya taşındığını biliyoruz”

‘KAÇAK ATLAR VE AKÜLÜ ARAÇLAR ADA’YA SOKULDU’

Adalar’da denetimsizlik sonucu faytonlarda yaşanan eziyet görüntülerinin çıktığını söyleyen Tolgay’a göre ‘yine denetimsizlik sonucu Ada’ya kaçak atlar ve akülü araçlar sokuldu’.

Ulaşım modeli dediğimiz zaman, Adaların yapısını bozacak ızgara planlarını yapamazsınız, minibüsleri öylesine geçiremezsiniz. Düşünün bir alan içinde hem bisiklet hem akülü araçlar hem de bisiklet gidecek, bu nasıl mümkün olacak?’ diye soruyor Tolgay.

ATLAR NASIL KOŞULLARDA YAŞIYOR?

Adalar’da bir diğer tartışma konusu da daha önce sağlıksız koşullarda çalıştırılan atların faytonların kaldırılmasının ardından yerleştirildikleri barınaklar. Adalar’da yaşayanların kurduğu sivil inisiyatiflerden biri olan Adaların Atları Platformu, bir ayda 200’ün üzerinde atın öldüğünü ve atlar ahırlarda bağlı kalmaya devam ederse yeni ölümlerin kaçınılmaz olacağını iddia etmişti.

Tolgay, "6 aydır atlar, boyunlarından yarım metre bağlı olarak bu sıcakta naylon çadırların içindeler. Üstelik bu atların Ada’da gezmesi yasak. Atlar anatomik yapıları gereği koşması gereken hayvanlar. Koşamadığı zaman yere düşüyor ve zayıflıyor” diyor.

Ulaşım modeli olarak atılması gereken adımları sıralayan Tolgay, sözlerini şöyle tamamlıyor;

“İnsanla hayvanın birlikte olduğu birçok model var Avrupa’nın çağdaş şehirlerinde. Bu modeller burada da uygulanabilir. Eğer Adalılar için hizmet edecekseniz saat başlarında hareket eden toplu taşımaya getirebilirsiniz, bu saatler vapuların saatlerine göre ayarlanabilir. Bu modelin içine faytonları da koyabilirsiniz. Belki İBB kendisi bunu işletebilir. Adalar'da atlar ve insanların birlikte çalıştığı simbiyotik bir yaşam mümkün. Hepsi sürdürülebilir modeller olabilir, neden olmasın?”

Yarın: Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül


PAYLAŞ