CHP Adalar'dan ‘Heybeli’de yangın’ açıklaması

CHP Adalar İlçe Başkanı Ali Ercan Akpolat, Heybeli’de çıkan yanığının ardından açıklama yaptı. Akpolat, “Dünyanın her yerinde şehir merkezlerine yakın ormanlarda çıkan yangınların en büyük nedeni insan kaynaklı ihmallerdir.” dedi.

Yangının sorumlusu olarak Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü işaret eden Akpolat açıklamasına şöyle devam etti;

"Bölgemizdeki ormanlarımız hem biz Adalıların hem de İstanbul gibi büyük bir metropolün yegane nefes ve yaşam kaynaklarındandır ve bu yüzden etkin korunmayı hak ettiğini düşünüyor ve buradan yetkilileri göreve çağırıyoruz!

Çocuklarımıza, gençlerimize yeşil bir dünya emanet etmek en büyük sorumluluğumuzken gereken tedbirler alınmayarak, gözlerimizin önünde yok olan ormanlarımız yüreğimizi yakmaktadır.

Hele bir de önlem alması gereken müdürlüklerin, bakanlıkların yangınlardan sonra çıkıp TV’lere, gazetelere, ‘tesellimiz can kaybının olmaması” tarzında açıklama yapmaları ağacın, bitkinin, karıncaların, ağustos böceklerinin, kelebeğin de bir can taşıdığının farkında olmadıklarının maalesef bir göstergesidir.

Dünyanın her yerinde şehir merkezlerine yakın ormanlarda çıkan yangınların en büyük nedeni insan kaynaklı ihmallerdir.

‘YANGININ EN BÜYÜK SORUMLUSUDUR’

Bu durum bölgemiz için de böyledir. Yaz aylarında özellikle hafta sonları bölgemize gelen yüksek sayıdaki ziyaretçilerimizin ormanlarımıza vereceği zarar ve yangın riski yüksektir. Durum böyleyken tek düşüncesi mesire alanlarını ve kıyıları orman statüsüne sokup, kiraya vererek kâr elde etmek olan Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü hem Heybeliada’da hem de diğer Adalarda çıkan yangınların en büyük sorumlusudur.

Gelişmiş ülkelerde kaynakların yüzde 80'i yangını önlemek için verilen eğitimlere ayrılırken ve bütün çabalar yangını söndürmeye değil, yangın oluşmasını engellemeye yönelikken maalesef bizde bunun tam tersi olmaktadır. Orman yangınlarıyla yangın çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce mücadele etmek gerektiğini, halkın bilinçlendirilmesini ve bu bilinçlendirme çalışmaları orman yangınlarının yoğunlaştığı mayıs-ekim aylarından önce mart-nisan aylarında başlaması gerektiğini maalesef bu müdürlüklerimize anlatamadık.

Adalarımızda orman yangınları “dün de” çıkmıştır, “bugün de” çıkmaktadır ve “yarın da” çıkacaktır. Sorun, bizim ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur.

Bizler çıkacak bu yangınlara hazırlıklı olmadığımız kanaatindeyiz. Çünkü;

- Bilindiği üzere, ormanda çıkan bir yangın görünmeden ve çıktığı yer saptanmadan herhangi bir söndürme faaliyetine girişilemez. Çıkan bir yangının anında saptanması, yangın sezonunda ormanların düzenli olarak kontrol altında bulundurulmasıyla gerçekleşebilir. Bunun için ormanlar sabit gözetleme noktaları (kule ve kulübeler), gezici ve sabit gözeticiler olmalıdır. Ama maalesef bizler bu hizmetlerden mahrumuz.

-Yangına karşı en önemli ve etkili müdahale, yangının ilk 20 ila 30 dakikası arasında gerçekleştirilebiliyor. Çıkan yangınların büyümeden söndürülmesinde en önemli hususlardan biri de, ormanın gerekli yerlerine ilk müdahale ekip ve ekipmanların yerleştirilmesidir. Bu ekip ve ekipmanlar, özellikle yangına hassas bölgelerde büyük yarar sağlarlar. Bir “Orman İşletme Müdürlüğü” mıntıkasında bunların miktarı ve yeri yapılacak bir planlama ile tespit edilmelidir. Ama maalesef ne böyle bir plandan ne de ilk müdahale ekiplerinden haberdar değiliz.

-Yangın, ancak onu iyi bilen, tanıyan, hakkında bilgi sahibi olan ve söndürme tekniğini bilerek uygulayan yetişkin kişiler tarafından söndürülebilir. Başta yangın önleme ve söndürme çalışmalarını yürüten orman işletme şeflikleri ve orman işletme müdürlükleri olmak üzere ormancılık birimlerinde yeterli sayıda ve nitelikte teknik personel ve uzman yangın söndürme işçileri bulunmalı ve bunların daima eğitilmeleri gerekmektedir. Ama maalesef böyle birimlerden haberdar değiliz.

-Yangın önleme ve söndürme çalışmalarında geleneksel yaklaşımlar sürdürülmekte, gelişen teknoloji ve tekniklerden yeterince yararlanılmamaktadır. Havada uçan araçlardan, dronlardan ve diğer kaynaklarla sürekli olarak ormanlarımız gözetilmelidir. Ama maalesef böyle bir teknolojimiz yok…

Kısacası;

Orman Genel Müdürlüğü yangınların zararlı etkilerini asgari seviyeye indirmek için ormanların yangından korunmasında koruyucu, önleyici ve yangınların söndürülmesi konularındaki tüm önlemleri alıp uygulaması gerekir.

Bunun içinde orman ve orman yangınları konusunda planlanmış tüm yatırımlar gerçekleştirilmelidir. Hangi türden olursa olsun ortaya konacak birtakım gerekçelerle, bu yatırımlar ve faaliyetler kesintiye uğratılmamalıdır.

Bugün burada olduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.”

 


PAYLAŞ