Ekoloji Birliği: İnsan da saldırıya uğrayan doğanın bir parçası

Fotoğraf: Evrensel

Ekoloji Birliği, Salihli Çapaklı'da biyogaz santraline karşı tarlalarını savunan köylülere müdahale edilmesi jandarma zoruyla engellenmelerine dair kınama açıklaması yaptı. Ekoloji Birliği tarafından yapılan açıklamada, "Kızılcaköy'de arazilerini korumak isteyenler, Kazdağları Kirazlı'da yaşam nöbeti sürdürenler, Bursa Kirazlıyayla'da madenin hukuksuz faaliyetlerine karşı direnenler ağır para cezaları ile sindirilmek istenirken, Konya Ilgın'da Çavuşçuköylü vatandaşların mülkü elinden alınıp şirketlere peşkeş çekilip, üzerlerine de devletin kolluk güçleri gönderilirken, dün de Salihli'de arazilerine kepçe sokulan vatandaşın kendisine de nasıl kelepçe vurulduğuna tanık olduk" denildi.

'KAPİTALİST SİSTEM, DOĞAYI SERMAYE İÇİN ÖZELLİŞTİRECEK KADAR AKIL DIŞI YÖNTEMLERE BAŞVURMAKTADIR'

Kapitalist sistemin krizinden çıkamayan sistemin temsilcilerinin kendilerini doğanın sahibi zannedecek kadar gözlerinin döndüğününün belirtildiği açıklamada; “Kapitalist sistem, kendi yarattığı krizden kurtulma formülü diye sadece bir meta olarak gördüğü doğayı sermaye için özelleştirecek kadar akıl dışı yöntemlere başvurmaktadır. Doğayı sermayenin mülkü haline getirmeye çalışan bu akıl dışı çevre politikasının sonuçlarının iklim krizi ve küresel ısınma olarak doğadaki yaşamı da nasıl bir tehdit altına soktuğu, aylardır tüm dünyayı kasıp kavurarak karantina altına aldıran corona virüsü ile gelen pandemi süreci de anlatmaktadır” denildi.

'İNSAN DA SALDIRIYA UĞRAYAN DOĞANIN BİR PARÇASI'

Kapitalist sistemin küresel düzeyde yaşadığı ekonomik yıkımın, dünyaya da ekolojik yıkımı dayattığı vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Doğada yaratılan ekolojik bir yıkım varsa, bunun bir sonucu insanca yaşam hakkının da tehdit altına girmiş demektir. Çünkü insan da saldırıya uğrayan doğanın bir parçasıdır. İktidarın uygulamaları bu gerçeği çok açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Siyasi iktidar sermayenin kapı kulu haline gelmiştir. Hukuksuzluk meşrulaştırılmış, topluma dayatılan her proje ‘istemeseniz de bu olacak’ zorbalığına getirilirken, ülkemizin her köşesinde iktidar destekli çevre katliamları yaşanmaktadır.”

'VATANDAŞIN KENDİSİNE DE NASIL KELEPÇE VURULDUĞUNA TANIK OLDUK'

Devlet, şirketlerin özel güvenlik gücü haline getirilince, sermaye sahiplerine yaranmak için doğaya kepçe, vatandaşa ise kelepçe vurulmaya başlandığı ifade edilen açıklamada, “Kızılcaköy’de arazilerini korumak isteyenler, Kazdağları Kirazlı’da yaşam nöbeti sürdürenler, Bursa Kirazlıyayla’da madenin hukuksuz faaliyetlerine karşı direnenler ağır para cezaları ile sindirilmek istenirken, Konya Ilgın’da Çavuşçuköylü vatandaşların mülkü elinden alınıp şirketlere peşkeş çekilip, üzerlerine de devletin kolluk güçleri gönderilirken, dün de Salihli’de arazilerine kepçe sokulan vatandaşın kendisine de nasıl kelepçe vurulduğuna tanık olduk” denildi.

'İNSAN HAKLARINA YÖNELİK BİR SALDIRI OLARAK GÖRÜYORUZ'

Doğada yaratılan ekolojik tahribatın insanca yaşam hakkını doğrudan tehdit altında bırakan bir aşamaya taşındığı da vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Siyasi iktidarın pandemi dönemini baskıcı yöntemler için bir fırsat gibi kullanması, doğayı tahrip ederken halka da zulüm uygulaması, Salihli ilçemizde yaşananlarla birlikte iktidarının kendini ele verdiği anlamındadır. Bu nedenle Salihli Çapaklı mahallesinde biyogaz projesi hakkında dava açılmış ve yargı süreci hala devam ederken hem toprağını hem de hukuksal hakkını korumaya çalışan halka vurulan kelepçeyi insan haklarına yönelik bir saldırı olarak görüyoruz.”

'EKOLOJİ MÜCADELESİ, TAMAMEN MEŞRU VE HUKUKSAL BİR MÜCADELEDİR'

“Bir kez daha vurgulamak istiyoruz; yaşamı ve doğayı savunmak, insan haklarını ve insanca yaşam hakkını savunmakla özdeştir. Ekoloji mücadelesi, tamamen meşru ve hukuksal bir mücadeledir. Bu nedenle hiçbir baskı ve gözdağının, zorbalığın haklı bir mücadeleyi sindirmesi mümkün olmayacaktır” denilen açıklamada yaşanan durumun yaşamdan, emekten ve demokrasiden yana olanların daha güçlü mücadele için güçlerini birleştirmesinin de bir daveti anlamına geldiği dile getirildi.

'YAŞAMI VE DOĞAYI SAVUNUYORUZ'

Siyasi iktidarın pandemi döneminden sermayenin rant ihtiyacına fırsat yaratmak için değil sağlıklı yaşam ve insanlık adına ders çıkarmak için yararlanmaya, yüzünü bilime ve akıla dönmeye, hukuka, doğaya ve insan haklarına saygıya davet edildiği açıklamada şöyle denildi; “Ekoloji Birliği olarak; Salihli Çapaklı halkının yalnız olmadığının, haklı davalarında asla yalnız kalmayacaklarının ve yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Yaşamı ve doğayı savunuyoruz, savunmaya da devam edeceğiz!” 

Evrensel
 


PAYLAŞ