Madde madde | İstanbul Sözleşmesi hakkında doğru bilinen yanlışlar

İstanbul Sözleşmesi’nin eşcinselliği öven ya da kınayan bir maddesi yoktur. Sözleşmenin 4. maddesi: Şiddete maruz kalan kişilere; ten rengine, evli olup olmadığına, siyasi görüşüne, dini inancına, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine göre ayrımcılık yapılamaz der.
Kadının beyanıyla verilen hapis kararı yoktur! Yalnızca şiddete uğrayanın mağdur edilmemesi için; Geçici maddi yardım, kalacak yer, şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması gibi kararlar için kadının beyanı esas alınmaktadır.
Adalet Bakanlığı verilerine göre 2019 yılında kadınların 41.383 koruma başvurusu reddedildi!Koruma talebi zamanında verilmediği için onlarca kadın şiddete uğradı ya da öldürüldü!
Sözleşmede evlenme ya da boşanmayı teşvik edici hiçbir madde yoktur! Boşanmaların başlıca nedeni uluslararası sözleşmeler değil, aile içindeki erkek şiddetidir!
Sözleşme’de dine dair doğrudan hiçbir madde yoktur! Tam tersine 4. Maddesinde; hiç kimseye dini inancından ötürü ayrımcılık yapılamayacağı gibi gelenek, görenek, kültürün bir ayrımcılık sebebi olamayacağını söyler!
Aile yapısını bozan, huzur kaçıran ve boşanmalara neden olan İstanbul Sözleşmesi değil aile içi erkek şiddeti!
Sözleşme şiddet uygulamayan erkeklerle ilgili herhangi bir yaptırım içermemektedir. Evden uzaklaştırılan erkekler; kadınlara şiddet uygulayan, tehdit eden suçlu erkeklerdir.
Temmuz 2020’de yapılan araştırmaya göre toplumun 63.6’sı sözleşmeden çıkılmasını onaylamıyor!Kadınlar, kazanılmış haklarından vazgeçmiyor, sorumluları İstanbul Sözleşmesini karalamaya değil uygulamaya davet ediyor

  300’ü aşkın kadın örgütünden oluşan Eşitlik İçin Kadın Platformu bir farkındalık çalışması yaparak İstanbul Sözleşmesi hakkında ‘doğru bilinen yanlışları’ madde madde anlattı


PAYLAŞ