İnsan aklına nasıl kelepçe takılır?

Fotoğraf: AA

Para bitti, döviz kontrol edilebilir olmaktan çıktı, yalandan enflasyon rakamlarının çok üzerinde bir pahalılık var, her şey kötüye gidiyor.

Vatandaş en yakın akrabalarının düğünlerine bile gitmemek için pandemi bahanesini kullanıyor; çünkü çeyrek altının fiyatı alıp başını gitti.

İnsanlar yakınlarına düğünlerinde bir çeyrek altın takamıyor.

Şu manzara karşısında, bundan yıllar önce sosyalistlerin katıldığı bir toplantı aklıma geliyor.

Toplantıda gereksiz bir iyimserlik hakimdi. Yunanistan’da Syriza iktidara gelmiş, Arjantin’de Troçkistler üç milletvekilini ulusal parlamentoya yollamıştı. Türkiye’de de böyle şeyler neden olmasındı?..

Bu gereksiz iyimserlik karşısında söz alarak, Türkiye’nin Arjantin ya da Yunanistan ile karşılaştırılamayacağını, ülkemizin kısa süre sonra Bangladeş’le kıyaslanılacak bir hale sürüklendiğini söylemiştim.

Yani kimse hayal görmesin, durumumuz tam olarak budur. Futbol sezonunda küme düşmenin kaldırıldığı Türkiye, dünya toplumları sınıflandırmasında küme düşmektedir.

İşsizliğin ve kölelik koşullarında kayıt dışı çalışmanın hakim olduğu bir toplumda, gelir dağılımı eşitsizliği ve artan yoksullukla cebelleşiyoruz ve durmaksızın nüfus üretiyoruz.

Dört beş çocuk yapmanın iyi bir şey olduğunu vazeden bir iktidar aklı var.

Çocuklar düzgün eğitim alma şansından giderek uzaklaşıyor, kamu eğitimi her sene biraz daha çöküyor.

Üstelik denetimsiz bir göçmen akınıyla muhatabız.

Sosyal güvencesi olmadan Robinson Crusoe’nun ‘Cuma’sı misali çalıştırılan kaçak göçmenler bir insani trajedinin nesnesi haline geliyor.

İnanılmaz bir lümpenleşmenin yaşandığı kenar mahallelerde gettolar oluşuyor.

Bu manzaradan sağlık da çıkmaz tabii.

Ekonomik manzaranın berbatlığı, insanların üst üste yığıldığı kentlerde salgın hastalığın ele alınma biçimini belirliyor: Kamu sağlığı Allah’a emanet!

İktidar bu yıl turizmden iyimserliğin de ötesinde bir beklentiye girmişti, salgın hastalık o beklentiyi tamamen boşa çıkardı.

Zaten o beklentinin kendisi de sorunluydu; Türkiye Avrupalı turist tarafından tercih edilir bir yer olmaktan çok önceden çıkmıştı.

Yaşam kalitesi iktisadi ve siyasi bakımdan niteliksel düşüş yaşamış bir ülke, kültürel seviyesi yüksek ülke vatandaşları açısından güvenli bir yer olarak görülmez.

Nasıl göründüğünü boş verin zaten, başkentinde köle ticareti yapılan bir yerden söz ediyoruz artık. Fidye ödenip köle kurtarılan bir ülke!..

Böyle bir ortamda, bir bakanımız ‘milli elektronik kelepçe’ üretmeye başlayacağımızı müjde kabilinden açıklıyor.

İnsan aklını zorlayan bir durum yaşanıyor. Aslında insan aklına kelepçe takılıyor.

Bu gidişata radikal biçimde müdahale edilmediği takdirde geri dönülmesi mümkün olmayan bir toplumsal tahribat yaşayacağız.

Bu güzelim memlekete yazık olacak.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir


PAYLAŞ