Aytaç Ünsal’ın babası: Feryadımı duyun, 32 yaşındaki oğlumu yaşatalım

Ölüm orucundaki avukat Aytaç Ünsal’ın durumunun gittikçe kötüye gittiğine dikkat çeken baba Nihat Ünsal, “Bir yaşam söz konusu. Feryadımı duyun” dedi ve adım atılmasını isteyerek Yargıtay’a çağrıda bulundu.

Tutuklu avukat Ebru Timtik “adil yargılanma” talebiyle girdiği ölüm orucu eyleminin 238’inci gününde yaşamını yitirirken, aynı taleple ölüm orucunda olan Aytaç Ünsal’ın eylemi sürüyor.

İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tutulan avukat Ünsal’ın eylemi 211’inci gününde.

Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) raporuna rağmen tahliye edilmeyen Ünsal’ın sağlık durumu kritik eşiği geçti.

Ünsal’ın tutulduğu hastane önünden bir an olsun ayrılmayan babası Nihat Ünsal, oğlunun kritik eşiği çoktan geçtiğine dikkat çekerek, bir an önce adım atılmasını istedi.

Mezopotamya Ajansı’ndan Erdoğan Alayumat’a konuşan baba Ünsal, hastanedeki koşulların cezaevinden çok daha kötü olduğunu söyledi.

Hayati riski olan bir insanı cezaevinden daha ağır koşulları olan bir yerde zorla tutuyorlar ve 33 gündür burada. Aytaç ‘mücadeleyi yükseltin’ diyor. Annesi de jandarmaların arasında küçücük bir pencere var oradan görüşebiliyor. Havalandırması yok, sürekli odasında ışık yanıyor.

Oğlunun tutulduğu odaya sık sık askerlerin girdiğini ve geceleri de bu durumun devam ettiğini dile getiren baba Ünsal, “Her türlü kötülük var içeride. Öyle bir ortamda oğlumun durumunun kötüleşme riski de artıyor. Tedaviyi kabul etmiyor oğlum. Tedaviyi kabul etmeyen insanı neden hastanede tutarlar ki” diyerek tepkisini dile getirdi.

Oğlunun bacak ağrılarının arttığını, kollarında uyuşma ve vücudunda yaralar oluşmaya başladığını dile getiren Ünsal, “Bir süre sonra aynı Ebru’nun düştüğü duruma düşecek. Belki şeker ve suyu da alamayacak. Yürümekte güçlük çekmeye başladı. Bir deri bir kemik kalmış zaten. Bu hafta bir şey yapılmalı. Yoksa onu kaybedebiliriz” dedi.

Başta Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere yetkililere seslenen Ünsal, “Artık bir şeyler yapsınlar. 32 yaşındaki oğlum yaşasın. Oğlum ölmesin. Ve herkesin bu çağrıma destek vermesini ve yardımlarını bekliyorum. Artık feryadımı duyun. Aytaç Ünsal’ı yaşatalım” diye konuştu.

Baba Ünsal, sözlerini Yargıtay’a yaptığı çağrıyla sürdürdü:

Yargıtay dosyayı 1 Haziran tarihinde ele aldı. En geç bir ay içinde bu işin çözüleceğini, kararın verileceği bize söylenmişti. Maalesef adli tatilden önce 45 gün geçmesine rağmen herhangi bir adım atmadı. Sanıyorum Yargıtay’a da müdahale edildi. Yargıtay bu müdahaleyi kabul etmemeli. Koltuk o kadar önemli olmamalı.

Bir yaşam söz konusu. 33 gündür oğlum ve refakatçi olan eşim tecrit hücresinde. Ben de kapıda nöbet bekliyorum. 62 yaşındayım, çaresiz durumdayım. Vicdanı olan insani değer taşıyan herkesi oğlumun ölmemesi için sahiplenmeye çağırıyorum.

Avukat Ebru Timtik, ölüm orucu eyleminin 238. gününde, 27 Ağustos’ta yaşamını yitirdi.

2017 yılında aralarında Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukatlar bürolarına yapılan polis baskını sonucu gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Yargılama sonucunda mahkeme, 18 avukata “örgüt üyeliği” ve “örgüt yöneticiliği” iddialarıyla toplam 159 yıl 1 ay 30 gün hapis cezası vermişti.

Avukatlardan Ebru Timtik’e “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 13 yıl 6 ay, avukat Aytaç Ünsal’a ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

İstinaf Mahkemesi’nce onanan dosya şu an Yargıtay’da.


PAYLAŞ