Meral Akşener'den Demirtaş'a 'kahvaltı' yanıtı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Selahattin Demirtaş'ın "Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve “Kahvaltıya geldik" sözlerine yanıt verdi.

Akşener, "Haberin tamamını okumadım. Ama şunu söylemek isterim. Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği var" dedi.

FOX TV'de Çalar Saat programına konuk olan Akşener, şu ifadeleri kullandı:

"Biz partimizi zaten değerler üzerinden kutuplaştıran anlayışı ortadan kaldırmak için kurduk. İnsan odaklı bir bakış açımız var. Bir yere gidince diyorum ki ben propaganda yapmaya değil sizi dinlemeye geldim. Şunu fark ediyorsunuz ki herkes aynı acıların içinde. Bu makulde buluşmak sadece eleştirmek değil, çözüm önerilerini sunmak için çıkılan bu yolculuğun meyvelerini alıyoruz. Bazen bir vatandaş gelip kulağıma ben size haksızlık ettim hakkını helal et diyorlar. İnsanlar birbirleriyle derin dostluklar kurmak zorunda değil ama saygı göstermek zorunda. Bunun yaptığınız zaman derin sorunlar ortadan kalkar.

Haberin tamamını okumadım. Ama şunu söylemek isterim. Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği var."

‘İLLERDEN DÖNDÜKTEN SONRA KORONAVİRÜS TESTİ YAPTIRIYORUM’

FOX TV'de Çalar Saat programına konuk olan Akşener şöyle konuştu, “Koronada durum iyi değil. Bir kere bütün o kurallara uyuyorum, maske takıyorum, sosyal mesafeye dikkat ediyorum, dikkat etmeyenleri uyarıyorum. El teması kurmuyorum, C vitamini alıyorum. Beslenmeme dikkat ediyorum. Bu hafta zatürre aşısı oldum. Eskiden testi o kadar yaptırmıyordum ama illerden döndükten sonra test yaptırıyorum ekibimle birlikte. Biz açık havada geziyoruz, kapalı alanda toplantı yapmıyorum." diye konuştu.

‘EKONOMİNİN E’SİNDEN ANLAMIYORLAR’

Akşener, “Kontrollü fakirlik meselesi, iktidar partisi ve ortaklarının şuurlu yaptıkları bir durum olduğunu düşünüyorum. Esnafın biriyle görüştüm. Bir aparat satacak, bir telefon kılıfı satacak; kirayı ödeyemez. Ben bunun bilerek istenerek yapıldığına inanıyorum. Başkasını düşünemezsiniz. Gerçeklikten kopmuş durumda, ekonominin E’sinden anlamıyorlar." ifadesini kullandı.

‘İDAM GERİ DÖNECEKSE AÇIKLAMAK ZORUNDALAR’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeme getirdiği idam cezasına ilişkin konuşan Akşener, "İdam sayın Bahçeli’nin de Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde AB uyum yasaları çerçevesinde kaldırıldı. 7 Mayıs 2004 tarihli kanunda idam anayasadaki bütün kanunlarından çıkarıldı. Birinde Başbakan Yardımcısı Bahçeli, diğerinde başbakan Erdoğan, ikisi de bunu AB uyum yasaları için yaptılar. Burada idam cezasından ziyade ortaklar şunu konuşmalı. Biz Avrupa Birliği yolculuğundan vaz mı geçtik? İkide bir bunun gündeme getirilmesi demek, biz bunu AB uyum yasaları çerçevesinde çıkardılarsa, neden bundan geri döneceklerini izah etmek durumundalar" dedi.

Akşener şöyle devam etti:

“Emine Bulut’un evinden çıktığımda da sormuşlardı. Ben de bu tarz cinayetler için getirin kardeşim şahsen destek vereceğim demiştim. Erdoğan getirsinler hemen imzalarım dedi. Zaten sen söylemden milletvekilleri nefes alamıyor ki. Getirsinler biz de kendi aramızda değerlendiririz. Bu tartışma işsizliği, yoksulluğun, Murat Ağırel’in Müyesser Yıldız’ın Barış Pehlivan’ın tutukluluğunun konuşulmasını engelliyor. Asıl vahim olanı şu: Milletvekilleri hazırlar getirir ama ortada böyle bir şey yok.

Bugün milli irade diyenler milli iradenin içini boşalttılar. çünkü meclisin bir kıymeti kalmadı. Hukukun üstünlüğü, adaletin tam sağlanması, demokrasinin tam uygulanması, bu ucube sistemden vazgeçildiği, iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sistem ile tutuklu gazeteciler sorunu çözülebilir.”

‘AKP’Lİ SEÇMEN SİZİ RAHATSIZ ETTİK DİYOR’

Biz partimizi zaten değerler üzerinden kutuplaştıran anlayışı ortadan kaldırmak için kurduk. İnsan merkezli, insan odaklı bir bakış açımız var. Bir yere gidince diyorum ki ben propaganda yapmaya değil sizi dinlemeye geldim. Şunu fark ediyorsunuz ki herkes aynı acıların içinde. Bu makulde buluşmak sadece eleştirmek değil, çözüm önerilerini sunmak için çıkılan bu yolculuğun meyvelerini alıyoruz. Bir sert tepkiyle karşılaşmıyorum. AKP'li seçmenler kulağıma eğilip size haksızlık ettik hakkını helal et diyorlar, hala Ak Partili. İnsanlar birbirini sevmek zorunda değil, birbirleriyle derin dostluklar kurmak zorunda değil ama saygı göstermek zorunda. Ben size saygı göstereceğimi siz bana saygı göstereceksiniz. Bunu yaptığınız zaman derin sorunlar ortadan kalkar.

‘SİZ MİTİNG YAPARSANIZ VEKİLİNİZ 1500 KİŞİLİK DÜĞÜN YAPAR’

Erdoğan Giresun’da miting yaptı adını keyif çayı koyduğu çay attı milletin başına. Erdoğan Giresun’a itmeliydi vatandaşın derdini dinlemeliydi ama siz orada miting yaparsanız sizin vekiliniz 1500 kişilik bir düğün yapar. Bunlardan sonra vatandaşı suçlayamazsınız. 

Bütün sorunların çözümü için hukukun üstünlüğü, adaletin tam sağlanması, demokrasinin tam uygulanması, bu ucube sistemden vazgeçildiği, iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sistemin gelmesi gerekiyor.  Türkiye, hem parasal hem de insan gücü olarak kendine yetebilecek bir ülke. Sadece yolsuzluğu, akraba kayırmacılığının ortadan kalkması lazım. Onun için partili cumhurbaşkanlığı sisteminden kurtulmamız lazım. Meclisin bir kıymeti kalmadı.

T-24


PAYLAŞ