'Toplumsal cinsiyet' algılarını yıkan kadınlar anlatıyor (2)

DAHA FAZLA OKU

TÜKENMEZ HABER - Kadınlar dünyanın dört bir yanında, cinsiyetçi söylem ve politikalara meydan okumaya devam ediyor. 'Elinin hamuruyla erkek işine karışma' gibi söylemler ve baskılara karşı mücadele eden kadınların en fazla ayrımcılığa uğradığı alanların başında iş yaşamı geliyor. Kadınlar toplumda ‘erkek işi' olarak kodlanan birçok meslekte yer bulamazken, bazı kadınlar buna direnerek hem istedikleri mesleği yapıyorlar hem de ön yargıları kırıyor.



'Toplumsal cinsiyet kalıplarını' yıkan kadınların yer aldığı dosyamızın ikinci konuğu futbolcu Müge İnan. U17 Kız Milli Takımı'nda oynayan İnan, Beşiktaş gibi kulüplerde de kalecilik yaptı. Geçtiğimiz sezonda Kireçburnu Spor Kulübü'nde geçiren İnan, bir takıma transfer olmayı bekliyor.

'HAYATIMIZI İDAME ETTİREBİLECEĞİMİZ BİR GELİR KAPISI DEĞİL'

Milli Kadın Futbolcu Müge İnan, futbol camiasında 2007 yılından beri lisanslı sporcu olarak yer alıyor. "Bunun ilk 2 senesi oyunun neredeyse tüm mevkilerinde forma giydikten sonra kalecilik yeteneğim ağır bastı ve bu sayede milli takım seviyesine kadar yükseldim" diyen İnan, sözlerine şöyle devam etti:

"Futbol maalesef kadın sporcular olarak tek işimiz, hayatımızı idame ettirebileceğimiz bir gelir kapısı değil. Çünkü ne profesyonel sporcuların sahip olduğu şartlara, ne de onların kazandıkları rakamlara sahibiz. Bu sebeple iş hayatımda eğitmenlik yapıyorum."

'KADIN OLARAK HAYATINI SÜRDÜRMEK GERÇEKTEN ZOR'

- Futbol sektöründeki cinsiyete dayalı ayrımcılıklardan bahseder misiniz?

Sadece bizim ülkemizde değil malesef tüm dünyada kadın olmak, kadın olarak bir şeyler başarmak ve hayatını sürdürmek gerçekten zor. Futbol gibi erkeklerin daha aktif olarak sahne aldığı bir platformda bir kadın olarak var olmak epey çaba gerektiriyor. Fakat mevcut önyargıları yine bizim mücadelemiz ve başarımız yıkabilir. Sektör gelişiyor. Lig gelişiyor. Antrenman mantalitesi değişiyor. Öncesinde tek bir lig ve sayılı kadın takımı varken şimdi 3 ayrı kategoride kadın ligimiz ve sayısız kadın takımımız var; her geçen gün sayımız artıyor, yeni takımlar kuruluyor. Liglerimize ve kulüplerimize sponsor sağlanabilirse bu sürecin çok daha güzel ve hızlı ilerleyip, önyargıların kırılacağını düşünüyorum.



'AYNI ANTRENMANI KALDIRABİLİR MİSİNİZ' DENEBİLİYOR

- Bir kadın olarak hâlâ erkek egemen bir sektörde çalışıyor olmanın avantaj ya da dezavantajlarını yaşadınız mı? 

Kadın ya da erkek farketmez, performans sporu yapıyoruz. İnsan anatomisi belli, yapılan sporun gereklilikleri belli, fonksiyonel anatomi diye bir kavram var. Her mevkinin ihtiyacı olan bir çalışma şekli var. Dolayısıyla kadın ya da erkek farketmez yapmamız gereken antrenman şartları ortada. Ama maalesef kadın sporcular olarak performans antrenmanı için şartlarımızı sağlamak kolay olmuyor. Ya kulüplerimizin eksiği oluyor ya farklı pürüzler çıkıyor. En basiti ben kaleciyim ve kaleci antrenmanı yapmam gerekiyor ama kaleci antrenörü kulüplerimizin büyük eksiği. Dolayısıyla ekstra olarak erkek takımları ile antrenman yapmak, özel antrenman ayarlamak zorunda kalıyoruz ve bu karşı taraf için garipsenebiliyor. 'Nasıl olacak kız - erkek yan yana' denebiliyor. 'Aynı antrenmanı kaldırabilir misiniz' denebiliyor. Ya da 'bizim camia kaldırmaz' denebiliyor.



'SEKTÖRDE FIRSAT VERİLDİKÇE KENDİMİ İFADE EDEBİLDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM'

- Kadın futbolcular sektörde kendilerini ifade edebiliyor mu?

Sektörde fırsat geldikçe kendimi ifade edebildiğimi ve benim gibi diğer kadın sporcuların da imkan verilirse kendilerini gayet güzel ifade edebileceğini düşünüyorum. Saha içinde söz sahibi olmak performansınızla doğru orantılı olmalı. Yani eğer bizlerin başındaki kişiler hakkaniyetliyse mutlaka bizler bekleneni saha içinde veririz. Saha dışında da size teşekkür etmek istiyorum, sizin gibi söz hakkı veren, bize imkan sağlayan kişi ve kurum sayısı arttıkça biz daha yüksek sesle kendimizi ve kadın futbolu temsil edeceğiz.



'HERKESİN EMEĞİNİN GERÇEK KARŞILIĞININ VERİLMESİ BAŞARIYI GETİRİYOR'

- Sektörün kadın futbolculara yaklaşımıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Kadın futbol takımı kuran, lige katılan kişiler öncelikle bu işi hatır gönül esaslı yapıyor. Hatta çoğu yöneticinin veya antrenörün kazanamadığı gibi cebinden harcama yaptığına da şahit olmuşluğum vardır. İşi bu şekilde yürüten kişiler kadın sporculara daha naif yaklaşıp yardımcı olmaya çalışıyor. Tam tersi de söz konusu olabiliyor. İşte burada da yine sponsorlar, medya vb kanallar devreye giriyor. Gerekli maddi destek sağlanıp kulüp yönetiminin, antrenörün, sporcuların kalifiye seçilmesi, birlik beraberlik sağlanması, herkesin emeğinin gerçek karşılığının verilmesi başarıyı getiriyor.

'RENKLERİN CİNSİYETLE HERHANGİ BİR ALAKASI OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

- Melih Şendil, Real Madrid ile Manchester City'nin oynadığı karşılaşmada, Real Madrid'in pembe formasını eleştirirken, "Kadınlar futbolda olmamalı. Başkan olsam asla pembe forma yaptırmam" ifadelerini kullanmıştı. Bu ve buna benzer yaklaşımlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Buna benzer şeyleri çok duyuyoruz maalesef... Üstelik sadece futbol için geçerli değil bu durum. Melih Şendil, o açıklamasında basketbol branşı için de talihsiz açıklamalarda bulundu. Ayrıca renklerin cinsiyetle herhangi bir alakası olduğunu düşünmüyorum. Ben kadınım diye pembe giymek zorunda değilim; istersem mavinin, siyahın, beyazın en koyu tonunu giyerim ya da bir erkek isterse pembenin, kırmızının (kadınla anlamsızca eşleştirilen her türlü rengin) en cart, en belirgin tonunu giyebilir. Biz kadın sporcular, mutlaka ki eleştirileceğiz ama bu branş seçimimizden ziyade performansla ilgili olmalı. Yani siz daha önce gelmemiş, görmemiş, izlememişsiniz, şartları bilmiyorsunuz, konu hakkında bilgi sahibi değilsiniz ama yorum yapma hakkı buluyorsunuz kendinizde. Bence her şeyden önce ayıp birşey. Ayrımcılığın her türlüsüne karşı duracağımızı belirtmek isterim. Biz kadınlar olarak bulunduğumuz her platformda güçlü, kendinden emin, sağlam adımlarla ilerlemeye devam edecek ve her ne iş yaparsak yapalım, en iyi ürünü ortaya koymaya çalışacağız. Ülkemizin kuruluşundan bu yana kadının emeği, alın teri, başarısı destan yazmış, olmaz deneni oldurmuş. İnsanlar sadece bir saniye bunu düşünsün yeterli.

DAHA FAZLA OKU


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR