‘Heybeliada Sanatoryumu sağlık kuruluşu kalsın’ eylemine engel

Fotoğraf: Evrensel / Fatih Polat

Sağlık örgütleri, Türkiye’nin ilk tüberküloz hastanelerinden olan Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesini protesto etti.

İstanbul Tabip Odası (İTO), Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından, sanatoryum ile ilgili ortak bir basın açıklaması yapılacağının duyurulduğu bugün Heybeliada’da sabahın erken saatlerinden itibaren polis yoğunluğu gözlendi.

6 çevik kuvvet otobüsü Heybeliada İskelesi’nin önünde beklerken, çok sayıda da sivil polis ile atlı zabıta da dikkat çekti.

12.30’da İskele önünde buluşularak gidilecek Heybeliada Sanatoryumu binası önünde saat 13.00’da yapılacağı duyurulan açıklamanın sanatoryum önünde yapılmasına izin verilmedi.

Evrensel’den Fatih Polat’ın haberine göre, emniyet yetkilileri, sağlık meslek örgütü yöneticilerine kaymakamlık kararı ve pandemi gerekçesi ile eylem yasağı kararını bildirdi ve uzun süren görüşmelerin ardından açıklamanın İskele önünde yapılması kararlaştırıldı.

Adalar Kent Konseyi, Validebağ Savunması ve Adalardaki kitle örgütleri açıklamaya destek verirken Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül de açıklama alanına geldi.

Adalar Kent Konseyi Başkanı İskender Özturanlı ise yaptığı konuşmada, polis ile karşı karşıya getirilmelerini eleştirdi ve “Sanatoryum önünde açıklama yapılsaydı, bunun gibi bir şey olacaktı. İleriki tarihlerde orada da yapacağız” dedi.

Açıklamada konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, Heybeliada Sanatoryumunun adeta Türkiye’de tüberkülozun tarihiyle denk belirterek, tedavi hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi de veren Sanatoryumun, aralarında Prof. Dr. Siyami Ersek’in de olduğu birçok yeli ve yabancı uzman ve hekim yetiştirdiğini anlattı.

Ortak açıklamada şu talepler dile getirildi:

“Heybeliada Sanatoryumu bir sağlık kuruluşu olarak yeniden yapılandırılmalı ve gerek ada halkının sağlık gereksinimlerine uygun bir sağlık kuruluşu yanında, tüberküloz ve diğer akciğer hastalıkları konusunda araştırma yapılabilecek bir tesis, kronik akciğer hastalıkları için bir rehabilitasyon merkezi vb gibi amaçlar için organize edilmelidir. Bunların yanında bu sağlık kompleksi içinde bir Tıp Tarihi ve Tüberküloz Müzesi kurularak tarihi ve kültürel kimliği yaşatılmalıdır.”


PAYLAŞ