Adalet!..

Haklı ile haksız arasında açık bir ayırım için adalet!

Yasal demokratik hakların yasaksız, kaygısız, korkusuz kullanılması için adalet!

Dil, kültür, inanç, kimlik ve sınıfsal farklılıkları ile yurttaşların yasa önünde eşitliği ve eşit yurttaşlık için adalet!

Mahkeme kararıyla suçu sabit olmayanların masumiyeti için adalet!

Devlet gücünün demokratik, özgürlükçü bir anayasa ile dengelenmesi için adalet!

Temel yurttaşlık haklarının güvencesi için adalet!

Ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerin dağılımında dereceli ayrıcalıkların eşitlikten doğduğu bir toplumsal yaşam için adalet!

12 Eylül darbesiyle, bütün darbelerle, Diyarbakır 5 No'lu Askeri Cezaevi gerçeği ile yüzyıllık tarihimizden doğru, 'unutturulan' ve 'yok' sayılan bütün katliamlarla, Dersim'le, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum katliamları ile, yargısız infazlarla, gözaltında kayıplarla gerçek bir yüzleşme üzerinden adalet!

Madımak katliamında 'yakılanlar' için adalet!

2000 yılında bir kısım cezaevinde "Hayata Dönüş" operasyonu örtüsü altında, onlarcası 'yok edilen' yüzlercesi yaralanan ve sakat bırakılan siyasi tutuklular için adalet!

'Cezaevleri sorununu kökten çözmek' için tutukluların 'yok edilmesini' azmettiren dönemin Adalet ve İçişleri bakanları, hükümeti, Cumhurbaşkanı, Milli Güvenlik Kurulu, katliamı bizzat gerçekleştiren polis ve asker timlerinin 'insanlık suçu işledikleri' gerçeğiyle yüzleşmeleri, katledilenlerin ailelerinin ve tesadüfen sağ kalanların yaralarının sağılması için adalet!

Lice, Sur, Cizre'de katledilenlere, evleri yıkılan ve göçe zorlanan yüz binlere, Kürtlere adalet!

Tutuklu gazeteciler, vekiller, belediye başkanları, infaz yasasının çifte standart uygulaması sonucu cezaevinde kalan siyasiler için adalet!

İnsanın insan olmaktan gelen, dokunulmaz ve devredilmez haklarının koşulsuz sahiplenilmesi ve toplumsal yaralarımızın sarılması için adalet!

Operasyonel adaletsizliğe karşı adalet!

Şatafatlı büyük Adalet Sarayları adaletsizliğin perdelenmesidir: İhtiyaca göre üretim, iş ve aş sahaları için adalet!

Halk birleşirse…

Dünyamız sadece zalimler yüzünden yaşanmaz hale gelmedi; zulme karşı çıkmayanlar, türlü bedel ödemekten kaçınanlar nedeniyle de yaşanmaz hale geldi, dünyamız…

Gerçeği bilmeyen ya da bilmezlikten gelen, zulme boyun eğen bir toplum ve halk adaletsizliğin temelidir!

Zalimden korkulursa, zulüm ortamı 'normalleşir' ve 'yeni normal' olur!

Adaletli ve yaşanılır bir toplum idealine ulaşabiliriz.

Halk birleşerek zalim ve adaletsiz düzenekten desteğini çektiğinde o düzenek çözülür, çöker gider...  

 Önce vicdan!..

Neden ki?

'İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır, en mükemmel adalet vicdandır' da ondan.

Zulüm düzeneğinin çözülme süreci, baskı koşullanması altında 'kararan ruhların' öncelikle vicdanlardan sökülüp atılma ve aydınlanma sürecini getirir de ondan!

Özün sözü:

"Hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörü, vesayete karşı özgürlük, fanatizme karşı hümanizm, mekanikleştirmeye karşı bireysellik ya da zorbalığa karşı vicdan ..."

Kaynak:

Vicdan Zorbalığa Karşı, Stefan Zweig, Can Yayınları

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ