Serbest gazeteciler anlattı: Bizimki  gazetecilikte kalma gayretidir

Muhittin BOTAN 


TÜKENMEZ HABER - Son yıllarda işsiz gazetecilerin sayısında artış, adeta bir ‘serbest gazeteci’ler ordusu yarattı.

Neredeyse tamamı kalifiye gazetecilerden oluşan serbest gazeteciler, hem maddi ve manevi olarak yaşamış oldukları sorunlar, hem de güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle mesleklerini icra edemez hale geliyor. Serbest gazeteciler yasal güvencelerinin olmaması ve bir medya kuruluşuna kayıtlı olmamaları nedeniyle sahada da problemler yaşıyorlar.

Çeşitli sebeplerle işini kaybeden, bir medya kurumunda düzenli olarak işe başlayamayan gazeteciler, Oktay Candemir, Necdet Tam ve Hamdiye Çiftçi Öksüz ‘serbest gazeteci’ olarak çalışmayı anlattı.

‘GAZETECİLİK DIŞINDA BİR İŞ YAPMADIM’

Uzun zamandır Van’da gazetecilik yapan Oktay Candemir yıllardır ‘serbest gazeteci’ olarak çalışıyor. Candemir, serbest gazeteciliğin kendisi için tercihten ziyade bir zorunluluk olduğunu belirterek, “Gazetecilik dışında başka herhangi bir iş yapmadım. Benim mesleğim bu” diyor. Candemir, ne kadar zor olsa da mesleğini icra etmeye çalıştığını söylüyor.

Oktay Candemir

‘BASİT BİR BASIN AÇIKLAMASINI BİLE TAKİP EDEMİYORUZ’

‘Serbest gazeteci’ olarak yaşadığı sorunları anlatan Candemir, “Basit bir basın açıklamasında bile kolluk kuvvetleri gelip basın kimliği soruyor. Bizim de herhangi bir kuruma ait basın kartımız yok. Böyle olunca kimi sıkıntılarla karşılaşıyoruz” dedi.

‘YAPTIKLARI HABERLERDEN DOLAYI BASKI ALTINDALAR’

İşini kaybeden diğer bir serbest gazeteci Necdet Tam da gazetecilere yönelik baskılara değindi:

"Serbest gazeteciliği hareketli, andrenalin dolu şeklinde tarif etmek isterdim. Ancak maalesef bunu diyemiyorum. Çünkü attığımız her adım neredeyse kontrol altında ve baskılardan dolayı sindirilmiş durumdayız. Öyle ki işini kaybetmiş onlarca arkadaş sosyal medyada yapmış oldukları haberlerden dolayı soruşturma ve davalarla karşı karşıya kalmış, onlarcası da ceza almış durumda."

‘BENİM GİBİ ARKADAŞLAR İNŞAATLARDA ÇALIŞMAK ZORUNDA KALDI’

"Maalesef mesleğimiz olan gazeteciliği icra edemeyecek duruma geldik" diyen Tam, "Bunun bir tarafında hukuksal baskılar varsa, diğer tarağında da ekonomik baskılar var. Evliyseniz ve bakmakla yükümlü bir aileniz varsa, para kazanmak dışında bir seçeneğiniz yok. Sırf bundan dolayı benim gibi onlarca arkadaş inşaatlarda çalışmak zorunda kaldı. Birçok arkadaşımız part time çalışmak durumunda kaldılar. Evli ve ailelerini geçindirmek durumunda kalan bazı arkadaşlarımız mısır satarak geçimlerini sağlamaya çalıştılar. Gazetecilik dışında daha başka işlerde çalışan arkadaşlarımız da var. Gazeteci arkadaşlarımız bir şekilde ayakta kalmak durumda. Yani serbest gazeteci olma imkanımız bile kalmadı, çünkü ailemizi geçindirmek, para kazanmak durumundayız” dedi.

‘SERBEST GAZETECİLİK BİR MUCİZEYİ GERÇEKLEŞTİRMEK GİBİDİR’

Van’ın Erciş ilçesinde gazetecilik yapan Hamdiye Çiftçi Öksüz ise, yazdığı haberleri kimi basın kurumlarına yollayarak gazeteciliği sürdürdüğünü belirterek, “Benim çocuklarım var ve ben bunların ihtiyaçlarını karşılamak durumundayım. Eşim de gazeteci ve ikimiz de düzenli olarak herhangi bir kurumda çalışmıyoruz” dedi.

Serbest gazeteciliği bir mucizeyi gerçekleştirmeye benzeten Öksüz, “Herhangi bir basın kurumunda düzenli çalışmaksızın gazetecilik yapmak, haber kovalamak, para kazanmak mucize gibi bir şeydir. Bir yandan para kazanacaksın, bir yandan aileni geçindireceksin, bir yandan herhangi bir baskıya maruz kalmamak için dikkat edeceksin, çünkü seni savunan, koruyan bir basın kurumunun olmadığını kesinlikle bileceksin. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde, serbest gazetecilik faaliyetini icra eden arkadaşlarımız gerçekten de önemli bir mucizeye de imza atmış oluyorlar” dedi.

‘BİZ GAZETECİLİKTE ISRAR EDİYORUZ’

Günü birlik planlamalarla yaşamlarına devam ettiklerini söyleyen Hamdiye Çiftçi Öksüz, “Hayat koşulları bizi bu şekilde yaşamaya itti. Biz gazeteciyiz ve bir çeşit kamu görevi icra ediyoruz. Mesleğimizin hakkını elbette ki veremiyoruz. Fakat bizimki bunun da ötesinde, gazetecilikte kalma gayretidir. Tüm koşullar bizim gibi serbest gazetecilik faaliyetini icra eden gazeteci arkadaşları gazeteciliğin dışına itiyor, ancak biz gazetecilikte ısrar ediyoruz” dedi.

‘SERBEST GAZETECİLERE DESTEK OLMUYORLAR’

Gazeteci Oktay Candemir sendika ve STK’ları da serbest gazetecilere destek olmamakla eleştiriyor. Candemir, “Kimi basın kurumlarından zaten herhangi bir beklentimiz yok. Ancak bazı kurumlar üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu da yerine getirebilmiş değiller” dedi.

Candemir, bazı basın kurumlarının iller ve bölgeler arasında ayırımcılık yaptığın iddia ederek, “Örneğin, Türkiye Gazeteciler Sendikası Vanlı gazetecilere yönelik negatif bir tutum içinde. Diyarbakır ve Ankara merkezli düşünüyorlar. Bence Vanlı gazeteciler için gerekli özeni göstermelidirler” dedi.

‘DESTEK PROGRAMLARININ SAYISI ARTTIRILMALI’

Ulusal bazda çalışma yürüten basın kurumlarından bir beklentilerinin olup olmadığını sorduğumuz Oktay Candemir, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin serbest çalışan gazetecilerin desteklenmesi kapsamında Avrupa Birliği projesini hayata geçirdiğini belirterek, "Bu çalışma olumlu bir çalışma, ancak daha fazlasına ihtiyaç var. Bu gibi destekleme projelerinin sayısının arttırılması gerekiyor” dedi.

‘İŞSİZ GAZETECİLER DERNEĞİNE İHTİYAÇ VAR’

Candemir, serbest çalışan gazetecilerin mevcut basın kurumlarından gerekli desteği alamamalarına karşın, ‘İşsiz Gazeteciler Derneği’ şeklinde bir oluşumun serbest çalışan gazeteciler açısından başarı şansı olup olamayacağına ilişkin sorumuza ise “İşsiz gazetecilerin sayısı, çalışan gazetecilerin sayısından daha fazla. Bunun için de böylesi bir çalışma kesinlikle başarılı olur ki böylesi bir çalışmaya da ihtiyaç var” sözleriyle cevap verdi.

Gazeteci Necdet Tam da bunun gibi girişimlere ihtiyaç olduğunu söyleyerek, işsiz gazetecileri merkeze alan bir çalışmanın önemli olacağını belirtti. Tam, "Böylesi bir çalışmanın kesinlikle başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

‘BİZDEN UZAK DURAN KURUMLARA NASIL DESTEK OLABİLİRİZ Kİ?’

Basın kurumlarının serbest gazetecilerin yaşadıklarına kayıtsız kalmalarını eleştiren Necdet Tam, “Çok çetin zamanlarda bile yerel ve ulusal basın kuruluşlarının herhangi bir desteğini görmedik. Talepte de bulunmadık. Yargılandığımızda sessizliği benimseyip üç maymunu oynayan ve bizlerden uzak durmayı tercih eden basın kurumlarından nasıl bir destek alabiliriz ki” dedi. Bunun yerine işinden olmuş gazetecilerin kendi aralarında dayanışma içerisinde bulundukların söyleyen Tam, “Görüşüyor, birbirimize destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

‘KURUMLAR SERBEST ÇALIŞAN GAZETECŞLER İÇİN HAREKETE GEÇMELİ’

Hamdiye Çiftçi Öksüz ise, kimi arkadaşlarının düzenli olarak haber yaptıklarını, ancak haberlerini yayınlayabilecekleri bir kurum bulamadıklarını söyleyerek, “Haberleri alan kimi basın kurumları da alt düzeyde ücret veriyor. Bu da gazeteci arkadaşların emeklerini ve maddi ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte değil. Başta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası olmak üzere ülke genelinde faaliyet yürüten basın kurumlarının işsiz gazetecilere yönelik kimi projeleri hayata geçirmeleri gerekiyor. Bazen küçük bir destek bile gazeteci arkadaşlar açısından çok önemli olabiliyor. Öyle ki gazetecilik yapabilmek için olması gereken en temel araç gerece bile sahip olamayan arkadaşlar var. Kimileri telefonları ile fotoğraflarını çekiyor, kimileri başka arkadaşlardan destek alıyor. Serbest çalışan gazeteci arkadaşların kendi aralarında belli bir dayanışmaları var. Ancak daha bütünlüklü, daha derli toplu ve daha kapsayıcı desteğe ihtiyaç var. Basın kurumları ve diğer STÖ’ler işini kaybeden arkadaşların gazetecilikte kalma ısrarlarına kayıtsız kalmamalılar” dedi.


PAYLAŞ