Profesör neden Kraliyet Darphanesi'ni soymak istedi?

La Casa de Papel'in suç dehası Profesör, yıllarını İspanya'nın Kraliyet Darphanesi'ni soyma planını geliştirmekle geçirdi ama mesele hiç para olmamıştı. Çoğu büyük soyguncu gibi Profesör'ü harekete geçiren de kısmen soygundaki ustalıktı. Bir noktada bir şeylerin ters gideceğini varsayarak işi en ufak detayına kadar hesapladı, plana bir dizi beklenmedik durum ve bunlara yedek çözümler ekledi.

La casa de papel'in ilk sezonunda Profesör, çoğu birbirini tanımayan (iki kuzen Oslo ve Helsinki ile baba-oğul olan Moscow ve Denver hariç) bir soyguncu ekibini bir araya getirmişti. Hedefin genelde içeri girip bir an önce çıkmak olduğu çoğu soygunun aksine Kraliyet Darphanesi soygunu planının bir parçası, takip edilemeyen banknotlar basmak için içerideki makineleri kullanmak adına mümkün olan en uzun süre oyalanabilmekti. Sonuç itibarıyla ekip binada 11 gün kalmış ve neredeyse 1 milyar euro basmayı başarmıştı.

Tabii ki Profesör ne yoksul, ne de umutsuzdu, zira bu soygunu organize etmek en başından tüm ekipmanı ve planlamayı gerçekleştirmek için ciddi yatırım gerektiriyordu. İş, ona zengin olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyordu. Screen Rant'in haberine göre işte Profesör'ün Kraliyet Darphanesi soygununa olan takıntısının ardındaki asıl nedenler.

BABASINI ONURLANDIRMAK İSTEDİ

Aslında Kraliyet Darphanesi'ni soyma planı Profesör'e ait değildi. Planı yapan aslen, gerçekleştiğini göremeden ölen babası Jesús Marquina'ydı. Profesör çocukken çok hastaydı ve hastane yatağından çıkamaz haldeyken babası da Amerika'da tedavi görmesini istiyordu. Tedaviyi finanse etmek için banka soysa da silahlı çatışmada öldürülmüştü. Berlin (daha sonra Profesör'ün erkek kardeşi olduğu anlaşılacaktı), La casa de papel'in ikinci sezon prömiyerinde Profesör'ü babasıyla olan fotoğraflarını yakarken buluyor ve ona "Bunu onun için yapacağız," diyor. Yüzeysel düzeyde Profesör babasının hayalini gerçekleştirmek istiyor ama Kraliyet Darphanesi'ni soymadaki nedenleri bundan daha derine iniyor.

PROFESÖR GELİRİN YENİDEN DAĞITIMINI HEDEFLİYORDU

La casa de papel, dünyanın dört bir yanında insanların servetlerini ve geleceklerini altüst eden ekonomik krizden 10 yıl sonra yayına başladı. Dizi özünde, ekonomik çöküşte kısmen payı bulunan bankaları kurtarmak için hazırlanan paketlere karşı hissedilen öfke ve kini ele alıyor. Temelinde dizi, zenginden alıp fakire vermeyi anlatan bir Robin Hood hikayesi ama Profesör yaptıklarının zaten çalmak olmadığını savunuyor. Polise şöyle diyor:

2011 yılında Avrupa Merkez Bankası yoktan 17 milyar Euro kazandı. Aynı bizim yaptığımız gibi. Sadece daha büyük çaplıydı. Bütün o paranın nereye gittiğini biliyor musunuz? Bankalara. Fabrikadan, olduğu gibi zenginlerin cebine. Kimse Avrupa Merkez Bankası'na hırsız dedi mi? Hayır. Buna 'likidite enjeksiyonu' dediler. Ben de bir likidite enjeksiyonu yapıyorum ama bankalara değil. Bunu burada, gerçek ekonominin içinde yapıyorum.

Tabii para sadece bir avuç soyguncuya dağıtılmıştı ama Profesör'e göre bu yine de gelirin yeniden dağıtılmasıydı. Bankaların "likidite enjeksiyonunun" aksine Kraliyet Darphanesi soygunu sırasında basılan para, ekibin kaçtıktan sonra dünyanın dört bir yanına seyahat edip paralarını kullanmalarıyla "gerçek ekonomide" harcanmıştı. Bu, İspanya Bankası soygununun ilk etabında Profesör'ün parayı zeplinlerle Madrid'e saçıp tam anlamıyla halkın cebine geri koymasıyla bir adım daha öteye taşınmıştı.

Independent Türkçe, Screen Rant

Çeviren: Şafak Küçüksezer


PAYLAŞ