'Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir'

AA

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep 300 Fabrika Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Erdoğan, "Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

'45 BİN VATANDAŞIMIZ DOĞRUDAN İSTİHDAM İMKANINA KAVUŞTU'

Çoğunluğu 5'inci Organize Sanayi Bölgesi'nde olan bu yatırımların tekstil, gıda ve ambalaj sektörlerinde yoğunlaştığını belirten Erdoğan, "Toplamda 15 milyar liralık yatırım bedeliyle hizmete giren bu fabrikalarda, 45 bin vatandaşımız doğrudan istihdam imkanına kavuştu. Dolaylı istihdamı da hesaba kattığımızda bu sayı 100 bini aşıyor. Tabii işin bir de dış ticaret ve döviz kazandırma boyutu var. Tam kapasite üretime geçilmesiyle bu fabrikaların, Gaziantep'in ihracatına 1 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

'TOPLUMUN HİÇBİR KESMİNİ YALNIZ BIRAKMADIK'

Son dönemde de koronavirüs salgınıyla mücadele ettiklerini belirten Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı avantajları en iyi şekilde değerlendirerek aldıkları tedbirler sayesinde, bu salgının Türkiye'yi sıkıntıya düşürmesine, tökezletmesine müsaade etmediklerini vurguladı. Kamu hizmetlerinin aksamasına izin vermedikleri gibi toplumun hiçbir kesimini de yalnız bırakmadıklarını ifade eden Erdoğan, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketiyle vatandaşları, esnafı ve firmaları salgının etkilerine karşı korumaya aldıklarını anlattı. 

'TÜRK EKONOMİSİ YENİ REKORLARA KOŞMAYA DEVAM EDECEKTİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Salgın sebebiyle gelişmiş ülkelerin dahi içine kapandığı günlerde, biz sanayicimizle, ticaret erbabımızla birlikte hareket ederek yeni pazarlara açılmanın, müşteri yelpazemizi genişletmenin mücadelesini verdik. Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi dinledikçe şu gerçeği net olarak görüyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor. Türk şirketleri, kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, coğrafi avantajları ve elbette güvenirlikleriyle giderek daha çok takdir topluyor. Uluslararası şirketlerin alternatif üretim üssü arayışlarında, Türkiye'nin adı artık daha fazla zikrediliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli işgücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı daha çok parlıyor. Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Daha önce ifade ettiğim gibi Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır."

'BU SÜRECİ 'TÜRKİYE MODELİ' DİYE TANIMLIYORUZ'

Özel sektörün ekonominin en önemli itici gücü olduğunu, bunun için 18 yıldır Türkiye ekonomisini özel sektör eliyle büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, yaptıkları yatırımlar ve gerçekleştirdikleri düzenlemelerle özel sektörün önündeki engelleri kaldırarak, iş insanlarını ve firmaları desteklediklerini, teşvik ettiklerini dile getirdi. Erdoğan, "İş dünyamızın önünü açan, işlerini kolaylaştıran, büyüten, geliştiren, rekabet gücünü artıran her adımı ülkemiz ve milletimiz için kazanç olarak gördük. Özel sektörümüz de bizim açtığımız yoldan ilerleyerek ülkemizin ekonomik büyümesinin lokomotifi oldu. Kamu-özel ortaklığı ve dayanışmasına dayanan bu süreci 'Türkiye modeli' diye tanımlıyoruz." şeklinde konuştu.

'AYNI VESAYETCİ ZİHNİYETİN SİLÜETİ VARDIR'

Türkiye'nin kalkınmasını, güçlenmesini, ekonomik ve ticari bakımdan gelişmesini savunan hiç kimsenin özel sektöre düşmanlık yapmayacağına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bazı siyasi parti temsilcilerinin son dönemde yaptıkları özel sektör karşıtı açıklamaları aslında bunların zihin kodlarını ortaya koymaktadır. Gerçi bunların mazisinde savunma sanayi başta olmak üzere her alanda özel sektör karşıtlığının birçok örneği vardır. Ülkemizin yetiştirdiği en vizyoner insanlardan Nuri Demirağ'ın uçak fabrikası bizzat dönemin tek parti iradesi tarafından kapatılmıştır. Merhum Nuri Killigil'in modern silah ve cephane fabrikasını sabote eden yine tek parti zihniyetinden başkası değildir. Devrim arabalarının engellenmesinden, Gümüş Motor projesinin akim bırakılmasına kadar ülkemize çağ atlatacak birçok hamlenin sabote edilmesinde aynı vesayetci zihniyetin silüeti vardır. 28 Şubat döneminde, sermayeyi 'yeşil, gri, beyaz' diyerek, renklere ayırarak ekonomimizin altını oyanlar da yine bu faşist ideolojinin mensuplarıdır. Aradan geçen onca zamana, milletten yedikleri onca silleye rağmen maalesef bu zihniyet değişmemekte ısrar etmektedir. Kendileri bilirler, milletimiz vakti saati geldiğinde bunları da siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldırmakta tereddüt etmeyecektir."

'MESELE MUARIZLARIN DEĞİL BÜNYENİN SAĞLAM OLMASIDIR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Atalarımız 'Sağlam ağaca kurt yürümez.' diyor, yani mesele muarızların değil bünyenin sağlam olmasıdır. Türkiye kamu tarafı ve özel sektörüyle ne kadar güçlü olursa sosyal dokusu ve ekonomisiyle ne kadar sağlam olursa geleceğine de o derece güvenle bakacaktır." dedi.

AA


 


PAYLAŞ