Bomba gibi haber

24 Eylül 2020.

Merkez Bankası faizleri yükseltti.

İşit de inanma.

Yahu, bir önceki başkan sırf bu yüzden alınmamış mıydı görevinden de uysal biri atanmıştı yerine?

Ne demişti Tayyip bey?

      “Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Faizler yükselince enflasyon da yükselir. Tersini söylüyorsan, bu işi bilmiyorsun arkadaş!..”

… ve yeni başkan Murat bey, faizleri % 24’ten % 8,5’ a kadar uysal uysal düşürmüştü. Şimdi ise 200 baz puan birden arttırdı, % 10,25 oldu.

Eee, ne oldu, nasıl oldu, neden oldu?

T24’te Mehmet Tezkan diyor ki:

Merkez Bankası sadece faizi yükseltmekle kalmadı, sarayın ekonomik politikasının iflas ettiğini de ilan etti.

Cumhurbaşkanı ne diyordu?

Faiz sebeptir, enflasyon sonuç.

Ekeonomistler “Hayır” diyordu. “Hayır, tam tersi”.

Erdoğan Merkez Bankası başkanını kovdu, yerine bu yeni başkanı koydu.

Faizler %25’ten patır kütür 8,25’e kadar indi. Peki, enflasyon indi mi

Hayır, resmi rakamlara göre 12’de kaldı. Piyasaya göre 18-19’larda.

Dolar aldı başını gitti.

Ne demezsiniz?

Zavallı ekonomistler az mı uyardı, az mı dil döktü?

İnsan Temel’in mezar taşını hatırlamadan edemiyor.

Hani ne yazdırmış üstüne?

“Hastayum dedum, hastayum dedum, inanmadinuz. Ne oldi?”

Ne oldu?

Zavallı temelin tek kişilik mezarına 83,5 milyon kişi nasıl sığacağız?

 

A close up of a person

Description automatically generated

 

George Orwell’in bilim kurgu klasiği 1984 adlı romanını okumuş ya da filmini görmüşsünüzdür.

1984 yılında dünya üç büyük imparatorluğa bölünmüş ve durmadan birbirleriyle savaşıyorlar. Ama ittifaklar sık sık değişiyor, dün dost olan bugün düşman oluveriyor, ya da tam tersi; ancak hepsinde çok sıkı totaliter rejimler var.

Romanın kahramanı olan garip Winston Smith, bunlardan birinde “Hakikatler Bakanlığı”nda memur. İşi de bir süre önce müttefik olan ülke hakkındaki tüm bilgileri değiştirmek ve onu oldum olası düşman göstermek, ya da tam tersi…

Zaman zaman düşünmüyor değilim doğrusu, sakın bu Smith reinkarnasyon sonucu tekrar dünyaya dönmüş ve TÜİK’te -Türkiye İstatistik Kurumu’nda- çalışıyor olmasın?

20 Eylül 2020 TÜİK hesaplama yöntemini değiştirdi. “işsiz sayısı” ve “tasarruf etme ihtimali” beklentisi hesaplamadan çıkarılınca Eylül ayı Güven Endeksi 61,8 puandan 82 puana yükseliverdi.

Tabii başka veriler keza. “Hanenin Maddi Durumu” endeksi % 71,8, “Maddi Durum Beklentisi” endeksi% 79,1.

Ohhh be, çok sevindik.

Yine TÜİK (yani Winston Smith) 12 Ekim 1915’te Ulusal Gelir hesaplama yöntemini değiştirmiş ve bunun sonucu olarak milli gelirimiz bir anda 40 milyar dolar artıvermiş, hepimizi sevince boğmuştu. Kişi başına düşen pay de 9 bin 213 dolara yükselmiş; aradaki farkı çoğumuz hemen o gece lokantalarda, meyhanelerde yiyip içivermiştik.

Ahhh, ne günlerdi onlar… (Fonda “Those were the days” şarkısı…)

Winston Smith, Pandeminin başlangıcından az sonra “Görülen lüzum üzerine” TÜİK tarafından Sağlık Bakanlığına ödünç verilmiş, Tabipler Birliği, Dünya ve Avrupa Sağlık örgütlerinin sürekli uyarılarına rağmen Covit 19 verilerini istenen uluslararası standart sistem yerine yuvarlatılmış sayılarla geçiştirmeye başlamış, bu nedenle Türkiye, Dünya istatistiklerinde toplam dışı kalmıştı. Ne var ki, mum yatsıya kadar yandı.

Yeni vak’a sayısı:        1.511

İyileşen hasta sayısı   1.232

Can Kaybı:                         71

Tayyip beyin şiddetli uyarılarına rağmen düşmüyor, artıyor da artıyor.