Azerbaycan ve Ermenistan solundan barış çağrısı

Fotoğraf: AA

Azerbaycan’da Sol Cephe (Left Front) üyesi Azeri avukat Karlo Lebt BirGün’e verdiği demeçte, barış içinde yaşamanın mümkün olduğunu belirterek “Her iki ülkedeki en büyük sorun, halklar arasında barış ve diyalog umutlarını önemli ölçüde etkileyebilecek güçlü sol hareketlerin olmamasıdır” dedi.

'NEFRET RUHUYLA BÜYÜYEN NESİLLER'

BirGün'den Özge Çelikbilek'in haberine göre Lebt, “SSCB döneminde Karabağ'ın bu iki barışçıl toplumunun gün geldiğinde düşman olacağını hayal etmek zordu. Şimdi ise yıllardır süren düşmanca ve milliyetçi propagandadan sonra, uzlaşmalara dayalı barışı hayal etmek zor. Bu düşmanlık sadece Kafkasya bölgesini istikrarsız ve tehlikeli bir bölgeye dönüştürmekle kalmıyor, aynı zamanda hem Ermenistan'da hem de Azerbaycan'da gençlerin aklını zehirliyor. Her iki ülkedeki 30 yıllık çatışma sırasında, doğuştan nefret ruhuyla büyüyen bir nesil yetişti. Erivan ve Bakü'de herhangi bir uzlaşma ülkenin çıkarlarına ihanet olarak görülüyor” diyor.

'DAHA DA KÖTÜLEŞTİRİYOR'

Her iki ülkenin aldığı seferberlik kararının ardından, yeni bir savaş endişesini de beraberinde doğurdu. Hükümetlerin diyalog yollarını kapatması ise sorunun çözümü konusunda sadece çatışmayı gösteriyor. Lebt, “Bu savaşın kendisi Ermenilerin veya Azerilerin sorunlarının hiçbirini çözmeyeceğini, yalnızca bir zamanlar barış içinde ve dostane bir şekilde yaşayan halklar arasındaki mevcut güven krizini daha da kötüleştirdiğini belirtmek gerekiyor” yorumunda bulundu.

'SORUNLARI ÇÖZMÜYOR'

Pazar günü başlayan çatışmaların ardından uluslararası toplumdan itidal çağrıları geldi. Fakat en çok merak edilen açıklamalardan biri Rusya’nın bu çatışmada alacağı konumdu. Ermenistan ile askeri ve ekonomik anlamda sahip olduğu ortaklık neticesinde, Azerbaycan’ın karşısında yer alması beklenirken, görece tarafsız bir konum aldı. Karlo Lebt’e göre bu durum, Rusya’nın aceleci davranmak istememesinden kaynaklanıyor. Lebt, “Rusya, geleneksel olarak, Rus askeri üssünün bulunduğu Ermenistan'ın yanında yer almıştır. Bununla birlikte, Rusya'nın çatışmanın her iki tarafını da silahlandırdığını, ancak kendisini istikrarın garantörü ilan ettiğini belirtmekte fayda var. Fakat son çatışmalar, Rusya'nın ilk defa görece tarafsız bir pozisyon aldığı bir gelişme. Birkaç versiyon var, ancak hepsi daha kapsamlı doğrulama gerektiriyor. Bunlardan biri, Paşinyan hükümetinin Batı yanlısı bir politika izlemeye çalışarak Rusya ile ilişkilerini bozmasıdır. Bu nedenle Rusya, Ermeni hükümetini cezalandırmaya çalışırken çatışmaya müdahale etmek için acele etmiyor. İkinci görüş, Rusya'nın Batı ile Ukrayna gibi çatışmalarla çok meşgul olması ve oldukça sadık bir Azerbaycan'ı kışkırtmak istememesidir" ifadelerine yer verdi.

azeri-ve-ermeni-solundan-cagri-baris-mumkun-786793-1.

'ÖZLENEN BARIŞI ANCAK SOL GETİREBİLİR'

30 yıldır çözülemeyen bu sorunun çatışma dışında bir alternatifi olup olmadığını sorduğumuz Karlo Lebt, “Bu çatışmanın hiçbir haklı gerekçesi yok. Ermeni ve Azeri solcular, Karabağ sorununun çözümünün ancak hem Ermeni hem de Azerbaycanlı Karabağ sakinlerinin haklarına saygı duyulması ve tanınması ile mümkün olacağı konusunda hemfikir. İdeal seçenek, her iki toplum için de doğrudan demokrasiye sahip belediye sosyalizmidir. Her iki ülkedeki en büyük sorun, halklar arasında barış ve diyalog umutlarını önemli ölçüde etkileyebilecek güçlü sol hareketlerin olmamasıdır” dedi.

***

'SAVAŞA HAYIR'

azeri-ve-ermeni-solundan-cagri-baris-mumkun-786794-1.

Kafkasya Barışı Koruma İnisiyatifleri Merkezi direktörü Ermenistanlı Georgy Vanyan ve Azerbaycanlı siyaset bilimci Zardusht Alizadeh’in, Ermenistan ve Azerbaycan halklarının karşılıklı çıkarlarına saygı duymaya dayalı bir ateşkes ve çatışmalara son vermek adına barışçıl bir uzlaşma çözümü bulma çağrısı yaptılar. Açıklamada, “Biz iki samimi ve sadık dost Ermeni Georgi Vanyan ve Azeri Zardusht Alizadeh olarak, Güney Kafkasya’nın iki komşu halkı arasındaki düşmanlığı ve çatışmayı sona erdirmeye, diyalog kurmaya ve bir zamanlar Ermeni ve Azerbaycanlılar arasında var olan güveni yeniden inşa etmek için bir çağrıda bulunuyoruz. Büyük çaplı yeni bir savaş tehlikesinin, bu sefer daha fazla dökülecek kanın ve yıkım tehlikesinin kaçınılmaz olarak Ermenistan ve Azerbaycan’a yaklaştığını görüyoruz. 30 yıldır derinleşen çatışmaların iki halkın üzerinde yarattığı sosyal, ekonomik, ruhsal ve ahlaki yıkımı gördük. Tüm bu yıkımlar bölgemizde barışın inşa edilmesini zorlaştırıyor, barış potansiyelini yok ediyor.Toplumlarımıza, farklı halkların bir devlet içinde barış içinde, bir arada yaşamalarına ilişkin uluslararası örnekler üzerindegeniş bir çalışma ve tartışma başlatmaya, bu örneklerin ülkemizde Güney Kafkasya’da uygulanmasına yönelik mekanizmaları geliştirmek üzerinde anlaşmaya davet ediyoruz” şeklinde çağrıda bulundu.


PAYLAŞ