Türkiye tecrit altına alınırken…

Kanada, Türkiye'ye sattığı bazı teknolojik ürünlerin Azerbaycan-Ermenistan çatışmalarında silah olarak kullanıldığını belirterek Türkiye'ye ihracatını durdurduğunu açıkladı.

Bizim "yerli ve milli" zannettiğimiz silahlı ve silahsız insansız hava araçları yurtdışından ithal edilen teknolojik malzemelerin montajıyla yapılıyormuş, onu anlamış olduk.

Sahi, yerli ve milli otomobile ne oldu? Milli füzemiz, uçağımız?.. Acaba montaj parkı hazır mıdır? Parçalar için çeşitli ülkelere sipariş verilmiş midir?

Muhtemelen Japonya'yla da benzer ticari bağlantılar vardır.

Japonya, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulaması başlattı bu arada. Daha önce böyle bir uygulama yoktu.

Gerekçesi, koronavirüs.

Ülkedeki virüs vakaları hakkında bizzat bakanlık seviyesinde "yanlış" bilgi verildiği için, Türkiye dünyada ciddi bir itibar kaybına uğradı.

Artık kimse Türkiye'deki sağlık tedbirlerini, verilen rakamları ciddiye almıyor.

Britanya geçtiğimiz günlerde Türkiye'yi 'Seyahat Koridoru' listesinden çıkardığını açıkladı. Bu, Türkiye ile ilişkili yapılacak seyahatlerin karantina tedbirlerine tabi olacağı anlamına geliyor.

Aslında Türkiye'de iktidar tarafından açıklanan hiçbir rakam ciddiye alınmıyor. Eski TÜİK Başkanı Birol Aydemir TÜİK rakamlarına güvenmediğini açıkladı, daha ne olsun?!.

Aydemir, bu satırlarda zaman zaman rastladığınız Titanik benzetmesini de kullandı ve ülkenin battığını söyleyerek, TÜİK tarafından açıklanan işsizlik, enflasyon ve büyüme rakamlarına güvenmediğini açıkladı.

Bu çok acayip bir durum.

Dış dünya da, Türkiye'deki herhangi bir kesim de bu ülkenin resmi kurumları tarafından açıklanan rakamlara inanmıyor! Aslında kimse hiçbir şeye inanmıyor.

ABD Büyükelçisi'nin ABD ilaç firmalarının Türkiye'den alacaklarının peşine düştüğünü ve ülkemize yeni tıbbi malzeme satmamakla tehdit ettiğini vurgulamıştık.

Bu büyük utancın ardından bu hafta içinde tıbbi malzeme şirketleri teker teker aranarak alacaklarından feragat etmeleri istendi. Sosyal medyaya görüşmelerin kayıtları yansıdı.

Evet, sadece ABD'li şirketlerin alacağı yok. Bütün tıbbi cihaz ve malzeme şirketlerinin devletten çok büyük alacağı var. Kimisi batma noktasına gelen şirketlerin her biri milyonlarca liralık alacağının en azından bir kısmını kurtarmak için geri kalanından "feragat" ediyor.

Devlet, amiyane tabirle, "kesik atıyor".

Bu esnada, biliyorsunuz, devletin makbul müteahhitlerinin milyonlarca liralık vergi borcu silinmeye devam ediyor.

Sağlık sistemi gözümüzün önünde çöküyor.

Sağ olsunlar, Sağlık Bakanlığı'na hakim olan mümin kesimler yine geçtiğimiz hafta içinde sosyal medyaya yansıyan Başhekim Yardımcısı skandalının baş aktörü gibi yöneticileri de hastanelere doldurmuş…

Bunları sadece biz görmüyoruz. Bütün dünya hayretle Türkiye'yi izliyor.

Kimse bu ülkeye güvenmiyor.

Dünyadan giderek tecrit oluyoruz.

Bizi bir tek Katar anlıyor. Muhtemelen o yüzden de kraliyet sarayını Yalova'ya taşıyorlar…

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR