'HDP'nin seçime girmesini engellemek için zemin oluşturuluyor'

Fotoğraf: AA

Kobani eylemleri nedeniyle 25 Eylül'de başlatılan operasyon kapsamında tutuklanan ve Kars Belediyesi Eş Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ayhan Bilgen, HDP'nin seçime girme ve mali yardım almasını engelleyecek yeni yasal düzenlemenin zemininin oluşturulduğunu savundu.

'DERENİN TAŞI İLE DERENİN KUŞUNU VURMA'

BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın sorularını yanıtlayan Bilgen, "Parti yöneticileriniz, milletvekilleriniz ve sizi de kapsayan 6-8 Ekim Kobani eylemleri dosyası kapsamında ikinci kez tutuklandınız. Son operasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz, nasıl sonuçlar doğurabilir?" sorusunu şöyle yanıtladı:

6-8 Ekim Kobani eylemleri ile ilgili etkin bir soruşturmanın yapılması, özellikle kaybedilenlerle ilgili, balistik incelemeyle suçluların cezalandırılması, hem adaletin gereği, hem de bir dönemin aydınlatılması açısından önemli ve gereklidir. Ancak bu sürecin hukuki boyutundan çok siyasi boyutunun öne çıktığı çok açıktır. HDP'ye yönelik kapatma değil, ama muhtemelen seçime girme ve mali yardım almayı engelleyecek yeni yasal düzenlemeler için zemin oluşturulduğu kanaatindeyim. Bu dosyadan yargılanan eş başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile ilgili karara gitme, usul eksikliklerini azaltmak için de MYK üyelerini sürece dahil ederek "odak olma" pozisyonunu öne çıkarma eğilimi gözükmektedir. Ben süreci "derenin taşı ile derenin kuşunu vurma" olarak değerlendiriyorum. Demokratik mücadele zeminlerine olan inanca darbe vuruluyor.

'TUTUKLANMAM KAYYIM ATANMASINA GEREKÇE YAPILDI'

Bilgen'in verdiği yanıtlardan öne çıkan diğer kısımlar ise şu şekilde:

Kobani eylemleri nedeniyle daha önce de tutuklandınız ancak Anayasa Mahkemesi, bunu "hak ihlali" gördü ve cezaevinden tahliye oldunuz. Şimdi yeniden tutuklanmanız için gösterilen yeni deliller ve suçlamalar nedir?

Aynı fiilden dolayı iki kez ve ayrı mahkemelerde yargılanmak elbette hukukun en temel ilkelerine aykırıdır . Yeni ek deliller diye dosyaya konulan benimle ilgisi olmayan bir itirafçı beyanı ile basın ve sosyal medya haberleri. Karartılabilecek yeni bir delil olmadığı gibi görevimin başındayken kaçma ihtimali yokken, Anayasa Mahkemesi'nin tahliye kararına rağmen yeniden tutuklanmam Kars Belediyesi'ne kayyum atamanın bir gerekçesi yapılmıştır. Sosyal medya mesajları ve bağlamından koparılan haberler dışında parti sözcüsü olarak yaptığım basın açıklamaları, ifade özgürlüğü bağlamında ele alınması gereken eleştirel düşüncelerimdir. Suriye'de IŞİD'in verdiği ve o dönemin Suriye politikalarındaki yanlışların Türkiye'nin güvenliğini de tehdit edeceğine yönelik uyarılarımdır. Hiçbiri kimsenin talimatlarıyla yapılmamış, partinin ya da kişisel görüşlerimin paylaşımıdır.

'YENİ SİYASET YAPMA TARZI'

Sizin için bundan sonra siyaset defteri kapandı mı, yoksa dışarı çıktığınızda yeni mecralarda devam edecek misiniz?

Siyaset benim için bir meslek değil, doğru bildiklerimi, her koşul ve ortamda savunurum. Siyaset parti ya da şahsi kazanımlar için yapılmaz. Aksine partiler toplumun siyasal mücadeleye katılımını kolaylaştırması için vardır. Türkiye'de partilerin yeni bir anlayış ve siyaset yapma tarzına ihtiyacı var. Bu eksiğin giderilmesi için çaba göstermeye devam edeceğim. İktidarı, muhalefeti ile topyekün siyasete güven bunalımı yaşanıyor. Bunu aşabilmek için herkesin partili ya da partisiz siyasetin yapısal sorunlarını tartışmaya açması gerekiyor. Siyaseti yeniden inşa edemezsek, hukuku ve demokrasiyi savunamayız. Pata (yenen ve yenilenin olmaması) durumunu bozacak olan ezberleri aşacak açılımlardır, hamlelerdir.

'HDP YÜZ YÜZE GÖRÜŞECEK'

HDP yöneticileri, Bilgen'in açıklamalarına kamuoyu önünde yanıt vermiş değil. Parti yönetimi, Cezaevinde Covid-19 nedeniyle uygulanan 14 günlük karantina süresinin bugün dolmasının ardından Bilgen'i ziyaret ederek yüz yüze görüşme yapmayı planlıyor.

Belediye Başkanı seçilmeden önce HDP'de Grup Başkanvekilliği görevi üstlenen Ayhan Bilgen, partisinin "Roboski katliamı" davasıyla ilgili tutumu nedeniyle de istifa kararı almış, bu durum parti içinde krize neden olmuştu.

Başta CHP olmak üzere, DEVA Partisi, Gelecek Partisi dahil, muhalefet partileri ilk kez sizin de tutuklandığınız soruşturmayı "siyasi operasyon" olarak nitelendirerek, ortak tepki gösterdi. Muhalefetin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP'yi kriminalize etmeye yönelik her algı operasyonu, aynı zamanda tüm muhalefete yönelik mesaj içermektedir. Muhalefet partileri, hem gözaltı uygulaması, hem Kars Belediyesi'ne kayyum atanması karşısında demokratik duyarlılıkla hareket etmiştir. Bu beni, arkadaşlarımı ya da HDP'yi savunmaktan önce, hukuk ve demokrasiyi savunmaktır. Demokratik değişim savunmaktır.


PAYLAŞ