Babacan: Milliyetçilik askıya ekmek koymak değildir

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başlattığı Askıda Ekmek Projesi üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti.

Babacan, “Askıda ekmek projesi başlattılar. Yaptıklarından hiç utanmıyorlar mı? Siz bir ülkede adaleti askıya alırsanız, insan haklarını askıya alırsanız, demokrasiyi askıya alırsanız, o ekmeği de askıya koymak zorunda kalırsınız. Bu ne demek? Vatandaşının bir ekmek parasına muhtaç kaldığını, iktidarın bir ortağının açıkça ilan etmesi demek. Hayretlere düşüyorum. Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır, nasıl utanmazlıktır? Konuşmaya gelince yerli, milli diyorlar. Milliyetçilik askıya ekmek koymak değildir” diye konuştu.

'MİLLİYETÇİLİK HER VATANDAŞI KUCAKLAYABİLMEKTİR'

Devamında ise şunları kaydetti:

"Milliyetçilik bu ülkenin her bir vatandaşını aynı samimiyetle kucaklayabilmektir. Milliyetçilik kutuplaştırmak değildir. Bu yoksulluk çözümsüz değildir, yoksulluk Türkiye’nin kaderi değildir."


Partisinin Erzurum İl Kongresinde konuşan Babacan, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile herkesin tek bir sepete atıldığını, ülkede yönetim krizini yaşandığını ifade etti. Babacan’ın konuşması satır başlarıyla şöyle:

'KÜRSÜ KONUŞMASINA BİLE FEZLEKE HAZIRLANIYOR'

Birinci Meclis gibi bir çoğulcu Meclis olmadığını söyleyen Babacan, "Yürütme organı tarafından değersizleştirmiş, sistemdeki önemini yitirmiş bir Meclisimiz var. Milletvekillerine kürsüde yaptıkları konuşmalar için bile fezleke hazırlanıyor. Kürsü dokunulmazlığı Meclis’in en nemli ilkelerinden biridir. Meclisimiz çok sesliliğini hızla yitiriyor" dedi.

'BU BÖYLE DEVAM EDEMEZ'

 Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu'nu anımsatan Babacan, "Alt mahkeme bu karar uymadı, bu böyle olmaz, böyle devam edemez. Böyle hukuk olmaz, böyle hukuk devleti olamaz. Anayasa Mahkemesi bu ülkenin en yüksek yargı organı ve alt mahkeme onun kararlarına uymak zorundadır. Anayasa Mahkemesi’ne ‘Bireysel Başvuru Hakkı’ hak ihlallerinde ülkemizdeki en önemli telafi merciidir. Kimse kusura bakmasın halkımız mağdur edildiğinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak ve hakkını arayacaktır. Anayasa Mahkemesi’nin kararları karşısında da herkes görevini yapacak bu kararlar bağlayıcıdır. Biz hukuk devletini hiçe sayan bu anlayışı elimizin tersiyle itiyoruz. Bir gün gelecek hukuk herkese lazım olacak, bunu hiç kimse unutmasın." diye konuştu.

'KHK ZULMÜ'

"Son dört senede OHAL gerekçe gösterilerek bir KHK zulmü uygulandı' diyen Babacan,."KHK’lerle bağımsız ve tarafsız yargı kararı olmadan  binlerce vatandaşımızın işine son verildi. Demokratik bir hukuk devletinde, yapılacak bir soruşturma ve yargılamalar, adil yargılama hakkı çerçevesinde olmalıdır. Kamu görevlisinin hukuka aykırı eylemleri ancak bağımsız ve tarafsız yargı kararıyla tespit edilmelidir. OHAL KHK’leri ile herkesin ismi tek tek bir kararnameye yazıldı, herkes bir sepete atıldı, işlerine, aşlarına son verildi. Vatandaşlarımız böylece hem işsizliğe hem de açlığa terkedildi, bunların hiçbiri hukuki değildir. Kim bir ülkede vatandaşlarıyla uğraşıyorsa, kendinden korkuyordur. Güçlü devlet, hiçbir vatandaşını ekmeğe muhtaç bırakmaz. Bağımsız ve tarafsız yargı makamlarınca haklarında kesinleşmiş karar verilmedikçe herkes masumdur. Bu kişilerin özlük hakları, itibarları iade edilmelidir, maruz kaldıkları tüm zararlarda telafi edilmelidir." diye konuştu.

ANKA


PAYLAŞ