Dilek Doğan'ın evinde polis kurşunuyla vurulmasının üzerinden 4 yıl geçti

Dilek Doğan'ın İstanbul Küçükarmutlu'da ailesiyle birlikte yaşadığı evde bir polis tarafından ailesinin gözleri önünde vurulmasının üzerinden 4 yıl geçti. Sosyal medya platformu olan Twitter'da #DilekDoğan etiketi trend topic oldu.

ABD Başkonsolosluğu'na yapılan silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen bir zanlının yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün çeşitli birimlerinden 13 polis, biri zırhlı, dört sivil araçla Doğan Ailesi'nin evine gitti. Dilek Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için tepki göstererek, galoş giymelerini söyledi. Bunun üzerine çıkan tartışmada, Dilek Doğan, polis tarafından göğsünden vuruldu. 45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015'te, hayatını kaybetti. Cenazesi, geniş güvenlik önlemleri altında hastaneden alınarak Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Dilek Doğan'ın cenazesi, Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde Türkçayırı Mahallesi'ndeki cemevinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

Twitter'da #DilekDoğan etiketiyle yapılan paylaşımlar şu şekilde:

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları:

"4 yıl önce, evinde anne babasının gözü önünde polis kurşunuyla öldürülen #DilekDoğan ı unutmadık!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal:

"Bundan 4 yıl önce evine gelen polislerden galoş giymelerini istediği için, anne ve babasının gözleri önünde, katledildi. Hayatının baharında, 25 yaşında bu güzel çocuğu hayattan kopardılar.
Unutmadık unutmayacağız. #dilekdogan"

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi:

"4 yıl önce ailesinin gözlerinin önünde hayattan koparılan Dilek’i ve o sıcacık gülümsemesini asla unutmayacağız. #DilekDoğan"

DAVA SÜRECİ

Dilek Doğan'ı vuran polisin ekibin amiri olan Y.M olduğu belirlendi. Polis Y.M hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesine dayanılarak “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve iddianame kabul edildi. Dilek Doğan öldürüldüğü sırada başka bir odada kayıt yapan polis kamerasından alınan seslerin dökümüne de iddianamede yer verildi. Yapılan ilk duruşmada sanık, tetiğe basmadığını, aileyi salona ittirdiği sırada silahının patladığını savundu ve patlamaya Dilek Doğan'ın ağabeyi Mehmet Doğan'ın neden olduğunu iddia etti.

Davanın ilerleyen aşamalarında, Doğan’ın vurulmasından hemen sonra kayda alınan, özel harekat polislerinin kendi aralarında Y.M'nin Dilek Doğan’ı vurduğuna yönelik konuşmalarının, ailenin tepkisinin ve başka silah seslerinin de duyulduğu görüntülere ulaşıldı.

Savcı mütalaasında, "neticesi öngörülemeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan taksir" tanımını yaparak sanığın 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dilek Doğan'ın ailesinin avukatı, dosyadaki delillerin yok sayıldığını ve gerçekle ilgisi olmayan, sanıkları koruyan bir mütalaa verildiğini söyledi.

Dava sonucunda sanık Y.M'nin taksirle öldürme eylemine uyan TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, kusurunun yoğunluğu, sonucun ağırlığı dikkate alınarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Sanığın bu eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdiğine hükmeden mahkeme heyeti cezada artırım yaparak 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti. Ceza iyi hal nedeniyle 6 yıl 3 aya düşürüldü.


PAYLAŞ