CHP'de fotoğraf tartışması

Kolaj: Tükenmez Haber

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP’li Muharrem İnce’nin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yan yana olduğu sırada çekilen fotoğraftan kendisinin çıkarıldığını söyleyerek CHP’yi eleştirmesine tepki gösterdi.  Öztrak, “Bunu bir eleştiri fırsatı olarak görüp partiyi eleştirmeyi doğru bulmuyorum” dedi.

Öztrak, “Bu kesilmiş bir resim değil, o açıdan çekilmiş bir resim. Videoda ise etrafındaki diğer kimselerin de resimleri ortada. Ben bunu bir eleştiri fırsatı olarak görüp partiyi eleştirmeyi doğru bulmuyorum” dedi. 

İNCE NE DEMİŞTİ?

Bir Günde Memleket Hareketi Kurucusu Muharrem İnce, fotoğrafla ilgili yaptığı açıklamada "O fotoğrafı çeken, fotoğrafın CHP'nin resmi sitesinde yayınlanmasına izin verenlere teşekkür ediyorum. Partide bölücü kimmiş, herkes görmüş oldu" demişti.

İMAMOĞLU'NUN TOPLANTIYA ÇAĞRILMAMASINA TEPKİ 

Öztrak, İstanbul Pandemi Kurulu Toplantısı’na İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul Tabip Odası’nın davet edilmemesine "Bu yapılacak iş mi?" diyerek tepki gösterdi.

Öztrak şunları söyledi:

"Siz Pandemi Kurulu’nu topluyorsunuz. Ama buraya İstanbul halkının seçtiği, İstanbul’un temsilcisi olan Büyükşehir Belediye Başkanı’nı çağırmıyorsunuz. Bu yapılacak iş mi? Yine konuyla ilgili olan tabipleri temsil eden teşkilatı çağırmıyorsunuz. Ondan sonra da o kurulun almış olduğu kararlardan hayır bekliyorsunuz. Millet ne yaptıklarını görüyor, notlarını veriyor. Bir an önce önüne gelmesini bekledikleri sandıkta da bunların biletini kesecek. Bunlar onun sıkıntısıdır, bizim belediyelerimiz görünür olmasın. Ama ne yaparlarsa yapsınlar belediyelerimiz gerçekten merkezi hükümetin verdiği destekten çok daha fazlasını veriyor."

Öztrak, açıklamasının devamında şunları kaydetti:

VATANDAŞA ASKIDA EKMEK KALIYOR’ 

‘Yoklukta sabret’ diye millete akıl veren Saray, bu yıl 30’u makam arabası, gerisi minibüs, pikap, otobüs olmak üzere toplam 47 araç alacak. Saray’ın toplam harcamalarındaki artış oranı, faiz ödemelerindeki artışa yetişmese de pek de aşağı kalmıyor. Cumhurbaşkanlığının ödeneği, yani Sarayın mesarifi, önümüzdeki yıl yüzde 28,1 artıyor, Özetle, bu bütçe faiz lobilerinin ve Saray’ın bütçesi. Vatandaşa da askıda ekmek kalıyor.

‘ÜLKEMİZİN BORCU CİDDİ SEVİYELERE ULAŞTI’
Vergi kaçıran, yurt dışına para kaçıran yandaşa, ‘paranı getir, senden ne vergi alacağım ne de hesap soracağım’ deyip, Varlık Barışı getirmeyi biliyorsunuz. Ama vergisini, primini ödeyemeyen vatandaşın vergisinden de priminden de bunların faizinden de vazgeçmiyorsunuz. Esnaflara, sicil affını dahi getiremediniz. Saray hükümetinin yıllardır izlediği, ekonomiyi borçla şişirme siyasetinin sonucunda, ülkemizin borcu ciddi seviyelere ulaştı.

‘ÜLKENİN TEK ŞANSSIZLIĞI LİYAKATSİZ BİR YÖNETİM’ 

Bu ülke genç nüfusa sahip, dinamik bir ekonomisi olan, önemli bir coğrafi üstünlüğü bulunan şanslı bir ülke...İyi bir yönetimle, kısa sürede kendini toparlayabilecek, ayağa kalkabilecek potansiyelimiz var. Tek bir büyük şansızlığı var, o da liyakatsiz bir yönetimin eline düşmüş olması.

‘VOLİYİ VURANLAR KİM?’

Bir haftadır, ortalıkta bir haber geziyordu. Merkez Bankası bu hafta yapacağı toplantıda, faizi 300 baz puan artıracak deniyordu. Bu anlaşılan güvenilen bir yerlerden fısıldandı ki, birileri ellerindeki dolarları satmaya başladı, vatandaş da bunları takip etti dolar kuru bir haftada 15 kuruş düştü.

Dün sabah Merkez Bankası faiz kararını açıklamadan önce, Dolar 7,78 TL’ye kadar indi. Merkez Bankası piyasaya anlatılan hikayeye uymadı, beklenen politika faizi artışını yapmadı, faizi sabit bıraktı. Dolar 7,98’e fırladı. Dolar başına 20 kuruş artış Merkez Bankası faiz kararını açıklamadan önce 10 bin dolar satın alan birine, oturduğu yerde 1,5 saatte 2 bin TL kazandırdı.

Simdi soruyorum: “Merkez Bankası faiz artıracak” haberini fısıldayan kimdi? Neden TCMB ve diğer düzenleyici denetleyici kurumlar, bu manipülasyona göz yumdu? Özellikle Perşembe sabahı, TCMB faiz kararını açıklamadan önce kimler döviz aldı? Önce manipülasyon yapıp dolar kurunu düşüren, sonra kur yükselince oturduğu yerden iki tane tuşa basarak, voliyi vuranlar kim? Bu manipülasyonun sorumluları derhal bulunmalıdır.

‘SARAY GRİP AŞISINI KARNEYE BAĞLAMIŞ’

“Aylardır grip aşısını konuşuyoruz. Koronavirüs salgınında, kronik hasta ve yaşlılar önemli bir risk grubu. Grip aşısı olmaları önemli. Ama ithal edilen aşı sayısı sınırlı. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Saray grip aşısını karneye bağlamış hem de tele-karneye. Aşı olmaya hak kazananlar bunu e-nabız üzerinden öğreniyor. Bunu yaparken bir risk belirleme sistemi kullanılıyorlarmış. Aşıyı ancak puanı tutanlar yaptırabilecekmiş. Ama vatandaş bu puanı nasıl tutturacağını bilmiyor.

1948 doğumlu bir vatandaşımız, 72 yaşında. “Ben bypasslıyım, tansiyon hastasıyım, geçen sene menenjit oldum. 4 tane raporlu ilacım var. Eşim tansiyon hastası 5 tane raporlu ilacı var” diyor. Ama puanı tutmuyor. Bize e-nabız üzerinden aşı için kendilerine gelen bu yazıyı göndermiş. Aynen okuyorum: “Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (2020/8) kapsamında, Bakanlığımızın belirlediği riskli kronik hastalığınız bulunmamaktadır.”

Anlaşılan; yaşlı olmanız ya da kronik hastalığınız olması grip aşısına ulaşmak için yetmiyor. Şekerin varsa, gözüne vurmuş olacak ya da bir tarafınıza inme inecek. Ancak o zaman aşı bulabileceksiniz. O da belki. Özetle bu aşı işi de tam bir kaosa dönmüş durumda. Millete beş maskeyi parasız dağıtamayan buna karşılık, karne ve kuyruktan siyaset üretmeyi çok seven, bir yıl önce kış günü milleti tanzim satış kuyruğuna sokan Saray yönetimi, şimdi de yaşlı başlı vatandaşlarımızı aşı kuyruğuna sokuyor. Yetkililerin bu konuda yapacakları açıklamaları bekliyoruz.”

ANKA


PAYLAŞ