AYM mobbing davasında ‘ihlal’ kararı verdi

Anayasa Mahkemesi (AYM), askeri tabip kıdemli Albay Levent Tütüncü’nün, iş yerinde psikolojik tacize (mobbing) uğradığı ve erken emekli olmak zorunda bırakıldığı iddiasıyla açtığı davanın reddedilmesi üzerine ihlal ve yeniden yargılama kararı verdi.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararına göre Levent Tütüncü, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’nde askeri tabip kıdemli albay olarak görev yaparken 2013’te isteği üzerine emekliye ayrıldı.

Tütüncü, daha sonra 2014’te Milli Savunma Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Tütüncü, çalıştığı birimlerde çeşitli haksızlıklara, yıldırmalara ve ruhsal tacize maruz kaldığını, kendisine mobbing uygulandığını ve söz konusu haksız eylem ve işlemler nedeniyle erken emekli olmak zorunda bırakıldığını, ruh sağlığının bozulduğunu ve mesleki itibarının zedelendiğini iddia ederek, uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların tazminini talep etti.

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre Tütüncü’nün bu talebi, cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilince, 2015’te bin lirası maddi ve dokuz bin lirası manevi toplam 10 bin TL tazminat talebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açtı. AYİM davayı reddedince Tütüncü, 21 Nisan 2015’te AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

AYM, 8 Eylül’de Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' kapsamındaki 'mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine' karar verdi. AYM, kararın bir örneğini ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere yetkili idari yargı merciine gönderdi. İhlal kararında özetle şöyle denildi:

“Mahkemece başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların mobbing kapsamına girip girmediği, söz konusu eylem ve işlemlerde süreklilik, keyfilik, kasıt ve yıldırma unsurları bulunup bulunmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, gerekçe gösterilmeksizin ve genel kabulün aksine olacak şekilde başvurucunun mobbing olarak tanımladığı her bir eylem ve işlem için ayrı ayrı dava dilekçeleriyle dava açma yükümlülüğü altında bırakılmasının, mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”


PAYLAŞ