Şili’de diktatörlük anayasasını deviren grevler

Güney Amerika ülkesi Şili’de pazar günü düzenlenen referandumda sandığa giden seçmenlerin dörtte üçünden fazlası yürürlükteki anayasanın değiştirilmesi yönünde oy kullandı. 40 yıllık darbe anayasasının çöpe atıldığı Şili’deki mücadele sürecinde işçi grevleri de etkili oldu.

 Evrensel’den Elif Görgü, Şili’de son bir yılda gerçekleşen grevleri mercek altına aldı;

Pandemiye rağmen devam eden grevler şöyle sıralandı;

Şilililerin “sosyal patlama” diye adlandırdıkları Ekim 2019 halk protestolarından 44 gün önce, 5 Eylül 2019’da sendika ve çeşitli sosyal örgütler ülkedeki durumu şöyle tasvir ediyordu:

“Şili’nin bir değişime ihtiyacı var. Tüm vatandaşları, bu topraklarda yaşayan herkesi, ülkedeki tüm sosyal güçleri bu hedefe ulaşmak için harekete ve eyleme geçmeye ve bir sonraki büyük Ulusal Protesto Günü’nün bir parçası olmaya davet ediyoruz.”

Sosyal Birlik (Unidad Social/US- Birleşik İşçi Merkezi CUT dahil 50’den fazla sendika ve sosyal örgütten oluşuyor), sosyal hareketler ve işçilerin örgütlü yapılarından gelen bu çağrı, adil ve dayanışmacı bir Şili için talepleri yükseltmek ve iktidarın dayattığı işçi haklarıyla ilgili gerici gündemi reddetmek için dönüm noktalarından biri oldu.

US ile birlikte CUT, hem kamudan hem özel sektörden kitlesel katılım nedeniyle hükümeti ve siyasi partileri sarsan 12 Kasım’daki üç günlük tarihi Genel Grev gibi, protestolara giden yola önemli kilometre taşları eklediler, 25 Ekim Pazar günü Ulusal Halk Oylamasına varan “Anayasal Süreç”i başlatan “Barış ve Yeni Anayasa için Anlaşma”nın yapılmasında önemli etkide bulundular.

12 Kasım’a giden yol, bir dizi grev, yürüyüş, İspanyolca “cacerolazos” denilen tencere-tava eylemleri, mitingler ve kültürel protesto çağrılarıyla açıldı.

CUT sendikası bunların bazılarını derleyerek sitesinde paylaştı. Bu derlemeye biz de bazı ayrıntılar ekleyerek, Şili’de eşitsizliğin, devlet baskısının ve toplumsal adaletsizliğin temeli olan 1980 diktatörlük anayasasının değiştirilmesine çıkan yolu netleştirmeye çalıştık.

Hazırlanan listede, öne çıkan ve işçilerin örgütleriyle katıldıkları 2019 yılı eylemleri ağırlıkta. Bunlar dışında ülkenin birçok meydanında ya da sokak aralarında, farklı eylem ve dayanışma biçimlerinin de hayata geçirildiğini not etmek gerekiyor. Ayrıca yeni anayasa konusunda anlaşmanın ardından sokak eylemleri azalsa da 2020’de de devam etti. Referandum süreci yaklaştıkça da yeniden ivme kazandı.

'ÖFKE ÜLKEYİ DOLAŞIYOR'

5 Eylül 2019: Sosyal Birlik (US) bileşenleri, 5 Eylül 2019’da Ulusal Protesto’ya aktif katılım çağrısı yaptı. O perşembe, sokaklardaki eylemler Özel Kuvvet Polisi (Şili’de bunlara Carabineros deniyor) tarafından bastırıldı. Başkentteki yürüyüş İtalya Meydanı’ndan (şimdiki adı Haysiyet Meydanı) geçerek La Moneda Devlet Başkanlığı Sarayı’na ulaşana kadar polislerin durmaksızın saldırısına maruz kaldı, yaklaşık yüz kişi gözaltına alındı.

O günün kamuoyu açıklaması, sonraki ay olacakların; toplu taşıma zammını reddederek Santiago Metrosu’na kaçak olarak giren lise öğrencilerinin önderlik ettiği protestoların tetiklediği 18 Ekim tarihi halk ayaklanmasının habercisiydi.

5 Eylül’de sosyal ve sendikal örgütlerin birliği US, “Yoruluyoruz, birleşiyoruz” sloganıyla “Adaletsizliklerin, eşitsizliklerin ve cezasızlığın arttığını hissediyor, cumhuriyet kurumlarının büyük bir kısmını aşındıran yolsuzluk ve etik krizden etkilenmeyen neredeyse hiçbir toplumsal kesiminin kalmadığını gözlemliyoruz; bir öfke, memnuniyetsizlik ve kızgınlık duygusu ülkeyi dolaşıyor” diye işaret etmişti.

27 Eylül günü ise CUT, Küresel İklim Grevine katıldı.

PATLAMAYA GİDEN GÜNLER

6 Ekim: CUT, “AFP’ye Hayır” (Emeklilik yasasında değişikliğe karşı kurulan bir inisiyatif) çağrısıyla yapılan Ulusal Yürüyüş’e katıldı.

16 Ekim: CUT, sağlık sektöründen örgütlerle birlikte, 22 Ekim Salı günü için yapısal değişiklik talebiyle protestolar yapılması çağrısında bulundu. Aynı gün lise öğrencileri metroya yapılan zamma karşı turnikelerden atlama ve metro istasyonlarını işgal eylemlerine başladı.

17 Ekim: CUT üyesi Metro (Çalışanları) Sendikası lise öğrencilerinin metroya ücretsiz binme eylemlerine destek açıklaması yaptı.

19 Ekim: Devlet Başkanı Sebastián Piñera’ya bir mektup iletmek üzere La Moneda Başkanlık Sarayı’na yürüyüş ve aynı akşam için “cacerolazo” (evlerde ve sokaklarda tencere-tava vurarak ses çıkarma eylemleri) çağrısı yapıldı. Olağanüstü hal ve gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve Piñera, “Artık yürüyüş yok, asker sokağa inecek” dedi.

BASKI İŞE YARAMIYOR, HERKES SOKAKTA
22 Ekim: Sağlıkçıların Ulusal Protesto günü

Reklam
23 Ekim: “Açık konseyler” toplanmaya başlandı

24 Ekim: Alameda’da (başkent Santiago’da bir bulvar) “Barış içinde yaşama hakkı için” miting düzenlendi.

Bir grup kamyon ve taksi şoförü ile ve diğer nakliyeciler 68.Yol boyunca Valparaíso kentinde bulunan Ulusal Meclis’e ait bir merkeze kadar bir protesto gösterisi düzenledi. Aynı grup ertesi gün Santiago’da da yol kapama eylemleri yaptı.

TALEPLER NETLEŞİYOR: İNSANCA ÇALIŞMA, YENİ ANAYASA

25 Ekim: CUT “Çalışma Belgesi” adıyla “Şili işçilerinin hükümetten taleplerini” ilan etti: Asgari ücretin artırılması, sendikalaşma özgürlüğü, grev ve toplu iş sözleşmesi hakkı, emeklilik maaşlarına zam, kamu hizmetlerine ulaşımın garanti altına alınması, toplu ulaşımın yeniden düzenlenmesi, çalışma saatlerinin düşürülmesi, vergi düzenlemesi ve son olarak da Kurucu Meclis eliyle yeni bir anayasa hazırlanması.

25 Ekim’de “En büyük gösteri” düzenlendi. Santiago’daki gösteriye 1 milyon 200 bin kişinin katıldığı açıklandı. Birçok kentte de kitlesel protestolar gerçekleştirildi.

27 Ekim: Başkentteki O’Higgins Parkı’nda kültürel eylem: “Barış içinde yaşama hakkı için”

4 Kasım: CUT’un yanı sıra Öğretmen Sendikası, Kamyoncular Sendikası gibi farklı emek örgütlerinin de katıldığı yürüyüş, mitingler ve “cacerolazo”lardan oluşan “Süper Pazartesi”. Başkentteki meclis binası önünde protesto: Protestocular binaya girmeyi başardılar. Saat 17:00’de İtalya Meydanı’ndan (Haysiyet Meydanı) Los Héroes’e kadar yürüdüler. 20:00’de tencere-tava eylemleri başladı.

4 Kasım günü Şili genelinde 300’den fazla açık toplantı yapıldığı bildirildi. Aynı gün polis en vahşi saldırılarından birini gerçekleştirdi. Gün bittiğinde 43 yaralı vardı.

TARİHİ GENEL GREV GÜNLERİ
7 Kasım: 12 Kasım’da genel greve çıkma çağrısı yapıldı.

Ayrıca aynı gün ülkedeki 345 belediyenin 330’undan oluşan Şili Belediyeler Birliği (AChM), 7 Aralık’ta yurttaşlara yeni bir anayasa taslağı isteyip istemediklerini sormak üzere “yurttaş istişaresi” günü düzenleme kararı aldı. Bu karar merkezi hükümeti de benzer bir sürece zorladı. 10 Kasım’da İçişleri Bakanı Gonzalo Blumel, hükümetin mevcut Meclis aracılığıyla yeni bir Anayasa taslağı hazırlama sürecini onaylayan bir plebisit süreci başlatacağını duyurdu. Ancak karar muhalefet tarafından kabul görmedi. 14 muhalefet partisi ortak deklarasyonla yeni anayasanın kurucu meclis tarafından yapılmasını istedi.

13-14 Kasım’daki görüşmelerin ardından anayasayı nasıl bir meclisin yazacağına da halkın karar vermesinde anlaşıldı.

12 Kasım: Sosyal Birlik (US) Bloğu tarafından çağrısı yapılan Genel Grev günü. Ana şehirlerde büyük yürüyüşler ve mitingler yapıldı. CUT’a göre, kamu sektöründeki işçilerin yüzde 90’ı, özel sektör işçilerinin ise yüzde 60-70 kadarı iş bıraktı.

15 Kasım: Erken saatlerde iktidar partisi ve muhalefetin çeşitli parlamento temsilcileri tarafından “Toplumsal barış ve Yeni Anayasa Anlaşması” ilan edildi. Halk oylamasına sunulacak seçeneklerden birinin tam bir Kurucu Meclis’i karşılamaması gerekçesiyle Komünist Parti ve bazı müttefikleri anlaşmaya katılmadı. Daha sonra bu kesimlerden bazı kilit isimler bireysel olarak anlaşmayı imzaladılar.

YEREL YÖNETİMLERDEN ÖRGÜTLÜ DESTEK

19 Kasım: “Yaşam, Sağlık ve İnsan Hakları için” dev bir kültürel etkinlik (Caupolicanazo) düzenlendi. İşçiler, öğrenciler ve CUT’a bağlı “Dr. Salvador Allende Sağlık Sekreterliği” bir araya geldi.

28 Kasım: 30 Kasım için Ulusal Grev çağrısı yapıldı.

30 Kasım: Grev, yürüyüşler ve mitingler düzenlendi.

Reklam
15 Aralık: Belediyelerin inisiyatifiyle, resmi bağlayıcılığı bulunmayan “Yurttaş istişaresi” günü düzenlendi. 225 belediye katıldı. Kimi yerel soruların yanında halka yeni bir anayasa isteyip istemedikleri de soruldu. 2,5 milyona yakın Şilili oy kullandı. Katılanların yüzde 92’si “Şili’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var mı?” sorusuna “Evet” yanıtı verdi.

2020’DE DE PROTESTOLAR DİNMEDİ

6 Ocak 2020: Yeni anayasa konusunda anlaşmaya varılması halk hareketinin bir kazanımıydı ve bundan sonra eylemler azaldı. Ancak sona ermedi. Örneğin 6 Ocak’ta 300 bin öğrencinin katıldığı üniversite giriş sınavları gününde “eşitsizlik ve elitizm” eleştirileriyle protestolar yaşandı. Öğrenciler bazı yerlerde yolları kapadı, sınav kağıtlarını yaktı.

Ayrıca aynı ay içinde bir polis aracının ölümüne yol açtığı Jorge Mora için kitlesel eylemler yapıldı.

Şubat 2020: Şili İnsan Hakları Ulusal Enstitüsü (INDH) ocak sonu itibariyle 427 kişinin polis saldırıları nedeniyle gözlerinden yaralandığını açıkladı. BM İnsan Hakları Komiserliği protestolar sürecinde 36 kişinin öldüğünü, 28 bin kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

ŞİLİLİ KADINLAR DÜNYAYI DANS ETTİRDİ

8 Mart: Şilili kadınlar, tüm dünya kadınları gibi eşitlik ve kadına yönelik şiddete karşı sokaklara çıktı. Genç kadınların sistemi teşhir ettikleri şarkı ve dansları tüm dünya kadınlarına ilham oldu. Haftalarca onlarca ülkede kadınlar dans ederek sesini yükseltti.

 

Mayıs 2020: Kovid-19 salgını nedeniyle karantina ve sokağa çıkma önlemlerini kullanan hükümet protestoların izlerini silmeye çalıştı. Ancak 1 Mayıs’ta sınırlı da olsa eylemler yapıldı.

4 Eylül: Haysiyet Meydanı’ndaki hükümet karşıtı gösteri düzenlendi. Polis yine saldırdı.

11 Eylül: Pinochet’in askeri darbesinin 47. yıl dönümünde halk yeniden sokaktaydı.

2 Ekim: Eylemler irili ufaklı devam ederken başkent Santiago’daki eyleme saldıran polisin 16 yaşındaki Pio Nono isimli genci köprüden aşağıya attığı görüntüler infial yarattı ve yeni protestolara neden oldu. Karantina sonra Haysiyet Meydanı’ndaki ilk büyük eylem gerçekleşti. Polis tutuklandı.

18 Ekim: Ekim 2019 “sosyal patlaması”nın yıl dönümünde ülkenin her yerinde kitlesel eylemler düzenlendi. Bu eylemler halkın 25 Ekim referandumu için oyunu da netleştirdi.

Ve 25 Ekim 2020 günü Şili halkı yüzde 80’e yakın bir oy oranıyla Pinochet’in diktatörlük anayasısını çöpe attı.

İŞÇİ GREVLERİ BİR YILDA YÜZDE 68 ARTTI
 

Şili’de İşçi Grevleri Gözlemevi (OHL) tarafından geçtiğimiz eylül ayında açıklanan “Şili’deki 2019 Grevleri Raporu”na göre önceki iki yıla göre işçi grevlerinin arttığı görüldü. Dönemin önemli özelliği fiili grevlerin öne çıkması oldu. Ekonomik taleplerin yanına siyasi talepler de eklendi. Laizquierdadiario.com’un haberine göre, 2018’e göre grevler yüzde 68 arttı. 2018’de 254 grev/iş bırakma gerçekleşirken, 2019’da 426 grev/iş bırakma gerçekleşti. Grevlerin üçte birinden fazlası “fiili grev” şeklinde oldu ve asıl olarak sanayi ve ulaşım sektöründe gerçekleşti. Grevlerin yüzde 36,2’si ise ekim ve kasım aylarında yani halk protestolarının ilk patladığı aylarda meydana geldi.

SON 14 YILDAKİ İŞÇİ EYLEMLERİ HALKI ETKİLEDİ

Haber sitesinin son yıllardaki işçi eylemlerine dair şu tespiti de önemli: “Ülkede 2006 yılından bu yana madencilik, limanlar ve Şili Posta Servisi işçileri gibi stratejik sektörlere yansıyan önemli grevlerin dinamiğiyle birlikte ilerleyen bir işçi sınıfı var. Bunlar sosyal ayaklanmanın ‘yolunu ilerlettiler’. Son 14 yılda işçi sınıfının protestolarının, isyanı patlatan nesiller üzerinde önemli etkisi oldu.”

 


PAYLAŞ