Kemal Kurkut davasında dünden bugüne neler yaşandı?

Kemal Kurkut, 2017 yılında polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti

TÜKENMEZ HABER - Ankara’daki 10 Ekim katliamından kıl payı kurtulmuş, Malatya’da konservatuvar okuyan, hayali kemanıyla dünyayı gezmek olan ancak 2017'de polis kurşunuyla yaşamını yitiren Kemal Kurkut davasının karar duruşması bugün görüldü.

Diyarbakır’da 2017 Newroz'una vurulan Kemal Kurkut davasında yargılanan sanık polis Y.Ş. hakkında beraat kararı verildi.

Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut karar duruşması öncesinde adalet beklentisini “Bu dava bizim için bir işkenceye dönüştü. Artık bu işkencenin bitmesini istiyoruz” sözleriyle anlatmıştı.

‘5 dakika süren duruşmalardan, cinayeti ortaya çıkan gazetecinin gözaltına alınmasına, yayın yasağına’ kararlarından, değişen ATK kararlarına’ Kemal Kurkut davasında neler yaşandı?

KEMAL KURKUT NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?

İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi Kemal Kurkut, katılmak için gittiği Diyarbakır Newroz’unda 21 Mart’ta, polis kontrol noktasında vurularak hayatını kaybetti. Öldürüldüğü anlarda çekilen fotoğraflarda, vücudunun üst tarafı çıplak haldeyken elinde su şişesiyle polislerle tartışan Kurkut, alana girmek istedi. Polisin amirinin “Ateş etmeyin” uyarılarına rağmen Kurkut’un polis kurşunuyla yaşamını yitirdi.

(Fotoğraflar: Abdurrahman Gök)

KEMAL KURKUT’UN VURULMA ANLARINI FOTOĞRAFLAYAN GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI

Cinayetin ardından yapılan ilk açıklamada "canlı bomba şüphesi ile vurulduğu" ifade edildi. Ancak Gazeteci Abdurrahman Gök'ün çektiği fotoğraflarla birlikte olayın aslı ortaya çıktı. Gök’ün çektiği fotoğraflarda üstü çıplak şekilde polisten kaçan Kurkut'un vurulma anı objektiflere yansımıştı. Abdurrahman Gök, Kemal Kurkut’un polislerce vurulduğu anları fotoğraflamasının ardından gözaltına alındı.

İLK DAVA ‘OLASI KASTLA ÖLDÜRME’ ŞÜPHESİYLE AÇILDI

Kurkut’un ölüm haberinin medyaya yansımasıyla Diyarbakır Valiliği Kurkut’un elinde bıçak olduğunu ve “intihar saldırganı olabileceği şüphesi bulunduğunu”, olayla ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. Cinayetin ardbüyük tepki toplamasının ardından iki polis memurunun ifadesi alındı. İddianamede polis memuru O.M. hakkında “olası kastla öldürme” suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı çıktı. Sanık Y.Ş. hakkında ise “olası kastla öldürmekten” müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Tutuksuz yargılanan polisler 3 ay uzaklaştırıldıktan sonra görevine iade edildi.

RAPOR DEĞİŞTİ: YERDEN SEKEN DEĞİL, HEDEF GÖSTEREN MERMİ

14 Aralık 2017 tarihinde Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasında, ATK raporu gündem oldu. Davanın 20 Aralık 2018 tarihli duruşmasından önce Kurkut’un yerden seken mermiyle yaşamını yitirdiği ATK raporu dosyaya girmişti. Avukatların itirazlarıyla bağımsız kurumlardan ikinci bir rapor alınmasını talep etti. Ulusal Kriminal Büro’dan (UKB) gelen raporda, ATK’nın aksine Kurkut’un sanık Y.Ş. tarafından hedef alınarak doğrudan atışla vurulduğu tespiti yer aldı.

‘DOĞRUDAN HEDEF ALINARAK VURULDU’ RAPORU MAHKEMEYE ULAŞTI

30 Mayıs 2019’da gerçekleşen duruşmada UKB’nin hazırladığı ‘doğrudan hedef alınarak ateş edildi’ sonucunun yer aldığı rapor mahkemeye ulaştı. Mahkeme, ATK Genel Kurulu’ndan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesini istedi. Bir sonraki duruşmada ise ATK Kurkut’un “yerden seken mermiyle” öldürüldüğü yönündeki görüşünde ısrar etti. Avukatlar karara itiraz etti ve bir sonraki raporun mahkemeye ulaşması aylarca sürdü.

SAVCI MÜTAALASINDA ‘KASIT YOK’ DEDİ, KURKUT’UN TAVIRLARINI ‘SALDIRGAN’ BULDU

Koronavirüs tedbirleri kapsamında ertelenen davalar 16 Haziran 2020 tarihinde yeniden başladı. Savcı mütalaasında, ATK’nın ‘yerden seken mermiyle öldürüldü’ raporunu dikkate alarak sanık polisin 3 yıldan 9 yıla kadar hapis istemi ile cezalandırılmasını talep etti.

MÜFETTİŞ RAPOR: KURKUT’UN VURULMASI KABUL EDİLEMEZ

Dava sürerken, üç yıl önce hazırlanan müfettiş raporu ilk kez ortaya çıktı. Gazate Duvar’dan Deniz Tekin’in ulaştığı raporda, “olayda silah kullanan beş polis hakkında hazırlanan “disiplin raporu”nda, Kurkut’u durdurmak için silahla ateş etmenin “kabul edilebilir bir zor kullanma yöntemi olmadığı” ifade edildi.

SANIK POLİSİN TUTUKLANMA TALEBİ HİÇ KABUL EDİLMEDİ

24 Ekim 2019 tarihli duruşmada da avukatlar, sanık polisin tutuklu yargılanmasını istedi. Ancak önceki duruşmalarda olduğu gibi bu talep kabul edilmedi.

SON DURUŞMA 5 DAKİKA SÜRDÜ

Karar duruşmasından önce görülen davaya ise sanık polis Y.Ş. ve avukatı katılmadı. Sadece 5 dakika süren duruşma 17 Kasım' a ertelendi.  Bugün görülen Kemal Kurt cinayeti davasında, “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis ile cezalandırılması istenen sanık polisin, ‘delil yetersizliği’nden beraatine karar verildi.

“Bu dosyanın en alakasız sanığı” olduğunu öne süren Y.Ş., ise “Gerçek kusurlu polislerin tespit edilmesini istiyorum. Kusuru işleyen de belli ama 3,5 yıldır sanığın tespit edilmesine çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

Tükenmez Haber


PAYLAŞ