Kadınlardan "kadın üniversiteleri" protestosu

Eskişehir'de üniversiteli genç kadınlar "kadın üniversiteleri" projesini protesto etti, "Toplumsal hayatta yer alabilmemiz için bu tür duvarlara ihtiyacımız yok" dedi.

Eskişehir'de üniversiteli genç kadınlar, 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da yer alan "kadın üniversitelerini" protesto etti. Kanatlı AVM önünde bir araya gelen kadın örgütleri, "Kadın Üniversiteleri"nin kadınların şiddetten uzak, güvenli kampüslerde okumalarını sağlamak yerine tacizcilerin suçlarını örtbas etmeye biçilmiş kılıftan başka bir şey olmadığını belirtti. Kadınlar, “Biz kadınların toplumsal hayatta yer alabilmemiz için bu tür duvarlara ihtiyacımız yok. Parasız, bilimsel, demokratik eğitime ihtiyacımız var” dedi.

Evrensel'de yer alan habere göre; Kanatlı AVM’den Adalar MİGROS’a yürüyen kadınlar, "Sana Kadın Üniversiteleri Açtırmayacağız" pankartı açtı. MİGROS önünde basın açıklaması yapan kadınlar örgütleri adına, basın metnini İdil Öksüz okudu.

Siyasal iktidarın kadın düşmanı politikaları ve kadın düşmanı söylemlerinin kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini körüklediğini söyleyen Öksüz, 2020 yılının ilk 10 ayında 335 kadın öldürüldüğüne dikkat çekti.

AKP iktidarının pandemiyi fırsat bilerek kadınların hukuki dayanağı olan İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlükten kaldırmak istediğini belirten Öksüz, AKP hükümetinin şimdi de genç kadınların karşısına "Kadın Üniversiteleri" ile geçtiğini vurguladı. Hükümetin 2017 yılında kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz olayları karşısında kadınların "İstanbul Sözleşmesi etkin uygulansın" bağırışlarını görmezden gelerek çözümü "pembe otobüsler"de bulduğunu hatırlatan Öksüz, kadınların kamusal alanları kullanımını, seyahat özgürlüğünü kısıtlamak toplumsal alandaki varlığını "tehdit" haline getirmek ve cinsel tacizi tetikleyen cinsiyetçiliği güçlendirmektir anlamına gelen pembe otobüslerin kadınların tepkisi ile karşılaştığına dikkat çekti. 2017 yılında "pembe otobüsleri" kadınların gündemine sokmaya çalışan AKP hükümetinin şimdilerde de üniversiteli genç kadınların hayatlarını tehdit eden bir politikayla karşılarına çıktığını vurgulayan Öksüz, "Her geçen gün sayıları artan vakıf üniversiteleriyle eğitimin bir rant kaynağı haline gelmesi, eğitimin giderek niteliksizleştirilmesi, üniversite okurken çalışmak zorunda kalan öğrencilerin ekonomik sorunları, KYK yurtlarının ve bursların yetersizliği gibi biz gençlerin asıl ve tüm sorunlarını görmezden gelen ve tüm bunların sorumlusunu ‘beleşçilik yapmayın’, ‘kendinizi geliştirin’ gibi cümlelerle gençliğe yıkmaya alışan AKP hükümeti şimdilerde ‘Kadın Üniversiteleri’ni bizlere dayatır oldu. Erdoğan, 2019 da G20 zirvesi için gittiği Japonya’nın, Mukogawa Kadın Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada ‘Japonya’da 800 üniversitenin 80’i kadın üniversitesi. Bu bizim için çok anlamlı. Büyükelçime kadın üniversitelerini incelemek için görev veriyorum. En kısa zamanda biz de Türkiye’de bununla ilgili adımlar atacağız.’ sözleriyle Türkiye’de Kadın Üniversiteleri kuracağının sinyallerini vermekle birlikte 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da bu ifadeler de yer aldı" dedi.

“PARASIZ, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİME İHTİYACIMIZ VAR”

Kadın ve erkeği toplumun her alanında eşit olarak gören bir yaşam biçimini yaygınlaştırmaya çalışmanın yollarının, kadınları diğer alanlarda yapıldığı gibi eğitimde de izole etmeye çalışmaktan geçmeyeceğini söyleyen İdil Öksüz, "Eğitim sisteminde önlerine konulmuş olan engelleri ortadan kaldıralım gerekçesiyle açılan kadın üniversitelerinden mezun olan hemcinslerimiz meslek hayatlarında yalnızca hemcinsleriyle mi çalışacak" diye sordu.

Hükümetin kampüslerde toplumsal cinsiyet eşitliği ve tacizi önleme mekanizmalarını geliştirmek yerine erkek egemen toplumun taşlarını daha da sağlamlaştırmak için uğraş verdiğini ifade eden İdil Öksüz, “Kadın Üniversiteleri kadınların şiddetten uzak, güvenli kampüslerde okumalarını sağlamak yerine, tacizcilerin suçlarını örtbas etmeye biçilmiş kılıftan başka bir şey değildir. Biz kadınların toplumsal hayatta yer alabilmemiz için bu tür duvarlara ihtiyacımız yok. Parasız, bilimsel demokratik eğitime ihtiyacımız var. Ülkemizdeki üniversitelerin yalnızca 16’sında bulunan ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme ve Tacizi Önleme Birimleri’nin her üniversitede kurulmasına ve kampus içerisinde aktif rol almasına, taciz, tecavüz ve şiddet durumlarında yasaların, 6284’ün ve İstanbul Sözleşmesi’nin hemen ve gerektiği şekilde uygulanmasına, cinsiyetçi medyanın ve siyasal iktidarın bu ayrımcı tutumu derhal terk etmesine ihtiyacımız vardır" dedi. AKP Hükümetini uyaran Öksüz, üniversiteli genç kadınlar olarak Erdoğan’ın ve AKP Hükümetinin gerici politikalarına ve kadınları toplumsal yaşamdan soyutlama çalışmalarına boyun eğmeyeceklerini kaydetti. 


PAYLAŞ