Bülent Arınç YİK üyeliğinden istifa etti

Fotoğraf: AA

22. Dönem TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada"Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevimden aynlmamın daha uygun olacağına karar verdim. Kurul üyeliği görevimden ayrılma talebimi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim ve kendileri de bunu uygun gördüler" dedi.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI: AYRILMAYI TALEP ETTİ

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada da "Sayın Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliği görevinden ayrılmayı talep etmiş, sayın Arınç'ın talebi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.

MHP'DEN TEPKİ GELMİŞTİ

Arınç, geçtiğimiz günlerde Habertürk'te katıldığı programda 'reform' açıklamalarında bulunmuş, iş insanı Osman Kavala'nın neden tahliye edilmediğine hayret ettiğini belirtmişti. Arınç, aynı konuşmada HDP'nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın kitabı 'Devran'ı da tavsiye etmişti. Arınç'ın bu açıklamalarına Cumhur İttifakı'nda AKP'nin ortağı olan MHP'den tepki gelmişti.

ERDOĞAN: FİTNE ATEŞİ YAKILMAYA ÇALIŞILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Arınç'ın açıklamalarına tepki olarak "Son günlerde bizimle asla ilgisi olmayan, kimi bireysel açıklamalar ile reform gündemimize yaptığımız vurgular bahane edilerek yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz. Gezi olaylarının finansörü olanlarla, Kavala'larla hiçbir zaman bir arada olamayız" ifadelerinde bulunmuştu.

'BENİ RENCİDE ETTİ'

Erdoğan'ın açıklamaları sonrasında gazeteci Murat Çelik'e açıklamalarda bulunan Arınç, "Ben duygusal bir insanım. Dünkü konuşma beni çok rencide etti. Sayın Cumhurbaşkanı çok ağır bir konuşma yaptı. İstifa ettiğim yönünde bazı söylentiler çıkmış ama şu an için bu doğru değil. Ben başkaları gibi Twitter’dan, Instagram’dan istifa etmem. Oluşan durumla ilgili, Sn. Cumhurbaşkanı ile bizzat görüşmeyi bekliyorum" demişti.

'FARKLI YÖNLERE ÇEKİLDİ'

Arınç, bugün Twitter'dan yaptığı istifa açıklamasında "Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle farklı yönlere çekildi. Oysaki programda görüşlerimi, YİK üyesi olarak değil, TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim" diye konuştu.

Arınç, söz konusu açıklamasında şunları kaydetti:

"Bir televizyon kanalında yaptığım konuşmalar, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olduğundan aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. 

Konuşmamm ana ekseni, yargıda yapılacak reform konusuydu. Bir hukukçu olarak bu konudaki görüşlerimi açıkladım. Ömrüm boyunca hukukun üstünlüğünü ve adalet kavramını savunan birisi olarak yine aynı görüşlerimi dile getirdim. Gazeteci arkadaşımız program esnasında soru sorarken isim zikrettiğinde, "isimler üzerinden tartışamayalım" diye altını çizmeme rağmen evrensel hukuk, adalet ve yargının sorunları üzerine dile getirdiğim flkirlerimin bu isimlerin gölgesinde kalmasından ve meselenin özünün kaçınlmasmdan üzüntü duyduğumu belirtmeliyim. Tartışmalar öylesine yanlış yere götürüldü ki, beni Yasin Börü'nün katilleriyle, 15 Temmuz şehitlerimizin katilleri FETÖ ile yan yana gösterme gafletine kadar gitti. Asla bu ithamları kabul etmiyorum ve reddediyorum. Yasin Börü için döktüğüm göz yaşı da terör örgütleri FETÖ ve PKK'ya yönelik sözlerim ve tavrım da bellidir. Tüm bunları burada yeniden dile getirmeyi kendime zul sayarım. Yine aynı televizyon programında dile getirdiklerim, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi olmam hasebiyle farklı yönlere çekildi.  Oysa ki programda görüşlerimi, YİK üyesi olarak değil, TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç olarak açıkladığımı defalarca belirttim.

Konuşmama yönelik seviyeli ve saygın eleştirilerin tümüne saygı duyuyor ve not alıyorum. Ancak şahsıma karşı içlerinde duydukları kin ve nefretlerin dışa vurumu olan seviyesiz hakaretleri sahiplerine iade ediyorum. Türkiye'nin yargı, ekonomi ve başka alanlarda reformlara duyduğu ihtiyaç aşikardır. Ülkemizin rahatlamasına ve milletimizin dertlerine çare bulunmasına ihtiyaç vardır. Bahsi geçen televizyon programında da defalarca belirttiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki iradesini gördüm ve destekliyorum. Ancak benim konuşmamın, şahıslar üzerinden farklı zeminlere kaydırılması sebebiyle, reform çalışmalarını engelleyeceğine dair kaygılandığımdan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği görevimden aynlmamın daha uygun olacağına karar verdim. Kurul üyeliği görevimden ayrılma talebimi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettim ve kendileri de bunu uygun gördüler. Karşılıklı iyi niyet temennileriyle helalleştik ve görevimden ayrıldım.

Bu süre zarfında verimli çalışmalar sürdürdüğüm Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yüksek İstişare Kurulu üyesi arkadaşlanmıza teşekkürü bir borç bilirim. Sayın Cumhurbaşkanıtnızın ve AK Parti'nin ülke yararma yapacağı her türlü çalışmayı, milletin faydasına olacak her türlü reformu destekleyeceğimin bilinmesini isterim. Hayatım boyunca doğru söz, doğru ilke, dürüstlük ve vicdanımın sesi rehberim oldu. Bu yüzden çok bedel ödedim ama bundan asla vazgeçmedim. Bundan sonra da vazgeçmeyeceğim. Derdimiz memleket derdidir. Memleketirnizin huzura, refaha ve mutluluğa kavuşması için ne fedakârlik yapmamız gerekirse, tereddüt etmeden yaparız. Yeter ki vatan sağ olsun. "

Tükenmez Haber


PAYLAŞ