Dünya ile husumeti olanların öyküleri: 'Yalnızım İnsanla Geçmiyor'

TÜKENMEZ HABER-Yazar Can Binali Aydın'ın ilk kitabı 'Yalnızım İnsanla Geçmiyor', Ocak 2020'de okuyucularla buluştu. 

'İnat eden insanların' öykülerinden oluşan Yalnızım İnsanla Geçmiyor, intihar girişimleri ile bezenmiş bir kitap: 

"Ben, aşırı şişman olduğu için intihara yeltenmiş, kendini astığı kapı kirişini koparmış biriyim. Benimle bu şartlar altında tanışıyorsun, ne tarz müzik dinlersin? Bana intihar ettiren şey, intihar bile ettirmiyor."

"Neden intihar girişimleri ile bezenmiş bir kitap" sorusuna Aydın, "Müntehir şairleri araştırırken poetikaları kadar birbirlerini selamlayan dizeleri, şiirleri hatta intihar biçimlerinden etkilendim" cevabını veriyor.

'Her Akşam Eve Dönerken Bakkala ve Haksızlığa Uğrarım', 'İftiralara Layık Olmaya Çalışıyorum', 'Ödünç Kapler Kooperatifi', 'Alışkanlıklar Alışılmadıklardan Sonra Geliyor', 'Arayan Bulunmak Ümidiyle Aranmaktadır' ve daha 21 öykü...

'TANIKLIĞIM, BU BAĞLAR ÜZERİNE YAZMAYA İTTİ'

- Yazma serüveniniz nasıl başladı?

"İçimize asit döktüler." Yazmaya bu cümleyi okuduktan sonra başladım diyemem ama ne olduysa bundan sonradır. Otobüs ya da tren koltuğuna kazınmıştı, belki zihnim yanılıyor başka yerde okumuştum. Beni, siyanür içerek yaşamını sonlandıran şair, ressam, maden mühendisi Can İren’e götüren bu cümle uzun bir okuma-arama döneminin anahtarı oldu. Bu dönemde İren’den, Kaan İnce’ye, İnce’den Özge Dirik’e müntehir şairler arasındaki ölümle hakikat kazanmış güçlü bağlara şahit oldum. Tanıklığım, bu bağlar üzerine yazmaya itti böyle başladı.

'KİTABI İTHAF ETTİĞİM ÜÇ ŞAİR BU KİMLİĞİN SACAKLARIDIR'

- Etkilendiğiniz/esinlendiğiniz bir yazar var mı? Yazdıklarınızda ortak bir payda var mı?

Önce tanıştığım ya da benimsediğim için diye tahmin ediyorum metin kimliğimi belirleyenler yazarlardan çok şairler oldu. Kitabı ithaf ettiğim üç şair Metin Akbaş, Mustafa Irgat, Arkadaş Zekai Özger bu kimliğin sacayaklarıdır. Birçoğu erken ölümlü olan bu şairlerle paydalarımız yaşam ve ölüm oldu.

'İNSANIN KENDİNİ ÖLDÜRMESİNDEN ÇOK, ONA KENDİNİ ÖLDÜRTEN TUTKUNUN MERAKLISI OLDUM'

- Neden intihar girişimleri ile bezenmiş bir kitap?

Müntehir şairleri araştırırken poetikaları kadar birbirlerini selamlayan dizeleri, şiirleri hatta intihar biçimlerinden etkilendim. Bir şair yıllar sonra diğeri gibi ölmek isteyebiliyordu. İnsanın kendini öldürmesinden çok, ona kendini öldürten tutkunun meraklısı oldum. Duygu ve düşünce dünyamı etkileyen bu merak öykülerimde de belirleyici oldu. Şimdi, kitap çıktıktan aylar sonra bu soruyu cevaplarken neden öykü karakterlerimin birçoğunun intiharı gerçekleştirememiş olduğunu anlıyorum.

'İLK KİTAP KESİKTEN AKAN KİRLİ KAN GİBİYDİ'

- Pandemi yazma sürecinizi etkiledi mi? Yeni bir proje var mı?

Pandemi yazmak için zaman gibi teknik imkanlar verdi fakat ben karmaşadan beslenen biriyim dolayısıyla olumlu bir katkıdan bahsedemem. Evet, yeni bir öykü dosyası üzerine çalışıyorum biraz yol aldım diyebilirim. İlk kitap kesikten akan kirli kan gibiydi iç dünyamda huzura benzer bir şey getirdi. Galiba dünyayla sürecek olan husumetimin sınırlarını çizdi. Şimdi husumeti sürdüren ama hasmının yakasına bir güzel yapışmış biri olarak yazıyorum.

'DOĞARKEN FİKİRLERİ ALINMADI VE NE ZAMAN ÖLECEKLERİNE DAİR KESİN EMARELER YOK'

- 'Daha çok içsel yalnızlık çeken insanların hayatlarına ayna tutuyorsunuz' denebilir mi?

Bunu söyleyemem çünkü yalnızlıkların tümü aynı değil, o genellikle tek başınalıkla karıştırılır. Evde kimse olmadığında yalnızsak; otobüste, kaldırımda, bir heves çıkılan arkadaş gezmelerinde aynı dili konuşamayıp hayata karışamamak da yalnızlık mı? Kitaptaki karakterlerin istatistikle derdi yok daha çok dünyada anadillerinin pek az konuşulmasından müzdaripler ve buna rağmen dünyadalar. Doğarken fikirleri alınmadı ve ne zaman öleceklerine dair kesin emareler yok.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR