Diyarbakır’ın 6 mahallesi 5 yıldır kapalı

Fotoğraf: Murat Bozaslan - VOA

2015 yılındaki sokak çatışmaları sırasında Diyarbakır’ın Sur İlçesi'nde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 6 mahallede 5 yılı geride bıraktı. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları, dünyanın en uzun yasağı olarak tanımladıkları uygulamaya tepkili.

Sokağa çıkma yasağı, Corona virüsü salgınıyla, Türkiye’de günlük hayatın bir parçası oldu. Ancak sokağa çıkma yasağı, Güneydoğu’da 2015 yılında sıkça uygulandı. Diyarbakır’ın Sur İlçesi'nde uygulanan yasaksa 6 mahallede hala sürüyor.

VOA'nın haberine göre; 2015 yılında Sur’daki operasyon nedeniyle ilk sokağa çıkma yasağı, 6 Eylül 2015’te ilan edildi. 15 mahalle ve 1 caddeyi kapsayan sokağa çıkma yasakları, 30 Kasım’a kadar 5 kez ilan edildi. Dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği gün, dördüncü yasak ilan edilmişti. Yasak iki gün sonra, mahalledeki sivillerin dışarı çıkması için kaldırıldı. Beşinci yasak, 2 Aralık’ta ilan edildi. 8 gün sonra yasağa, 17 saat ara verildi. Daha sonra devam eden yasağın kapsamı, bazen genişletildi, bazen daraltıldı. Son olarak 6 mahalle yasak kapsamında kaldı. Yasak 5 yıldır devam ediyor.

“DÜNYANIN EN UZUN YASAĞI”

Mahallelerden geriye sokaklar kalmasa da yasak 6. yılına girdi. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları, dünyanın en uzun yasağı olarak tanımladıkları uygulamaya tepkili. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Şube Başkanı Av. Murat Aba, yasağın dünyada süren en uzun sokağa çıkma yasağı olduğunu söyledi.

Aba, yasağın anlamını yitirdiğini savunarak “Bu yasağa, artık sokağa çıkma yasağı demek çok anlamlı değil. Çünkü sokağa çıkma yasakları kriz anında, kısa süreli olur, artık orada hiç kimse yaşamıyor, orası insansızlaştırılmış. Baştaki dönemlerde çatışma sonrası olabilecek deliler usulüne uygun toplanmadı, iş makineleri ile hepsi kaldırıldı. Şu anda daha çok şehrin dokusuyla oynanıyor ve hiçbir sivil toplum örgütü bu sürecin içerisinde çalışamıyor. Burada kenti belleksizleştirmeye çalışıyorlar. Kente dair geçmişle bağı koparıyorlar. İnsanların anılarını, öykülerini ellerinden çalıyorlar. Ne olduğunu bilmediğimiz yeni bir yapı haline dönüştürdüler. Şehrin en eski yerleşim yerinde, geçmişe dair bir iz kalmıyor. Artık bir kentin belleği kalmadı. Dünyada böyle bir örnek yok. 5 yıl bitti, böyle bir yerde kesintisiz aralıksız sokağa çıkma uygulanıyor. Bunun artık hiçbir anlamı yok çünkü burada yaşayan kimse yok” diye konuştu.

“Yasak hukuksuz”

Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın da yasağın hukuksuz olduğu görüşünde. VOA Türkçe’ye konuşan Aydın, sokağa çıkma yasaklarının hayatın bir parçası haline geldiğini savunarak “Sur'da son derece uzun, hukuki temelden yoksun bir yasak var. Her ne kadar buna ilişkin İl İdare Kanunu’nda bir hüküm kurulmuş, bazı yasal dayanaklara atıfta bulunulmuş olsa da biz, bunların doğru kullanılmadığını düşünüyoruz. Bir il valisinin koca bir kentin sokağa çıkmasını engellemesi, bunun yargı denetiminden muaf olması, yargının bu konuda hukuksal bir değerlendirme yapmasının imkanının olmaması, çoğu zaman kötüye kullanılıyor. Sur'daki kullanma sebebiyse oradaki tablonun, yaşanan hukuksuzlukların, sivil toplum ve yurttaşlar tarafından görülmesini istemiyorlar galiba. Bunun başka bir izahı yok. Tarihsel ve kültürel değerlere karşı yapılan yıkımın, bizlerin, sizlerin, kamuoyunun, yurttaşların görmesini istemiyorlar. Hukuki süreçleri başlatmanızı istemiyorlar. Bunlar yerle bir edilip yerine yenileri yapıldıktan sonra ‘Buyurun size yeni bir kent’ diye bize sunacaklar” dedi.

YASAK YARGIDA

Yasakların sürdüğü günlerde Mezopotamya Hukukçular Derneği Diyarbakır Şubesi ve HDP, yasakların kaldırılması için İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme olumsuz yanıt verince dava, Anayasa Mahkemesine taşındı. AYM de başvuruyu reddetti. Daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, sokağa çıkma yasağının kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemiyle yapılan başvuruları reddetti.

Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu’nun, Sur’da yaşanan olaylar ve sonrasındaki tahribatlara ilişkin, 2017 yılında hazırladığı raporda, Sur’daki 3 bin 569 yapının yıkıldığı belirlenmişti. Halen yasakların sürdüğü 6 mahallenin yüzde 72’si yıkıldığı vurgulanan raporda, şu görüşlere yer verilmişti: “11 Temmuz 2017 tarihli uydu fotoğraflarına göre, 16 aylık süreçte, 46 hektar alan yıkıldı. Bu alanda, 4 bin 985 yapı bulunmaktaydı ve bunun 3 bin 569’ı yıkılmıştır. Yani alan olarak yüzde 61’i, yapısal olarak yüzde 72’si yıkılmıştır. 87 tescilli, 247 tescile değer yapı yıkılmıştır. Bunların aralarında hamam, cami, türbe, geleneksel Diyarbakır evleri yıkılmıştır. En büyük hasarı Hasırlı Mahallesi gördü. 20 hektarlık alanın 19 hektarı yıkıldı.”


PAYLAŞ