‘Sosyal medyaya sansürden hükümet de etkilenecek’

Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarına temsilcilik açma zorunluluğu getiren ‘Sosyal Medya Yasası’ 1 Ekim’de yürürlüğe girdi ve temsilcilik açmayan sosyal ağlara 10 milyon TL’lik idari para cezası kasım ayı başında uygulandı.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre; İlk idari para cezasının üzerinden geçen 30 günlük süreçte de Facebook, Twitter ve YouTube gibi dünyanın önde gelen sosyal ağ sağlayıcıları Türkiye’de temsilcilik açmadı ve ikinci aşamada uygulanacak olan 30 milyon TL tutarındaki cezayla karşı karşıya kaldı.

İktidarın hakaret, özel yaşamın gizliliğinin ihlali gibi içerikler nedeniyle ortaya çıkan “muhataplık sorununun” aşılması gerekçesiyle savunduğu sosyal ağ sağlayıcılarına temsilcilik açma zorunluluğu getiren yasayla, bunu yerine getirmeyen ağ sağlayıcılarına beş aşamalı yaptırım yolu belirlenmişti.

Temsilcilik açmayanlara yönelik kasım ayı başında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanan 10 milyon TL’lik idari para cezasının ardından 30 gün geçti ve temsilcilik açmayan sosyal ağlara 30 milyon TL tutarındaki ikinci ceza uygulamasına gelindi.

Gelinen aşamada, Rusya merkezli sosyal medya platformu VKontakte (VK ) dışında Facebook, Twitter, Google/YouTube, TikTok gibi dünyanın önde gelen sosyal ağ sağlayıcıları Türkiye’de temsilcilik açmadı.

İkinci idari para cezasının tebliğinin ardından sosyal ağ sağlayıcıları 30 gün içerisinde temsilcilik açmazlarsa reklam yasağı, dördüncü aşamada internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli, beşinci aşamada ise bant trafiğinin yüzde 90 daraltılması yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacak.

‘10 MİLYON TL’LİK CEZAYI KİMSE ÖDEMEDİ’

Facebook’un temsilci atamayacağı kararını açıklayan, Twitter’ın sessizliğinin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Yaman Akdeniz’e göre sosyal ağ sağlayıcıların kararsızlıkları hâlâ devam ediyor.

İlk aşamadaki 10 milyon TL’lik idari cezanın üzerinden geçen 30 günlük sürenin dolmasıyla 30 milyon TL’lik ikinci ceza aşamasına gelindiğini hatırlatan Akdeniz, ilk aşamada uygulanan cezanın akıbetine ilişkin şunları kaydetti:

“10 milyon TL’lik ceza uygulanmadı, bunu kimse ödemedi. Bu ödenecek bir ceza değil. Ne zaman ceza kesilir? Örneğin lokantanız sağlığa aykırı diyelim. Cezayı kesip kapattılar. Sen de temizliğini yaparsın, cezanı ödersin dükkânın tekrar açılır. Burada öyle bir durum yok ki. Zaten gelmeyeceksen bu cezayı ödemeni gerektirecek bir durum yok. Gelmeyecek olanlar açısından bu cezanın varlığı ya da miktarı hiçbir şey değiştirmiyor.”

Temsilcilik açmayan sosyal ağ sağlayıcılarına ikinci kez uygulanacak idari para cezasının da bir etkisinin olmayacağını belirten Akdeniz, “Hükümet ‘biz ciddiyiz mesajı veriyor’ diyebiliriz. Kendi belirlediği planda tek başına ilerliyor ama şimdilik hükümetin planının da geri teptiğini söyleyebiliriz. Çünkü bu cezaların caydırıcı tarafı olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki Türkiye’ye gelmemeye karar verdiyseniz bu cezayı ödemeyi gerektirecek bir durum da yok. Bu uzun bir sürecin ikinci ayağı. Bunu uzun bir Türk dizisi olarak değerlendirirsek dizi devam ediyor ve bu daha ikinci bölüm. Bundan sonra reklam cezası, bant aralığının daraltılması cezası olacak. Bakalım Türkiye ona cesaret edebilecek mi? Yapabilir diyor ama yapacak mı önümüzdeki sene içerisinde göreceğiz. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi’nde devam eden bir süreç olduğunu da unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

 

‘CEZADAN HÜKÜMET DE ETKİLENECEK’

Yasaya göre, Türkiye’de temsilcilik açmayan sosyal ağ sağlayıcıları, ikinci cezanın tebliğ edilmesinin ardından 30 gün içerisinde temsilcilik açmazlarsa reklam yasağıyla karşı karşıya kalacaklar. Reklam yasağından sadece sosyal ağ sağlayıcılarının değil hükümetin de gelir kaybı yaşayarak olumsuz etkileneceğini belirten Akdeniz, olası üçüncü cezaya ilişkin şunları kaydetti:

“Üçüncü yasak herkesi etkileyecek ama şunu da unutmamak lazım. Facebook, Türkiye’ye, aldığı reklamlarla ilgili bedel üzerinden hem KDV hem dijital vergi hem de stopaj ödüyor. Dolayısıyla bu kaybı sadece KOBİ’lerin veya Facebook’un olarak nitelendirmek doğru olmaz. Hükümet de kaybedecek. Bu ceza eğer uygulanırsa ciddi bir gelir kaybına da yol açacak. O nedenle bunu sadece Facebook’un kaybı olarak düşünmemek gerekiyor. Dolayısıyla eğer bu yola gidilirse beşli ceza sistemindeki en sorunlu uygulamalardan bir tanesi de bu olacak. KOBİ’ler de kaybedecek, Covid-19 döneminde bu reklamları kullanan vatandaşlar, sıklıkla elektronik ticaretten alışveriş yapan halk da etkilenecek. Bu aşamada hükümet de etkilenecek çünkü ciddi bir gelir, vergi kaybı ortaya çıkacak.”

Öte yandan, sosyal medya platformlarına yönelik yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Meclis’te kurulan Dijital Mecralar Komisyonu, çalışma esaslarını belirlemek üzere geçen hafta kapalı toplantı gerçekleştirdi.

Edinilen bilgiye göre, sosyal medya platformlarına uygulanan cezaların ekonomik anlamda olumsuz sonuçlar doğurabileceği bu toplantıda da gündeme geldi. Sosyal medya platformlarına yönelik cezaların uygulanmaya başlandığı dönemde çalışmaya başlayan komisyonun, bu konuda adım atılıp atılmaması yönündeki tutumu ise önümüzdeki günlerde netleşecek.


PAYLAŞ