İstanbul Tabip Odası ‘pandemi’ raporunu açıkladı

 

İstanbul Tabip Odası (İTO) Aile Hekimleri Komisyonu, “İstanbul’da Pandemi Sürecinde Birinci Basamak Aile Sağlığı Merkezlerinde Durum Raporu"nu açıkladı.

Rapora göre ‘evde tedavi gören ve Kovid-19 hastaları, kendilerine "iğne yapmak" zorunda kalıyor, hastalar, durumlarının ağırlaşması halinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerine 184 SABİM ve ilçe sağlık müdürlüklerine ulaşamıyor.’

‘HASTALAR ÇARE BULAMAMANIN ÜZÜNTÜSÜNÜ YAŞIYOR’

ASM’lerin pandemi yokmuş gibi çalıştırıldığı vurgulanan raporda, “İstanbul’da görev yapan aile hekimleri her gün kendilerine kayıtlı ortalama 80-90 kadar Covid-19 PCR pozitif vaka ve temaslı hastalarını izleyip, sorularını yanıtlamaya, sorunlarına çare bulmaya çalışmakta, ancak çoğu kez çare bulamamanın üzüntüsünü yaşamaktadır” denildi.

Filyasyon ekiplerinin çalışma koşullarına da değinilen raporda, “Filyasyon ekipleri, yoğun iş yükleri nedeniyle hastalara ulaşmakta gecikmekte, bu da temaslı takibi ve ilaca başlanmasında süre kaybına neden olmaktadır. Artan yoğunluk ve eksik uygulamalar nedeniyle filyasyon çalışmalarının hasta ve temaslı takibinde amacına yeterli düzeyde ulaşamadığını düşünmekteyiz” ifadelerine yer verildi.

‘HASTA HASTANELERE GİTMEKTEN KORKUYOR’

Evde tedavisi süren Kovid-19 hastalarının, ASM’lere gidemedikleri için kendilerine kan sulandırıcı iğne yapmak zorunda kaldığı da aktarılan raporda, “Hastalar tedavide verilen ilaçları kullanmak istemiyor ya da hiç kullanmıyor. Mide kanaması geçiren hasta bile hastanelere gitmekten korkuyor” denildi.

Raporun devamında şu ifadelere yer verildi:

“Son aylarda salgının artışı ile mide kanaması, kalp krizi, nörolojik ve psikiyatrik şikayeti ve kontrol dışına çıkan şeker, tansiyon gibi birçok acil sağlık ihtiyacı olan hastaların tanı ve tedavileri için hastanelere gitmekten kaçındıklarını öğreniyoruz. Bazı hastaların hastane sisteminden günlerce randevu alamadıklarıda bir gerçek. Bu durumda olan hastaların yaşamlarının tehlikede olduğunu ya da kalıcı sağlık sorunu yaşadıklarını gözlemlemekteyiz."

‘HASTALAR 112’YE ULAŞAMIYOR’

"Evde tedavi altındaki hastaların durumlarının ağırlaşması halinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerine 184 SABİM ve ilçe sağlık müdürlüklerine ulaşılamadığı, bu yüzden mağduriyetlerin yaşanıldığı bilinmektedir. Konu ile ilgili aile hekimlerinin yetki ve sorumluluğu olmadığından, devreye girseler bile sonuç alınamamaktadır. Semptomu olan hastaların hastanelere gitmek için 112 birimlerine ulaşamadıkları ya da uzun süre beklemek istemediklerinden yüksek paralar karşılığında özel hastane ambulanslarından hizmet aldıklarını da biliyoruz."

"Mevsimsel grip aşısının yeterli dozda temin edilmemesi ve dağıtılamadığı için sağlık çalışanları dâhil birçok risk grubunda olan hastalarımıza hala influenza aşısı yapamadığımızı, bu durumda hastalarımızın haklı serzenişini göğüslemek zorunda kaldığımızı, hastalarımızı koruyamamanın bilincinde olduğumuzun bilinmesini isteriz. 1 yaş bebeklerimize yaptığımız su çiçeği aşısı da iki aydır dağıtılmadığı için, bu dönemde ASM’lerine aşı için getirilen bebeklerimiz geri çevrilmekte, süresiz aşı ertelemesi yapılmaktadır.”

‘PATRONLAR ÇALIŞAN TEMİZ RAPORU İSTİYOR’

"Covid-19 geçiren çalışanların işe dönüşlerinde PCR tekrarı ve işe başlama raporu istenmesi hastaları ve aile hekimlerini zor duruma düşürmektedir. Oysa bu konular Covid-19 rehberinde tanımlanmıştır. İşyeri sahibi ve hekimleri rehbere uymalılar. Çalışanların işyeri sahipleri tarafından dayatılan bu talepler karşısında mağduriyetleri giderilmelidir."

ÖNERİLER VE ACİL TALEPLER

Pandemi sürecinde acil olmayan ehliyet, işe giriş, av tüfeği, sporcu raporu vb . istekler ile kışkırtılmış tetkik talepleri ertelenmelidir.

Acil olmayan, ertelenebilir kronik sağlık sorunları için özen gösterip ASM'lere gelmeyerek, pandemiyle mücadele ve koruyucu hekimlik hizmetlerinin ağırlıklı sürdürülmesine yardımcı olunmalıdır.

Aile Hekimleri Covid-19 hastasını, bulaş, takip, tedavi sürecini yeterli düzeyde yapabilmesi için gerekli tüm bilgilere ulaşma olanağına kavuşmalıdır.

Gebe, bebek takipleri aşı hizmetleri yeterli ve etkili düzeyde sürdürülmesi için olanaklar artırılmalıdır, aşı lojistiği düzenli yapılmalıdır.

Yaklaşık iki aydır çocuklarımıza yapamadığımız suçiçeği aşısı acilen temin edilmelidir.

Riskli ve yaşlı gruplar için önerilen Kpa (zatürre) aşısının yeterli miktarda dağıtımı yapılmalıdır.

Güncellenen bilgiler, değişen protokoller, rehberler Aile Hekimleri ile doğrudan paylaşılmalıdır.

Yakınması ya da temaslı olan kişilere test için yönlendirildikleri hastanelerde hemen rapor verilebilmeli ya da sistem entegrasyonu sağlanarak başvuru ile birlikte otomatik e-nabız raporu oluşturulabilmelidir. Temaslı kişilerin tespitleri tam olarak yapılmalıdır.

Hasta ve hasta yakınlarına yönelik web siteleri ya da sosyal mecralarda bilgilendirici net mesajlar, broşürler, kamu spotları hazırlanmalıdır.

Hastaların birden fazla ekip tarafından aranması (ASM, filyasyon, hastane vb.) güvenin azalmasına neden olmaktadır. Süreç tek elden yürütülmelidir. Sağlık çalışanlarına influenza aşısı biran önce yapılmalıdır.

ASM hizmet binalarının pandemi koşullarında ne kadar kullanışsız ve elverişsiz olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. ASM binaları kamu olanaklarıyla yapılarak, ya da onarılarak uygun sağlık hizmeti verilecek yerlere dönüştürülmelidir. ASM binalarının depreme karşı güvenlikli hale getirilmesi dahil iyileştirilmesi için Sağlık Bakanlığı acilen harekete geçmelidir.

Covid-19 aşısı uygulanmaya başlandığında birinci basamak unutulmamalıdır.

Covid-19 meslek hastalığı sayılmalıdır.

Özellikli izlemlere ait ek ödemelerin hesaplanmasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.

Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin her kesimi kapsaması ve basamaklar arası zincirin kurulmasıyla sunulmasının önemli olduğu bilinmelidir. Koordinasyon sağlanarak pandemiye karşı yürütülen mücadele kolektif yürütülmelidir.

Salgına karşı yürütülen mücadelenin, yerel otoriteler, toplumu temsil eden demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, sendika ve derneklerle ilişki geliştirilerek, ortaklaşa yürütülmesi önemlidir.

Salgınla sadece sağlık hizmetiyle baş etmenin mümkün olmadığını, sağlık hizmet kapasitesini, yeterliliğini artırmakla salgının yayılması ve zararlarını azaltmak mümkün olsa da, bulaşın kırılması için hayati ve temel ihtiyaçlar dışında tüm üretimin ve dolaşımın en az bir ay durdurulması, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması kaçınılmazdır diye düşünüyoruz, bu konuda ısrarcı olduğumuzu hatırlatmak isteriz.

Evrensel


PAYLAŞ