CHP'den 'taciz' iddialarıyla ilgili açıklama

Fotoğraf: AA

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, partisinin İstanbul il örgütündeki taciz iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Salıcı, son günlerde CHP'yi hedef alan taciz iddialarıyla ilgili iktidar kanadından ağır ithamlarda bulunulduğunu aktardı.

Mağdurların hassasiyetlerini ve özel durumlarını gözeterek konuyu kamuoyu önünde şu ana kadar tartışmadıklarını vurgulayan Salıcı, kendi sorumluluklarını örtmek isteyen iktidarın en üst düzeyden bu konuyu konuşması nedeniyle de bu açıklamayı yapma ihtiyacı doğduğunu dile getirdi.

'MAĞDURLARIN İKİNCİL ŞEKİLDE MAĞDUR OLMALARI ÖNLENDİ'

Salıcı şöyle konuştu:

Adı geçen iddialarla ilgili CHP en başından beri kendi üzerine düşeni yapmıştır. Gerek İstanbul il örgütü gerek İstanbul İl Başkanımız gerek diğer örgütlerimiz, bu konuda asla taviz vermeden partimizin sıfır tolerans politikasına uygun bir şekilde davranmışlardır. Bizim geçmişte kadına şiddete ve tacize izin vermeyen tutumumuz ortadadır, bundan sonra da bu tutumuz devam edecektir. Kadına yönelik şiddete, tacize, 'sıfır tolerans' politikası CHP için her zaman bir önemde olmuştur. CHP'de kurullar vardır, CHP bir tek adam partisi değildir. CHP'nin ilçe, il örgütlerine, genel merkezine ulaşan herhangi bir şikayet, özellikle kadın hakları ve kadın tacizi konusunda ulaşan herhangi bir şikayet büyük bir titizlikle incelenir ve onun gereği yapılır. İstanbul'da yaşanan süreçlerde de il örgütümüz gereken hassasiyeti göstermiş ve mağdurların ikincil şekilde mağdur olmamalarını sağlayacak şekilde süreci yürütmüştür. 

İKTİDARI ELEŞTİRDİ

Salıcı ayrıca iktidarı da eleştirerek, "Ortada bir iktidar var, AK Parti iktidarı. Kadına karşı işlenen suçlarda, tacizlerde, tecavüzlerde, çocuğa karşı işlenen suçlarda ağır bir dosyaları, vahim bir geçmişleri olan bir siyasi parti" ifadelerini kullandı.

Salıcı şöyle devam etti:

İktidar bunu bir siyasi manevra olarak değerlendiriyor ama İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkanların aleni bir şekilde televizyonlarda konuştuğu, parti yetkili organlarında bulunduğu bir siyasi iktidarın, CHP'ye kadına karşı şiddet, taciz, tecavüz, kadın cinayetleri konusunda istikamet vermeye kalkması onların acziyetini gösterir. Bu konuyu mümkün olduğunca gelin siyaset üstü bir mesele olarak algılayalım. 

Yani mağdurun hangi siyasi partinin üyesi olduğu, bir siyasi parti üyesi olup olmamasını bir kenara bırakalım, meseleye kadına karşı taciz, kadına karşı şiddet çerçevesi içinde bakalım ve meseleyi buradan görelim. Şimdi meseleyi buradan gördüğünüz zaman iktidarın yapmış olduğu siyasi dilin tamamı ortadan kalkıyor.

Daha önce CHP'li milletvekilleri kadına karşı, çocuğa karşı tacizin, şiddetin araştırılması ile araştırma önergeleri verdi mi? Verdi. Sonuç? Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerin oyları reddedildi. Biz CHP olarak, kadına ve çocuğa karşı tacize tecavüze yeltenen kişileri en ağır şekilde yaptırımlara uğratacak yasa tekliflerinizi desteklemeye hazırız. Buyurun siz verin.

AKP döneminde "kadına ve çocuğa karşı şiddet" rakamlarının rekorlara ulaştığını söyleyen Salıcı, iktidarın CHP'yi suçlayacak bir dil kullanmasını "aymazlık" olarak nitelendirdi.

Independent Türkçe


PAYLAŞ