Bak postacı direniyor: İnsanca çalışma koşulları istediler, işten atıldılar

TÜKENMEZ HABER - Pandemi sürecinde en zorlu işlerden birini omuzlayan posta ve kargo işçileri, pandemi döneminde yasak olmasına rağmen işten çıarıldı. İnsanca koşullarda çalışmak için PTT-Sen ve PTT Kargo-Sen'i kurdukları için işten çıkarılan taşeron işçilerin başlattığı direniş dokuzuncu gününde devam ediyor. İstanbul ve İzmir’de eyleme başlayan kargo ve PTT işçilerine destek büyük.

PTT’de çalışan taşeron işçiler, kurdukları PTT-Sen’de örgütlenmelerinin ardından PTT yönetimi tarafından baskıyla karşılaşmış, yetki almak üzereyken de işveren Saf-Avrasya Adi Ortaklığı'nın itirazıyla davalık olmuştu. Ücretsiz izne zorlanan PTT-Sen yöneticilerinin, bazıları işten çıkarıldı.

‘İşten çıkarmaların yasak’ olduğu bir dönemde, işten atılan PTT-Sen ve PTT Kargo-Sen üyeleri, 9 Aralık’ta İstanbul ve İzmir’de başmüdürlükler önünde oturma eylemi başlattı.

İşten çıkarılan sendika yöneticileri yaşadıklarını ve taleplerini Tükenmez Haber'e anlattı.

‘KİMSE TAŞERON İŞÇİNİN HAKKINI SAVUNMADI, BİZ DE KENDİ SENDİKAMIZI KURDUK’

PTT Kargo-Sen’in Genel Sekteri Burhan Tan da işten çıkarılan yöneticilerden biri.  

11 yıl boyunca Beyoğlu Posta Dağıtım Merkezi’nde postacı olarak çalışan Tan, sendika çalışmalarına başlamasının ardından önce Bahçelievler Posta Dağıtım Merkezi’ne sürüldü, ardından da işten çıkarıldı.

‘Taşeron işçilerin haklarını almasını engellemek için sendikanın hedef alındığını’ belirten Tan, sendikalaşma süreçlerini şöyle anlattı;

“Bundan bir yıl kadar önce İstanbul’da birbirini tanımayan bir avuç arkadaş bir araya geldik. Yıllarca Hak İş, DİSK yanımıza geldi ancak bir daha bize uğramadı. Taşeron olduğumuz için kimse bizim hakkımızı savunmadı. Biz buna sessiz kalmadık ve kendi sendikamızı kurduk. PTT Kargo Sen ve PTT Sen’i kurduk. PTT Kargo Sen, taşımacılık kolunda, PTT Sen ise iletişim kolunda.”

‘İŞÇİYE SU, SERVİS VERİLMEYEN YERLER VAR’

"İşyerlerimizde her şeyi taşeron yapacak gibi bir algı var" diyen Tan, taşeron işçilerin çalışma koşullarını şu sözlerle anlatıyor:

“Dışarından bakan, ‘PTT devlet kurumu, çalışanlar iyi maaş alıyor' dese de alakası yok. Bu kurumda 10 kalem varsa dokuzunu taşeron işçi yapıyor. Ama asgari ücret alıyor. Adi postasını ben dağıtıyorum, kargosu, pasaportu, ehliyeti, ruhsatı hemen hemen on iki kaleme çıkıyor. Bir de mobbing altında çalışıyoruz. İşçiye su ve servis verilmeyen yerler var. Patron açık açık ‘sizin hiçbir hakkınız yok’ diyor. Aslında biz PTT’yi temsil ediyoruz ama yönetim bunu kabul etmiyor. Biz 'neden aradaki farkı şirketler alsın' diyoruz.”

‘MADEM ONLAR KILIÇLARI ÇEKTİ, BİZ DE DİRENİŞE BAŞLADIK’

Sendika yöneticilerinin işten çıkarılmasıyla direnişe geçtiklerini anlatan Tan, “Sendikanın yönetim kurulundan dört kişi, 2 Aralık’ta işten çıkarıldı. Beni o gün Topkapı’dan çağırdılar, işten çıkaracakları da aklıma geldi. Gittim orada Rıza Bey diye birisi var, bana iş feshini gösterdi, imzalamamı istedi. O kadar zoruma gittik ki. Ben elbette imzalamadım ve oradan çıktım. Madem onlar kılıçları çekti biz de çektik ve direnişe başladık. Mesela pandemi döneminde yaşadıklarımız; Bize bir maske bir de eldiven verdiler. Biz kalabalık merkezlerde çalışıyoruz. Vatandaşa da zararlı bu durum. Günde 14 saat hafta sonu yasaklarda bile durmadan çalıştık. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki yarınımız yok” diye konuştu.

‘NEDEN BİZ DE HUZURLU OLMAYALIM?’

Taleplerinin yanı sıra taşeron işçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi için de eylem yaptıklarını anlatan Tan, “Tazminatımızı almamız, işe geri dönmemiz, ücretsiz izne çıkarılan arkadaşların geri dönmesi elbette önemli ama biz taşeron çalışan arkadaşların çalışma koşullarının düzeltilmesini istiyoruz. Neden biz huzurlu olmayalım, neden rahat rahat çalışamıyoruz” diye soruyor.

‘14 BİN İŞÇİ İÇİN DİRENİYORUZ’

‘Biz 14 bin taşeron işçi için direniyoruz’ diyen Tan sözlerini şöyle tamamladı;

“Biz sadece işten atılan yönetim için değil, taşeron çalışan 14 bin işçi için direniyoruz. Bugün benim başıma gelen yarın başka işçi kardeşlerimin de başına gelecek. Taşeron işçileri desteğe bekliyorum. Bir arada olursak bizi yenemezler.”

‘YARIN YETKİ İTİRAZININ DAVASI VAR’

İzmir’de yaşayan PTT Sen Genel Başkanı Halit Büyük ise, 11 yıldır çalıştığı Park Konak A.Ş.’nin sözleşmesini yenilememesi nedeniyle işten çıkarılmış.

İş verenin işten çıkarmalar ve sözleşmeyi yenilemeyerek, sendikanın toplu sözleşme yapmasını engellemek istediğini belirten Halit Büyük, “Ege Bölgesinde sendika yetkisi için başvurduk. Yarın yetki itirazı davası var. Aynı şekilde Marmara Bölgesine bakan Saf-Avrasya Adi Ortaklığı şirketi de sendikanın yetkisine itiraz etti. Saf-Avrasya Adi Ortaklığı işçileri kod 29’la işten çıkarırken bizim sözleşme yenilenmeyeli bir buçuk ayı geçti. Bursa’da 11 yıldır çalışan örgütlenme sekreterimiz de kod 29’la işten çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

‘ÇOK GÜZEL TEPKİLER ALIYORUZ’

Sendikalaşma çalışması yürüten işçilerin işlerine, Kod 29’la son verilmesine de tepki gösteren Büyük şöyle devam ediyor;

“Kod 29 çok ağır bir uygulama. Bu maddeden işçiyi çıkarmak için önce soruşturma yapmaları lazım, ancak hiçbir süreç yok. Başka bir yerde işe dahi giremiyorsun bu madde ile atılınca. Bu kararın ardından bizler de İstanbul ve İzmir’de direniş kararı aldık. Çok güzel tepkiler alıyoruz. Çalışan işçiler de bizden yana.”

‘PATRON İŞÇİNİN HAKKIYLA HAYIR YAPIYOR’

PTT yönetiminin de yaşananlara sessiz kaldığını söyleyen Büyük, "Şu anda kadar bizimle kimse iletişime geçmedi. PTT yönetimi de şirkete gidip ‘böyle yapamazsın’ demedi. Park Konak A.Ş.’nin sahibi hayırsever ama işçiyi sömürerek hayır yapıyor. Böyle olmaz" dedi.

’İŞÇİ ALIMI YAPILMIYOR, İŞ YÜKÜ ÇOK ARTTI’

Şirketlerin memurların yapması gereken tebligat dağıtımını da hukuksuz bir şekilde taşeron işçilere yaptırdığını belirten PTT Sen Genel Başkanı Halit Büyük çalışma koşullarını şöyle anlattı;

“Yasak olmasına rağmen tebligat dağıtımı bile yaptırılıyor taşeron işçilere. Bunu normalde memur yapar ama bu şirketler kanun falan tanımıyor. Üç yıldır PTT’ye işçi alımı yapılmıyor. Pandemi döneminde iş yükü çok arttı.

'KARGOM GECİKTİ DİYE POSTACIYA KIZMAYIN, SUÇ ŞİRKETLERİN'

‘Kargom gecikti’ derken postacıya kızmayın, suç yönetimin ve şirketlerin. Yaya arkadaşlarımızın durumu çok ağır. Eskiden sadece evrak dağıtırdık artık çuvallarla yük veriyorlar. 15, 20 kiloluk çuvallarla dağıtım yaptırılıyor. Ekipmanımız yok. Arkası kasalı bir dağıtım aracı da verilmiyor. Eski apartmanlarda 8, 10 kat yukarı çıkmak zorunda kalıyor işçiler. Pandemi döneminde birçok arkadaşımız izinli. Şirketler temaslı arkadaşlarımızın ismini vermememiz için baskı yapılıyor. İzinde olan arkadaşlarımızın yerine de kimse de alınmıyor”

Son olarak taşeron işçilere çağrı yapan Halit Büyük, “Türkiye’de çalışan tüm postacı arkadaşlarımızın yanındayız. Çalışan arkadaşlarımız gelip bize her türlü sıkıntılarını anlatabilirler. Biz onların arkasında durmaya hazırız. Aidat sendikası değiliz. Biz sadece işçilerin hakkı için çıktık yola” diyor.

KOD 29 NEDİR?

Pandemi sürecinde işten çıkarma yasağı olmasına rağmen ‘kod 29 yasası’ istisna olarak kabul ediliyor. Birçok işçi açısından kabusa dönen kod 29 işçinin tazminat hakkının önüne geçiyor.

SGK işten ayrılış kodlarına göre 29 kodu, “İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” anlamına geliyor

İşten ayrılış bildirgesinde işten çıkış nedeni olarak 29 yazan bir işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamıyor.

İşten çıkarılış nedeni kod 29’dan gösterilen işçi diğer koşulları taşısa da işsizlik sigortasından yararlanamıyor.

Bir başka işe girerken 29 kodu yeni işveren nezdinde bir tür kötü sicili olan bir işçi gibi görünmesine neden olabiliyor.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR