‘Yeni’ Türkiye’de mutfağın enflasyonu

Fotoğraf: AA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayı enflasyon tahminlerini açıkladı. Türkiye, 2020 yılını tüketici fiyatlarında yüzde 14.60, üretici fiyatlarında ise yüzde 25.15’lik artış ile sonlandırmış oldu. Yılsonu itibarıyla karşılaştırdığımızda, 2019’da tüketici fiyatlarında enflasyon oranı yüzde 11.84, 2018’de ise yüzde 20.30 olarak gerçekleşmiş idi.

Enflasyon, kuşkusuz bir sonuç; ulusal ekonomide mal, hizmet ve işgücü piyasalarındaki dengesizliklerin ve tıkanıklıkların bir sonucu. Nihayetinde de ekonomi idaresinin topyekûn sorumlu olduğu bir sonuç. Türkiye’nin özellikle son üç senedir izlediği dengesiz ve deyim yerindeyse tahrip edici ekonomi politikaları bir bütün olarak bir araya geldiğinde karşımıza bu tablo çıkıverdi: Son üç yılda birikimli olarak yüzde 37 artmış bulunan tüketim malı fiyatları...

Tüketici fiyatları düzeyindeki genel artış böyle iken, aslında tüketicileri çok daha yakından ilgilendiren alt kalemlere yakından bakmak daha açıklayıcı olmakta. Örneğin toplam tüketim sepeti içerisinde yüzde 22.77 ile en fazla ağırlığa sahip olan gıda ve alkolsüz içecekler kümesinde 2020’nin enflasyonu yüzde 20.61 düzeyinde yaşanmış. Ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyon yüzde 21.12, konut sektöründe ise yüzde 9.59. Bu üç sektörün tüketici sepetindeki toplam ağırlığı 52.73, yani “ortalama” bir tüketicinin harcamalarının yarısı bu üç kalemde yaşanmakta.

9 TEMMUZ 2018 SONRASI TÜRKİYESİ’NİN ENFLASYONU

Ama biz tekrar son üç yılın enflasyon hesabına geri dönelim. Son üç yıla damgasını vuran olgu, 9 Temmuz 2018 itibarıyla Türkiye’de gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ya da genel söylemiyle Yeni Türkiye rejiminin kurgulandığı dönem.

Enflasyonun detaylı hesabını bir de söz konusu dönem için yapalım. Ortalama tüketici (ya da medyatik deyim ile sokaktaki vatandaş) açısından en önemli kalem, elbetteki mutfak enflasyonu, yani gıdanın fiyatı. Aşağıda TÜİK verilerinden derlenen grafik, 2018’in ağustos ayını başlangıç kabul ediyor ve gıda enflasyonunu aylar itibarıyla izliyor. Karşılaştırma için de genel TÜFE düzeyiyle birlikte sergiliyor.

Kaynak: TÜİK Tüketici Fiyat İstatistikleri

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi döneminde (Ağustos 2018’den günümüze) gıda ve alkolsüz içkiler mallarında (mutfakta) yaşanan toplam enflasyon yüzde 47.37. Yani son iki buçuk sene içerisinde Türkiye tüketicisi gıda mallarına yaklaşık yüzde 50 daha pahalı fiyat ödemekte.

Yukarıdaki grafik, gıda enflasyonunu, genel TÜFE endeksiyle karşılaştırıldığında, 2020 sonu itibarıyla genel tüm mallar fiyat ortalamanın yaklaşık 10 puan daha üstünde seyrettiğini gösteriyor. Bu basit hesabı diğer alt kalemlerle yaptığımızda da benzer sonuçlar elde ediyoruz: Toplam enflasyon konutta yüzde 32, ulaştırmada yüzde 34 olarak gözleniyor. İçinde bulunduğumuz dönemin en önemli harcama kalemi olarak izlediğimiz sağlık harcamaları için ise birikimli enflasyon yüzde 40 düzeyinde gerçekleşmiş.

Yeni Türkiye’de halk giderek daha hızlanan enflasyonla karşı karşıya; gıda mallarını da artık çok daha pahalıya satın almak zorunda.

Yukarıda kısaca vurguladığımız üzere enflasyon, kuşkusuz bir sonuç; ulusal ekonomide mal, hizmet ve işgücü piyasalarındaki dengesizliklerin ve tıkanıklıkların bir sonucu. Nihayetinde de ekonomi idaresinin topyekûn sorumlu olduğu bir sonuç.

Bu yazı ilk olarak Cumhuriyet'te yayımlanmıştır.


PAYLAŞ