'Bir hukukçu olarak dehşet içindeyim, sendikal çalışmalar örgüt faaliyeti sayıldı'

TÜKENMEZ HABER  - Eskişehir Anadolu Üniversitesi yönetimi, Hukuk Fakültesi’nde görev yapan Ceza ve Ceza Muhakemesi Ana Bilim Dalından, Doktor Barış Işık’ı 'Masonik-FETÖ’cü-Marksist Cephe' isimli yapıya üye olmakla suçladı. 

Üniversite yönetiminin uydurduğu bir örgüte üyelikle suçlanan Barış Işık, Tükenmez Haber’e yaptığı açıklamada, “Bir hukukçu olarak dehşet içindeyim. Tüm sendikal çalışmalarımız, örgüt faaliyeti olarak gösterildi” dedi.

Anadolu Üniversite’sinden atılma sürecinde pek çok hukuksuzluk yaşadığını belirten Barış Işık, "Savcılık üniversitenin iddialarına ilişkin ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verdi. Yine İdare Mahkemesi üniversiteye hukuksuzluktan vazgeçme fırsatı verdi, lakin üniversite yönetimi bu kararda ısrar etti” diye konuştu.

Barış Işık

‘ÜNİVERSİTE HUKUKSUZLUĞU GİDEREBİLİRDİ LAKİN FIRSATI KAÇIRDI’

Üniversiteden iki kere atıldığını söyleyen Dr. Barış Işık, şöyle devam etti;

“Ben toplamda iki kez atıldım. Her sene Eylül ayında benim konumunda olan akademisyenlerin ataması yenileniyor, 2019 yılında benim atamam yenilenmedi.

2019 yılındaki Eylül ayında atamamın yapılmamasına gerekçe olarak, ‘ihtiyaç yok’ yönünde bir karar çıktı. İkinci olarak ise haberimiz olmadan yürütülen disiplin soruşturması oldu.

Üniversiteyle ilişkimiz kesilmesinin ardından, iptal davası açtık. Mahkeme de bir taraftan üniversite tarafından başlatılan ‘idari soruşturmanın’ akıbetini istedi.

Soruşturmayı ve sunduğumuz belgeleri inceleyen Eskişehir 1. İdare Mahkemesi  'atılmanın yetkisiz' olduğuna karar verdi ve işlemi yenilemesi için kararı üniversiteye yolladı

Üniversitenin eline bu hukuksuzluğu düzeltmek için fırsat geçmişti ancak üniversite bu fırsatı elinden kaçırdı. Fakülte yönetimi bir araya gelerek beni tekrar attı.”

 

Son olarak üniversite soruşturmasında Dr. Barış Işık hakkında “Şüpheli üzerinden manevra bulmak isteyen siyasi ve karanlık güçlerin (FETÖ, terör destekçisi Marksist Cephe ve Masonik yapının) el birliğiyle ortaya çıkarmış olduğu projenin bir ürünü” suçlamalarına yer verildi.

‘BİR HUKUKÇU OLARAK ŞAŞKINLIK İÇİDEYİM’

"Soruşturma karşısında bir hukukçu olarak şaşkınlık içindeyim, dehşet içinde kaldım" ifadelerini kullanan Işık, “Soruşturmada, ‘Şüpheli, Eskişehir ili özelinde herhangi bir siyasetçinin veya basın mensubunun sahip olmadığı bir kudrete erişmiş, adeta kilit bir siyasi figür olarak ön plana çıkmıştır’ ifadesi yer aldı. Soruşturmacı Doç. Dr. Mesut Aygün’e göre ”bu yapı Hukuk Fakültesi içinde yer alıyor, hatta bu örgütün eş başkanları bulunuyor. Örgüt şemasında eski dekan ve yöneticilerin, halen fakültede görev yapmakta olan akademisyenlerin de ismi geçiyor" diye konuştu. 

‘İDARİ SORUŞTURMADA GİZLİ TANIK İFADESİNE BAŞVURULMUŞ’

Soruşturmaya gerekçe olarak sendikal faaliyetlerin gösterildiğini söyleyen Işık şöyle devam etti;

“Tüm sendikal faaliyetlerim alt atla yazılarak örgüt faaliyeti olarak gösterilmiş. Mesela Hukuk ve TİS Sekreteri olarak toplu iş sözleşmesine ilişki yaptığım basın açıklaması da buna eklenmiş. Burada aslında Eğitim Sen’in bütün faaliyetleri, yüz kızartıcı suç olarak atfedilmiş. Yine idari soruşturmada, gizli tanık ifadeleri yer alıyor. Lakin idari soruşturmalarda gizli tanık ifadesine başvurulması hukuken mümkün değil.  Soruşturma bu anlamda da belki Dünya’da bir ilk olma özelliği taşıyor” 

'ATANAN REKTÖRLER AKADEMİSYENLERİ MUHATTAP ALMIYOR' 

"Atama yoluyla getirilen kayyum rektörler kendilerini üniversiteye karşı sorumlu hissetmiyor" diyen Barış Işık sözlerine şöyle devam etti;

“Üniversitenin bir bileşeni olmayan dışardan atama yoluyla getirilen rektör kendisini sadece iktidara karşı sorumlu hissediyor ve iktidarın kararlarını harfiyen yerine getirmeye çalışıyor. Üniversite bileşenlerinin iradesi iradesi ve talepleri yok sayılıyor. Örneğin benim ilk atılma sürecimde rektörle görüşme talebim olmuştu. Ancak Şafak Ertan Çomaklı’nın rektör olarak atanmasın ardından hiçbir randevu talebime cevap verilmedi. Bu durum yeni rektör Fuat Erdal döneminde de devam etti” 

‘AKADEMİSYENLER MUTSUZ’

Rektör atama kararlarının akademisyenler içinde bıkkınlık yaratığına dikkat çeken Işık, "Dışardan kayyum atamanın bir diğer sonucu da yapılan keyfi uygulamalar. Yıllardır görev yapan akademisyenler karar alma mekanizmasında yer almıyor. Atanan rektörün sadece iktidarın emirlerini yerine getirmesi isteniyor. Akademisyenler arasında büyük bir tepki var, mutsuzlar ve bıkkınlık içindeler" dedi.
 


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR