Erdoğan’dan AB’ye ‘diyalog’ çağrısı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AB ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle Çankaya Köşkü'nde bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Düzenli Türkiye-AB zirvelerini ve üst düzey diyalog toplantılarını da tekrar başlatmakta fayda görüyoruz" dedi.

AB'nin Türkiye'yi üyeliğe kabul etmesinin 'ontolojik bir tercih' olacağını öne süren Erdoğan, "Brexit ile beraber artan belirsizlik ancak Türkiye'nin AB'de yer almasıyla giderilecektir" iddiasında bulundu.

"60 yılı bulan üyelik sürecimiz nasıl bizim için stratejik bir tercih ise AB'nin tam üyeliğe bizi kabulü de ontolojik bir tercih olacaktır" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz ülke olarak uzun vadeli bakış açısıyla, olumlu gündem oluşturmak ve ilişkilerimizi tekrar rayına oturtmak için hazırız. Avrupalı dostlarımızın da aynı iradeyi sergilemesini bekliyoruz.

2020 Mart ayında Brüksel'de yaptığımız görüşmelerde mutabakatın güncellenmesi konusunda anlaşmıştık. Türkiye olarak biz üzerimize düşeni yaptık ancak Avrupa tarafından tekliflerimize cevap alamadık. Düzenli Türkiye-AB zirvelerini ve üst düzey diyalog toplantılarını da tekrar başlatmakta fayda görüyoruz. Kısa bir süre önce yaptığım görüşmelerde bu ay sonu kendileriyle birlikte ülkemize bir araya gelme teklifimi yaptım onlardan da kabul gördü."

'SAHİLLERE HAPSEDİLME GİRİŞİMLERİNE İTİRAZ EDİYORUZ’

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta 'ciddi haksızlıklara maruz kaldıklarını' öne süren Erdoğan, "Sahillere hapsedilme girişimlerine itiraz ediyoruz. Doğu Akdeniz'i rekabet değil iş birliği havzasına dönüştürmeliyiz. Son yıllarda hava sahası ihlallerini ve adalar konusunda hukuka aykırı faaliyetlerini artıran Yunanistan'ı gerginliği tırmandıran faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Yunanistan'la 25 Ocak'ta başlayan istikşafi görüşmelerin yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum" diye konuştu.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"AB'nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor. AB, Kıbrıs'ta 2004'te 'çözüme hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirirken, referanduma evet diyen Kıbrıs Türk'üne verdiği taahhüdü unutmuştur. Bunları da yerine getirmesini bekliyoruz.

Kıbrıs'ta başarısız olmuş modelleri tekrar tekrar konuşmak yerine yeni ve gerçekçi alternatifleri tartışmamız gerekiyor. Fransa ile ilişkileri yeniden ele alarak gerilim hattından kurtarmak istiyoruz. İki taraf tarafından atılan adımları memnuniyetle takip ediyoruz.

Bin yıldır ortak coğrafyayı paylaşıyoruz. Türk tarihini Avrupa'sız okumak nasıl mümkün değilse, Avrupa tarihini de Türkiye'siz anlamak mümkün değildir. Yaklaşık 60 yıldır birliğe tam üyelik mücadelesi veriyoruz. Onca çifte standart ve haksızlığa rağmen, tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik.

2002 yılında göreve ilk geldiğimizde Kopenhag kriterlerine gerekirse Ankara kriterleri der yolumuza devam ederiz demiştim. Tarihi nitelikte adımlar attık. Anayasamızın 3'te 2'sini değiştirerek, darbe döneminin izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdık. Darbelerle, cuntalarla maruf bir ülkeyi ileri demokrasi rayına oturttuk. Ülkemizde sessiz bir devrime imza attık."

AA

 


PAYLAŞ