Devlet, Ayşe Tuba Arslan'ın ölümünde ihmali olanları korumaya aldı

Eskişehir’de emniyet ve savcılığa yaptığı 23 suç duyurusuna rağmen korunamayan ve boşandığı eşinin satırlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan’ın ölümünde ihmali olan devlet görevlilerine yönelik inceleme kapatıldı.

4 koruma kararına rağmen Arslan’ın katledilişini önleyemeyen emniyet birimleri hakkındaki soruşturmada ‘İhmal yok’ sonucu çıktı.

Evrensel’den Meltem Akyol’un haberine göre, Hakimler ve Savcılar Kurulu, fail Yalçın Özalpay hakkında ev hapsi dahi uygulamayan hakim hakkında ‘Kovuşturmaya yer yok’ kararı verdi, dosyayı kapattı. Oysa Adalet Bakanı, “Adalet kapısına gelenin feryadına sessiz kalamaz” diyerek gereğinin yapılacağını iddia etmişti. Tedbir kararlarını takip etmekle yükümlü Eskişehir Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) yetkililerinin de bakanlık tarafından kusursuz olduğu öne sürüldü.

CHP Eskişehir Milletveli Utku Çakırözer, "Ayşe Tuba’yı koruyamayan devlet bu kararlarıyla onu mezarında bir kez daha öldürdü" diyerek kararlara tepki gösterdi.

‘ARSLAN’IN SON DİLEKÇESİ: ÖLDÜKTEN SONRA MI KORUYACAKSINIZ?’

Ayşe Tuba Arslan 11 Ekim 2019’da Eskişehir’in en işlek caddelerinden birinde, boşandığı eşi Yalçın Özalpay’ın satırlı saldırısına uğradı. 44 gün yaşam mücadelesi veren Arslan 24 Kasım’da hayatını kaybetti. Ölümünden sonra Ayşe Tuba Arslan’ın Eskişehir’de savcılık ve emniyete iki yıl içinde Özalpay hakkında hakaret, tehdit ve basit yaralama iddialarıyla 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Ölümünün ardından Ayşe Tuba Arslan’ın çantasında yazdığı 23. suç duyurusu dilekçesi bulundu. Arslan son dilekçesinde tedbir kararlarına rağmen korunamıyor olmasına isyan ederek şu ifadeleri kullandı:

“Benim bu Yalçın Özalpay isimli şahısla ilgili başvurmadığım hukuki işlem kalmadı. Bu şahıstan ölüm tehdidi alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz?"

BAKAN "FERYADINA SESSİZ KALMAYIZ" DEDİ AMA...

Ayşe Tuba Arslan’ı öldüren Yalçın Özalpay yargılama sonucu ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ailesi ve Eskişehirli kadın avukatlar ise Ayşe Tuba Arslan’ın ölümüne neden olan ihmallerin peşini hiç bırakmadı. Konuyu Meclis gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de ‘Ayşe Tuba’yı koruyamayan devlet görevlilerinin de cinayetin azmettiricisi olduğunu” söyleyerek Adalet Bakanlığına ihmali olanların tespit edilerek cezalandırılması çağrısı yaptı.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı 29 Kasım 2019 tarihinde yaptığı açıklamayla Ayşe Tuba Arslan’ın 23 suç duyurusunu doğruladı.

30 Kasım 2019’da, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından ihmali görülen kamu görevlilerinin tespiti amacıyla inceleme izni verildi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de 2 Aralık 2019 tarihinde yaptığı açıklamada, “Adalet kapısına gelenin feryadına sessiz kalamaz. Bu konuda yargısal olarak en ufak bir aksaklık yaşandıysa HSK gerekli müeyyideyi uygulayacaktır” dedi ancak öyle olmadı.

ARSLAN’IN ‘DOSYAYI KAPATTIK’ YAZISI

Arslan’ın 23 suç duyurusuna rağmen korunmamasına ilişkin inceleme ve soruşturmalar geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Eskişehir Aile Mahkemesinin uzaklaştırma kararlarına uymayan saldırgan hakkında etkili tedbirler uygulamaması, şiddeti önleme amaçlı elektronik kelepçe ya da zorunlu hapis cezasından hiçbirini uygulamaması gibi nedenlerle yapılan soruşturma ve incelemeler sonucu HSK tarafından Ayşe Tuba Arslan’ın babası Serdar Arslan’a 4 Ocak tarihinde gönderildi. Yazıda, uzaklaştırma kararlarını defalarca ihlal etmesine rağmen fail Yalçın Özalpay hakkında hiçbir etkin ve caydırıcı tedbir kararı almayan aile mahkemesi hakimi hakkında kovuşturmaya gerek olmadığı kararı verildiği ve soruşturma dosyasının kapatıldığı bildirildi.

Alınan 4 ayrı koruma kararına rağmen Ayşe Tuba Arslan’ın, sokak ortasında saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesinde polisin ihmal ve kusuru olup olmadığına ilişkin Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen inceleme sonucunda da ‘Emniyet birimlerinin bir kusuru olmadığı ve soruşturmaya yer olmadığı’ sonucuna varıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezinin (ŞÖNİM) Eskişehir sorumlularının, Ayşe Tuba Arslan’ın suç duyuruları ve tedbir kararlarının takibi konusunda ihmalleri olduğu, Bakanlık avukatlarının Ayşe Tuba Arslan’ın dava süreçlerini takip etmediği iddiaları ile ilgili soruşturmadan da ‘aklama’ çıktı. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırzer’in soru önergesine şu yanıtı verdi: “ŞÖNİM personeli hakkında gerekli soruşturma gerçekleştirilerek, yapılan incelemede Bakanlığımız görevlerine ilişkin mevzuat çerçevesinde gerekli mesleki iş ve işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.”

ÇAKIRÖZER: FARKLI KARAR ALSALAR, AYŞE TUBA YAŞIYORDU

Sorumlu kamu görevlilerinin aklanmasına CHP Milletvekili Çakırözer tepki gösterdi. Aklama kararlarını ‘skandal olarak niteleyen Çakırözer, “Bir yıl önceden ‘Geliyorum’ diyen bu cinayete göz yuman devlet görevlileri hakkında hiçbir yaptırım yok. Hakimler bir tek başvuruda dahi farklı davranmış olsalar bugün Ayşe Tuba yaşıyor olacaktı. HSK hakim ve savcılarını, Emniyet polisini, Aile Bakanlığı da uzmanlarını korudu. Tam 23 kez ‘Can güvenliğim yok, beni koruyun’ diyen Ayşe Tuba’yı koruyamayan devlet bu kararlarıyla onu mezarında bir kez daha öldürdü. ‘Ayşe Tuba’nın feryadına sessiz kalamayız’ diyenler, görülüyor ki bugün bu feryada kulak tıkadı. Ayşe Tuba’nın katledilmesinden bu yana 408 günde tam 324 kadın daha öldürüldü bu ülkede” diye konuştu.

HANGİ KURUM NEDEN KUSURLU?

Eskişehirli 7 kadın avukat ölümünün ardından, Ayşe Tuba Arslan’ın yaptığı 23 suç duyurusuna rağmen neden korunamadığını belgeleyen 56 sayfalık bir rapor hazırladı. Rapora göre;

Aile Mahkemesi uzaklaştırma kararlarına uymayan saldırgan hakkında etkili tedbirleri seçmemiş, şiddeti önleme amaçlı GPS donanımı, elektronik kelepçe ya da zorunlu hapis cezasından hiçbirini uygulamadı.

Ayşe Tuba Arslan’ın tüm şikayetleri İstanbul Sözleşmesi’nin açık hükümlerine aykırı biçimde savcılıkça uzlaşma bürosuna sevk edildi. Bu uzlaştırma girişimleri Arslan’ın yeni saldırılara uğramasına zaman hazırlarken, saldırgan Özalpay hakkında dava açılma sürecini geciktirdi.

Saldırgan aleyhinde açılan davaların büyük çoğunluğu beraat ya da tazminat cezası ile sonuçlandı ve Ayşe Tuba Arslan’a yönelik sistematik şiddet görmezden gelindi.  

Gerek Aile Mahkemesinde gerekse ceza davalarında hakkında etkili ve caydırıcı ceza verilmeyen saldırgan Ayşe Tuba Arslan’ı öldürdü.

ŞÖNİM tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını takip etmedi. Ayşe Tuba Arslan için bir dosya dahi tutulmadı. ŞÖNİM’in mahkemelere gönderdiği hiçbir evrak olmadığı ortaya çıktı. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirim yapılmasına rağmen bakanlık avukatları davaları takip etmedi.

4 kez çıkarılan koruma kararlarına rağmen Emniyet güçleri uzaklaştırma ve koruma kararlarının infazı için gerekeni yapmadı.


PAYLAŞ