Kar, kış demeden hayatları pahasına çalışan motosikletli kuryeler

Fotoğraf: AA

TÜKENMEZ HABER - Covid-19 pandemisi nedeniyle karantina tedbirleri alınması ve son bir yılda market uygulamalarının da sektörde ağırlık oluşturmasıyla motosikletli kuryelerin iş yükleri hayli arttı. Bu alandaki rekabet nedeniyle iş yükünün çoğunluğu zaten zor şartlarda çalışan kuryelerin sırtına yüklendi.

Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Mustafa Özdemir de bu düzeni şu cümlelerle anlatıyor:

“Geçen haberlerde vardı. Motosikletçi kaza yapıyor, kafasından kask çıkıyor. Normalde çıkmaması lazım. Neden? Acele ettiği için unutuyor bağlamayı. Eldiven giymeyebiliyor bazen. İşletmeler bilinçli veya bilinçsiz olarak kuryenin üstünde baskı oluşturuyor”

Yolda yürürken, evimizin balkonunda otururken veya araba kullanırken onlara çok sık rast geliyoruz. Genellikle hızlıca ve ani manevralarla sürüş yaparak hayatlarını riske atıyorlar.  ‘Serseri bunlar’ diye düşünenler olsa da motosikletli kuryeler sıcak evlerinde oturan insanlara hizmet eden, ekmek mücadelesi veren insanlar. Canlarını da öyle keyfi olarak riske atmıyorlar.

’30-40 SİPARİŞ’

Gıda sektöründeki motosikletli kuryelerin günde 30-40 adet, normal kuryelerinse 15 adet civarında sipariş teslim ettiğini kaydeden Özdemir, “Gıda sektöründe yeni bir çalışma modeli çıktı. Çalışma saatleri uzadı. Esas sürelerinin dışında. Günde 9-10 saat. Haftada 6 gün çalışıyorlar. Yasal prosedürün dışında hareket ediyorlar. Normal firmalar sigortaları yatırıyorlar ama gıda sektöründe fazla mesai, sigortayla ilgili sorunlar olabiliyor. Artık esnaf modeline geçildiği için kuryelerin şirket açmasını istiyorlar. Öyle bir çalışma şekli var.” ifadelerinde bulundu.

‘MAKSİMUM 4 BİN LİRA’

“Bir kuryenin maksimim geliri 4 bin lira civarındadır. Maksimum diyorum çünkü giderleri, ince hesapları falan şu an hesaplayamam. Bazen asgari ücrete kadar düşüyor.” diyen Özdemir, kuryelerin ihtiyaçlarıyla ilgili de şunları söyledi:

“Bir motosikletli kuryenin en büyük ihtiyacı motosiklet ve ekipman. Ülkemizde vergi oranları çok yüksek olduğundan insanlar kolay ulaşamıyor. Gerçekten koruyucu kıyafet 10 bin lira koruyucu kask 3 bin lira motosiklet de olmuş 30-40 bin lira. Bu yüzden insanlar güvenilir motosikletleri değil de piyasa mallarına düşüyorlar. Bu da trafikte kuryenin sağlığı için sorun teşkil ediyor.“

‘FARKINDA OLMADAN MOBBİNG UYGULUYORLAR’

“Market ve yemek uygulamalarının süre kısıtlamaları konusunda sizin üzerinizde baskı, dayatma gibi bir durum söz konusu mu?” sorusunu yanıtlayan Özdemir şunları kaydetti:

“Evet. Evdeki kişi işinin çabuk görülmesini ister. Firma da bu talebi karşılamaya çalışır. Fakat paketi bir yerden bir yere götürecek kişi kuryedir. Kuryenin üzerinde baskı oluşuyor. 'Bu çok acil', 'Soğumaması lazım' gibi... Bir kuryeye üç tane paket verirseniz bunu 20 dakika, yarım saat gibi sürelerde teslim etmeye çalışıyor. 8-10 katlı siteye gitmek zaman kaybı demek. Bu sefer de kurye bu zamanı yolda telafi etmeye çalışıyor. Sonucunda daha dikkatsiz sürücü, kural ihlali gibi şeyler ortaya çıkıyor. Çünkü bazen kurye bir dakikanın peşine düşüyor. Şirketler 'biz yapmıyoruz' dese de farkında olmadan mobbing uyguluyorlar. ”

Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Mustafa Özdemir

Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Mustafa Özdemir

‘SON DAKİKA SİPARİŞİ VERİLMEMELİ’

Peki motosikletli kurye hizmeti alan müşteriler ne yapabilir?

Özdemir, bu soruyu şu ifadelerle yanıtlıyor:

“'Bozuk para getirin' falan diye yazmayı biliyorlarsa 'Kurye hayatını tehlikeye atmadan getirebilir' yazabilirler. Ya da son dakika sipariş verilmemeli. Mesela yemek yaparken tuz bitmiş, tuz siparişi veriyor. O son dakikayı kuryenin kapatmasını beklemeyin. Kuryelik Türkiye'de çok ileri düzeylere geldi. Kuryelik aslında çok acil işler için kullanılan bir sistem değil. “

‘İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRÜYORSUNUZ’

Evinde oturan insan kuryenin yoğunluğunu bilmediğini söyleyen Özdemir, “Kurye bazen elinde damacanayla 1 kilometre yürüyor, siteye alınmıyor. Bunun stresi de müşteriye yansıyabiliyor. Beni geçen gün siteye almadılar. Dernek başkanıyım diye gösteriyorum kartı, üzerimde kurye kıyafeti var. Ondan sonra başka bir yere gidip yine aynı şeyi yaşadığınızda ister istemez sinirleniyorsunuz. İkinci sınıf insan muamalesi görüyorsunuz.” dedi.

‘BİR BARDAK ÇAYLA ISINMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Şişli'de başından geçen bir olayı da anlatan Özdemir şunları kaydetti:

“Maya Akar Center diye bir yer var. Plazanın otoparkına motosiklet girişi yasak. Çevresinde müsait bir yer yok. Tek müsait yer yanındaki kaldırım. Şişli Belediyesi de karar almış, kaldırıma motosiklet park edenlere ceza kesiyor. Kurye ne yapsın bu durumda? Sırtına alıp taşıyacak hali yok. Vatandaş şikayet ediyor kaldırıma park ediliyor diye, plaza otoparka kabul etmiyor... Bunlar diyor ki şimdi 'kuryeler kötü' Kuryeler kötü de kardeşim, dışarıda kar, kıyamet var. Gidin Zincirlikuyu köprü altına bakın. Orada birilerine hizmet vermek için soğukta bir bardak çayla ısınmaya çalışıyorlar. Onlar işe hiç bu tarafından bakmıyorlar. Bir gün arıyor beni 'Neden geç kaldın?' Dışarıda buz var kardeşim. Bu bindiğim şey iki teker. Hiç demiyor 'adam düşer, sakatlanır, ölür' diye. O işine bakıyor...”


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR