Körfez'deki anlaşma Türkiye'yi nasıl etkileyecek?

Fotoğraf: AA

TÜKENMEZ HABER - 5 Ocak 2021’de Suudi Arabistan’daki Körfez İşbirliği Konseyi toplantısına Katar’ın da davet edilmesi ve varılan anlaşmayla körfez ülkeleri arasına uzun süredir devam eden gerginlik sonlandı. El-Ula zirvesinin ardından Katar'a yönelik ambargoyu sonlandıracak bir anlaşmaya imza atılmasının ardından Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ilişkilerin normalleşeceğine dair işaretler de geldi.

BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, SkyNews televizyonuna verdiği röportajda “Türkiye ile karşılıklı olarak egemenliğe saygı çerçevesinde ilişkilerimizin normalleşmesini istiyoruz” dedi. Gargaş, normalleşme için Türkiye’nin Müslüman Kardeşler politikasına da dikkat çekerek, “Ankara’nın Müslüman Kardeşler’in ana destekçisi olmasından vazgeçmesini istiyoruz” demişti.

KAZANAN KİM, KAYBEDEN KİM?

Peki Körfez’deki anlaşmanın kazananları ve kaybedenleri kim, bu anlaşmanın Türkiye’ye etkileri nasıl olacak, Türkiye'nin dış politikasında ne gibi gelişmeler yaşanabilir? BAE’yle normalleşme sinaylleri, SUUDİ Arabistan’la ilişkileri de etkiler mi?

ABD dış politikası, Türk dış politikası, Balkanlar, 'ulusal çıkar' gibi konularda çalışmaları bulunan, 2017'de KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. İlhan Uzgel, Tükenmez Haber için yorumladı. Uzgel, "Türkiye, bundan sonra Suudi Arabistan'la daha rahat ilişki kuracak. Birleşik Arap Emirlikleri'yle de ilişkileri yavaş yavaş düzelecek" yorumunda bulundu.

Anlaşmadan kârlı çıkan ülkeler arasında Katar, Amerika, İsrail ve Türkiye'yi gösteren Uzgel, "Uygulanan gayri resmi boykot nedeniyle Türkiye ekonomik olarak kaybetti" dedi.

'TÜRKİYE DE KAZANÇLI ÇIKANLAR ARASINDA'

Kimlerin kazançlı çıktığının aşağı yukarı belli olduğunu kaydeden Uzgel, "Katar geri adım atmayarak direnebildiğini gösterdi. Karşısında daha büyük bir blok vardı. Tabii ki Amerika bu işten kazançlı çıktı. Gerilimin uzaması Amerika'ya zarar veriyordu. Bölgede İran'a karşı olan cepheyi zayıflatıyordu. Dolayısıyla Amerika kazançlı çıkanlar arasında. Anlaşmazlığın çözülmesinde de Amerika'nın önemli bir rolü olduğunu görüyoruz. Trump'ın damadı oradaydı o sırada. Bir taraftan Kuveyt önde ama arkada Amerika yoğun bir diplomatik faaliyet yürüttüler. Katar aşağı-yukarı geri adım atmadan bu ambargodan kurtulmuş oldu. İsrail'in de kazançlı çıktığını söyleyebiliriz. Biliyorsunuz İsrail, Araplarla ilişkilerini düzeltiyordu. Dolayısıyla o da kârlı çıkmış oldu. Türkiye de kazançlı çıkanlar arasında. Muhtemelen kendisine bir pay biçecek. Büyük olasılıkla Türkiye'nin de bunda etkisi olduğunu düşünüyolar ama bu daha geri planda kalan bir konu." diye konuştu.

'BAE'YLE İLİŞKİLERİ YAVAŞ YAVAŞ DÜZELECEK'

Uzgel, "Katar, dış politikada ve ekonomide Türkiye'nin anlaştığı nadir ülkelerden biri. Yani bu anlaşmanın Türkiye'nin ekonomik ve diplomatik ilişkilerine yansıması nasıl olur?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:

"Siyaseten ve güvenlik alanındaki ilişkiler devam eder. Ekonomik ilişkiler biraz bulanık. Katar'ın Türkiye ekonomisine ne kadar katkı sağladığını bilmiyoruz. Bir swap anlaşması var, o açık ama onun dışında Katar'ın Türkiye'ye sağladığı aktif destek nedir çok bilgimiz yok açıkçası. Dolayısıyla burası üzerine söyleyeceğimiz şeyler spekülatif olur. Yani doğrudan 'Katar, Türkiye'ye doğrudan finansal katkı sağlıyor mu, doların yükselmemesi için Katar resmi kanallar dışından para mı soktu?'  Ben bunu bilemem. Bunu iktisatçılar, finansla ilgilenenler belki söyleyebilirler. Ama şöyle söyleyeyim; Türkiye, Katar kamburundan kurtulmuş olur. Bundan sonra Suudi Arabistan'la daha rahat ilişki kuracak. Birleşik Arap Emirlikleri'yle de ilişkileri yavaş yavaş düzelecek. Bundan Türkiye'nin doğrudan zarar görmesini beklemiyorum. "

'TEK SORUN MÜSLÜMAN KARDEŞLER DEĞİL'

BAE Dışişleri Bakanı Gargaş'ın, 'Ankara’nın Müslüman Kardeşler'in ana destekçisi olmasından vazgeçmesini istiyoruz' açıklamasını da yorumlayan Uzgel, "Bunu yapmadan BAE ile ilişkileri düzeltmenin yolunu arayacaktır Türkiye. Tek sorun bu değil, Doğu Akdeniz ve Libya'da da var sorun. Ama bunlar aşılmayacak konular değil. Türkiye ile BAE arasında sorun olmasını gerektirecek fazla bir şey yok aslına bakarsanız. " dedi.

'TÜRKİYE, MÜSLÜMAN KARDEŞLERİN BAZI FAALİYETLERİNE KISITLAMA GETİREBİLİR'

Türkiye'nin Müslüman Kardeşler liderlerinin bazı faaliyetlerine kısıtlama getirebileceğini söyleyen Uzgel, "Bunu kamuoyu fark etmez bile. Zaten kamuoyunun bunun farkında olduğunu da zannetmiyorum. Türkiye'de sokağa çıkıp anket yapsanız 'Türkiye'de Müslüman Kardeşler örgütünün liderleri var, bunlar yayınlar yapıyorlar' deseniz kimsenin haberi yoktur. Dolayısıyla kısıtlanmasından da kimsenin haberi olmaz. Zaten etkisiz bir konumda Orta Doğu'da baskı altında bir gruptan söz ediyoruz. Türkiye bunları gayet rahat yapabilir. İsterse pazarlık kozu olarak kullanır bunu." ifadelerinde bulundu.

'TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK KAYBETTİ'

Uzgel, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkileri konusunda ise şu yorumlarda bulundu:

"Rahatlayacak bence. Zaten Amerika da Körfez'le ilişkiler anlamında bir gevşeme istiyor. Amerika, müttefikleri arasındaki gerilimi bitirmek istiyor. zaten gayet sıcak mesajlar verildi. Bu gerilimde Türkiye ekonomik olarak kaybetti. Suudi Arabistan ve BAE'deki gayri resmi boykottan Türkiye zarar etti. Bunun aşama aşama kaldırılması söz konusu olabilir. Bundan da iktisadi olarak kârı olur. Siyaseten de Türkiye, Suudi rejiminin kendisinden rahatsız olabilir ama böyle bir derdi yok biliyorsunuz. Dolayısıyla sorun olmasını gerektirecek bir şey yok aslına bakarsanız. Onlar da Yunanistan'la askeri ilişkilerini geliştiriyorlar. Dolayısıyla bana sorarsanız gelişecek. Amerika bölgede yeni bir stratejiye geçiyor. Bunun ayaklarını parça parça yaşıyoruz. "


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR