Hukukçular yanıtladı: Soylu söz konusu tepkisinde haklı mı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter'dan yapmış olduğu paylaşımda, "Annemle fotoğrafımın altına küfreden alçak mahkemeye çıkıyor ve adli kontrolle serbest. Ne yapmalıyım?" diye yazdı.

Soylu'nun Twitter'dan yapmış olduğu paylaşım şöyle:

SOYLU'NUN ÇIKIŞI SOSYAL MEDYADA TARTIŞMAYA YOL AÇTI

Soylu'nun bu çıkışı sosyal medyada tartışmaya yol açtı. Birçok kişi Soylu'nun çıkışını haksız gördüğünü belirtti.

BAKAN GÜL: KLAVYE BAŞINA GEÇİP BANA TUTUKLAMA SİPARİŞİ VERENLERE SESLENİYORUM

Ayrıca Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun belirtmeden bu duruma tepkisini "Klavye başına geçip bana tutuklama siparişi verenlere sesleniyorum" diyerek gösterdi. Bakan Gül, "2 yıla kadar hapis gerektiren suçta tutuklama yasak. Hakaret suçu da bu yasak kapsamında. Yargı kimsenin sıfatına bakmaz, herkes yargı önünde eşit. İster yürütme ister yargıda görev üstlenmiş olalım" ifadelerini kullandı. 

HUKUKÇULAR YANITLADI: SOYLU SÖZ KONUSU TEPKİSİNDE HAKLI MI?

Peki hükümetin iki bakanın arasında polemiğe yol açan Soylu söz konusu tepkisinde haklı mı? Hakaret içerikli ifadeler kullanan kişinin tutuklu mu yargılanması lazım yoksa mevcut yasal düzenlemeler kapsamında durum farklı mı? Bu soruları hukukçular yanıtladı. 

'HAKARET SUÇLARINDA HAPİS CEZASI 2 YILIN ALTINA İNDİRİLEREK DÜŞÜRÜLÜR VE PARA CEZASINA ÇEVRİLİR'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Avukat Tuba Torun, Soylu ile annesinin fotoğrafının altındaki bir ifadeden meydana gelen olayda kamu görevlisine hakaret suçunun söz konusu olduğunu belirtti. "Hakaret suçundan dolayı tutuklu yargılama zaten Türk hukuku uygulamasında yoktur" diyen Torun, "Tutukluluk çok kuvvetli bir tedbirdir. Ancak ağır suçlarda veya kamunun güvenliğinin tehlikeye girmesi gibi konularda söz konusu olur. Kamu görevlisine veya sıradan bir yurttaşa hakarette çevreyi tehlikeye düşüren bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla pratik anlamda tutuklu yargılanması zaten mantıklı değil. Hakaret suçlarında hapis cezası 2 yılın altına indirilerek düşürülür ve para cezasına çevrilir" dedi. 

'BU TWEET İLE HUKUKİ İMTİYAZ İSTEDİĞİ SONUCU ORTAYA ÇIKIYOR'

Torun,  Soylu'nun olayı bu şekilde duyurmasını hukukçular olarak bir mağduriyet yaratma çabası olarak sezinlediklerini kaydederek şöyle konuştu:

"En alt kademeden en üsttekine kadar birçok siyasetçiye bu tarz küfürler geliyor ve bu çok sık oluyor. Ancak hiçbiri bunu kamuoyuna açıklayarak mağduriyet yaratmayı düşünmez. Burada Soylu'nun bu tavrında bir politik tutum yatıyor. 'Bakın bana hakaret edenler bile tutuklanmıyor, bizim hukuku etkilememiz söz konusu değil' demek istiyor. Bunu inandırıcı ve samimi bulmuyoruz. Ayrıca bu tweet ile hukuki imtiyaz istediği sonucu ortaya çıkıyor. Ancak hakaret suçu kamu görevlisine dahi işlense tutuklu yargılanmayı gerektirmez."

''BURADA TEHDİT SUÇU VARDIR' DİYEMEYİZ'

Avukat Yankı Büyüksezer ise burada suçun öncelikle ne olduğuna bakılması gerektiğini söyledi. Yargıtay'ın benzer olaylarda suçu hakaret olarak tanımladığını anımsatan Büyüksezer, "'Burada tehdit suçu vardır' diyemeyiz. Buradan hareketle de bu suçun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklu yargılamaya sebep verip vermeyeceği önemlidir" dedi. Hangi suç tiplerinin tutuklu yargılamaya yol açacağının katalog suçlarda düzenlendiğini aktaran Büyüksezer, "Kimi suç tipleri vardır ki, kanun hakime zanlıyı tutuklama ve tutuklu yargılatma noktasında geniş takdir yetkisi verir" ifadelerini kullandı. 

'TUTUKLU YARGILANMANIN İSTİSNA OLDUĞUNUN UNUTULMAMASI GEREKİR'

Büyüksezer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ancak katalog suçlar dışında tutuklu yargılama çok istisna olmalıdır. Zanlının kaçma şüphesi var mı, şikayetçiyi veya tanıkları tehdit edebilir mi, delilleri karartabilir mi? Tüm bunlar değerlendirilir ve tutuklama kararı buna göre verilir. Bu noktada şüphelinin durumunu koşullarını bilmeden doğrudur/yanlıştır deme şansımız yoktur. Ancak tutuklu yargılamanın istisna olduğunun unutulmaması gerekir."

'HAKARET SUÇUNUN TUTUKLAMAYA KONU OLMASI MÜMKÜN DEĞİL'

Avukat Mehmet Zengin ise "Hakaret suçunun tutuklamaya konu olması mümkün değil" diye konuştu. Zengin'e göre, ceza hukuku teorisyenleri ve uygulamacıları dünyadaki trend doğrultusunda hakaretin suç olmaktan çıkarılması gerektiğini konuşuyor. Zengin kendisinin de bu görüşte olduğunu ifade ederek bakanın eleştirilerinin yargının işleyişiyle uyumlu olmadığını belirtti.

'SAYIN BAKANIMIZIN ELEŞTİRİLERİ YARGININ İŞLEYİŞ VE KURALLARIYLA UYUMLU DEĞİL'

"Suç olmaktan çıkarılmasını dahi konuştuğumuz bir eylem bakımından tutuklamayı konuşmak dahi son derece ağır" diyen Zengin, "Sayın bakanımızın eleştirileri yargının işleyiş ve kurallarıyla uyumlu değil. Ben kendisine tazminat yoluna başvurmasını öneririm. Hakaret ile tutuklama aynı yerde konuşulamaz. Ayrıca merkezi otoritelerin yargısal iradesini de anlamak mümkün değil. Bir taraftan cezaevlerini boşaltmak için düzenlemeler yaparken, diğer taraftan her önüne gelenin tutuklanmasını istemek tutarlı olmuyor" değerlendirmesinde bulundu. 

'KANUNDAKİ EN BASİT SUÇLARDAN BİRİDİR'

Hakaret suçunun TCK 125. maddede düzenlenen şikayete tabi bir suç olduğunu hatırlatan Avukat Osman Bedri Bektaş ise şunları söyledi: 

"Uzlaştırmaya tabidir. Eğer şikayetçi uzlaşmayı kabul ederse uzlaşarak da ceza verilmesinden vazgeçilebilmektedir. Kanundaki en basit suçlardan biridir. Bu suçu işleyen şahıs asliye ceza mahkemelerinde yargılanır. Hüküm 3 aydan 2 yıla kadar olabilir. Bu değerlendirme ile kişinin sabıkası olmaması ve yahut suçu ilk kez işlemesi, zincirleme suç olmaması sebebi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da cezanın ertelenmesine karar verilebilir. Bu sebeplerle hakaret suçu için kişinin mevcutlu olarak yani savcının tutuklama talebi ile sulh ceza mahkemesine sevk etmek üzere gözaltı işlemi dahi yapılamaz."

Independent Türkçe/ Ali Kemal Erdem 


PAYLAŞ