‘Çalışmayan bir sağlık sisteminde hastalarımızı kurtarmaya çalışıyoruz'

TÜKENMEZ HABER- Türkiye'de koronavirüs salgınına karşı neredeyse bir yılı aşkın süredir mücadele eden sağlık emekçileri ‘Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi; özlük haklından düzenlemeye gidilmesini ve aşılanma sürecinin hassas yürütülmesini talep ediyor.

24 bin kişinin yaşamını yitirdiği, bir milyona yakın vakanın olduğu Türkiye’de, pandemiyle beraber sağlık sistemi sorgulanır hale geldi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Selma Atabey, Tükenmez Haber’e sağlık emekçilerinin çalışma şartlarını ve taleplerini anlattı.

‘BİR YANDAN HAYAT KURTARMAYA ÇALIŞIRKEN BİR YANDAN DA HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADE EDİYORUZ’

Sendika olarak ekonomik, özlük ve sosyal hakları için bir kampanya yürüttüklerini söyleyen Atabey, “Biz insanlar ilgileniyoruz. İnsanları iyileştirmek hem sabır hem de sevgi ister. Çalışmayan bir sağlık sisteminde hem hastalarımızı kurtarmaya çalışırken bir taraftan da haklarımızı savunuyoruz” dedi.

‘3600 ek gösterge, yıpranma hakkı düzenlemesi’nin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Atabey şöyle devam etti;

“3600 ek gösterge ve yıpranma hakkımızın bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. Bu konuda bakanlıklarla, siyasi partilerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu konuda yaşadıklarımızı da topluma anlatmak istiyoruz.

Her ne kadar sağlıkçıların izne ayrılmasını yasaklayan düzenleme yürürlükten kaldırılsa da, çalışmama hakkımız olan ‘istifa etme hakkımızın elimizden alınması’ kabul edilemez. Diğer bir taraftan, 2011 yılından beri mücadelesin verdiğimiz yıpranma hakkında düzenleme istiyoruz. Yıpranma payında fiili çalışa süresinin esas alınmasını talep ediyoruz. Ancak bu düzenlemeye güvenlikçisinden, temizlikçisine, teknik elemanından kayıtçısına tüm sağlık emekçileri dahil edilmeli ve 5 yıl çalışma karşılığında bir yıl yıpranma hakkı verilmeli”

SES TALEPLERİNİ ŞÖYLE SIRALADI

Atabey sendika olarak yürüttükleri kampanyada öne çıkan taleplerini ise şöyle sıraladı;

  • İşçi sağlığı ve iş güvenliğini ön plana çıkması
  • 16 haftalık analık hakkının 24 aya çıkarılması
  • Covid 19’un meslak hastalığı kabul edilmesini istiyoruz
  • Filyasyon ekiplerinin yemek ve servislerinin karşılanması
  • 7/24 çalışan sağlık emekçilerine süresiz hizmet veren nitelikli, anadilinde eğitim veren bir kreş istiyoruz.

‘EK ÖDEME DEĞİL, ‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET’ İSTİYORUZ’

Sağlık Bakanlığı tarafından gündeme getirilen ‘ek ödeme’ sisteminin sağlıkçılar arasında eşitsizlik yarattığına da dikkat çeken Selma Atabey, “Bizler sendika olarak en başında beri 2008 yılında getirilen ‘ek ödemeye’ karşı çıkıyoruz. Bizler ek ödeme değil, ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesini savunuyoruz. Bu performans sistemi emekçinin emeğini sömürüyor.” diye konuştu.

‘Sağlık sisteminin bir ekip işi olduğunun altını çizen’ Atabey şöyle devam etti;

“Sağlık işi bir ekip işidir. Bunun içinde sağlıkçısı, hemşiresi, teknisyeni, sekreteri var. Ek ödemler hastanelerdeki ekip ruhuna aykırı. Bu yüzden maaşlarımızın yoksulluk sınırı üzerinden hesaplanmasını istiyoruz.

Sağlık alanı gerçekten emek ve sevgi istiyor. Bu emeğin performans üzerinden değerlendirilmesi kabul edilemez.”

‘SAĞLIK EMEKÇİLERİ 250 SAATE KADAR MESAİ YAPTI’

Covid döneminde sağlık emekçilerinin 250 saate kadar mesai yaptığını hatırlatan Atabey, “Sağlıkçılar bir insanın kaldıramayacağı bir yükü göğüsledi bu süreçte. Ancak en temel talepleri olan ‘Covid 19’un meslek hastalığı kabul edilmesi şarta bağladı” diyerek tepki gösterdi.

‘HÜKÜMET SAĞLIKÇILARI DEĞİL KENDİSİNİ KORUMAYI SEÇTİ’

Atabey, yasada ‘illiyet ifadesi’nin yer aldığını belirterek şöyle devam etti;

“Yasaya baktığımızda illiyet bağı üzerinden yürütülen bir tartışma var. İlliyet bağı, ‘sağlık emekçisi Covid’e yakalandığında bunu hastaneden kapıp kapmadığını kanıtlamasını’ istiyor. Bu düzenlemeyle hastanede Covid’e yakalanan bir hemşire mahkeme mahkeme gezmek zorunda kalıyor. Bu süreç içerisinde 24 bini aşkın insanımız ve Kovid-19 ile mücadele eden 340 arkadaşımız yaşamını yitirdi, 120 binin üzerinde sağlık çalışanı koronaya yakalandı. Eğer meslek hastalığı olarak sayılsaydı hem tedavi hem de manevi tazminat ödemek zorunda kalacaktı hükümet. Ancak sağlıkçıları değil kendi tarfını korumayı seçti.”

‘SAĞLIK EMEKÇİLERİ İKİNCİ DOZ AŞI İÇİN ENDİŞELİ’

Aşılanma sürecinde Sağlık Bakanlığı’na birlikte çalışılması konusunda defalarca çağrı yaptıklarını ancak bu çağrıların yerini bulmadığını belirten Atabey, ‘sağlık emekçileri ikinci doz konusunda endişeli görüşünü’ dile getirdi.

“Aşı sürecinde de biz tekrar bu çağrıyı yeniledik. Aşıyı toplumsallaştırdığınız sürece bu başarıya ulaşmaz. İlk partta 3 milyon aşı geldi ve bu aşıların inceleme süresi 15 gün sürdü. Şu ana kadar sağlık emekçilerinin içinde yer aldığı ,1 milyonu geçen aşılanma yapıldı. Ancak 21 gün sonra yapılacak aşının bu partide mi yoksa gelecek diğer partide mi yapılacağı belirsiz. Gelen 3 milyon doz aşı, iki doz üzerinden yapıldığında hedef kitlesi 1.5 milyona tekabül ediyor. Bu durumda 21 gün içinde ikinci dozun ne zaman yapılacağı ise belirsiz.”

 Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasında taleplerini şöyle sıralamıştı;

  • Covid 19'un iş kazası ve meslek hastalığı olarak sayılmasına dönük yapılacak düzenlemede, illiyet bağı aranmadan, düzenleme tüm işyerlerini ve tüm sağlık emekçilerini kapsamalı,
  • Ek göstergeye ilişkin biz sağlık emek ve meslek örgütlerinin talebi karşılanmalı
  • 5 yıla 1 yıl olacak şekilde ve kapsamı genişletilerek yıpranma payı düzenlenmeli
  • Haklarında memuriyete engel teşkil edecek kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ihraç tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri görevlerine iade edilmeli
  • Farklı istihdam rejimlerine son verilerek kadrolu, güvenceli istihdam sağlanmalı, sağlık ve sosyal hizmet emekçisi sayısı arttırılmalı.
  • Yurttaşların sağlık hakkına erişimini sağlamak için Ağız Diş Sağlığı Hastanelerinde ve Merkezlerde pandemi koşullarına uygun teknik ve fiziki düzenlemeler bir an önce yapılmalı, bu konuyla ilgili program ve çalışma takvimi paylaşılmalıdır.
  • İş yükümüz azaltılarak, pandemi döneminde çalışma süresi yeniden düzenlenmeli
  • Hemşirelik meslek yasası uygulanmalı ve diğer sağlık meslek mensupları için kendilerine özgü meslek yasaları çıkarılmalı
  • İş hukukuna uygun 7/24 ücretsiz kreş hakkımız sağlanmalı
  • EYT sorunu acilen çözülmeli
  • Mobbinge karşı etkin mücadele edilmeli
  • Sağlıkta şiddeti sona erdiren etkin önlemler alınmalı
  • Analık izni 16 haftadan 24 haftaya çıkartılmalıdır. 

PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR