Uğur Mumcu, Bursa'da anıldı

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi, Ankara'da 24 Ocak 1993 tarihinde arabasına yerleştirilen bombanın infilak ettirilmesi sonucu hayatını kaybeden gazeteci Uğur Mumcu'yu andı. Uğur Mumcu anması için Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi tarafından yapılmak istenen yürüyüşe polis engel olmak istedi.

ANMAYA ÇOK SAYIDA BURSALI DA KATILDI

Anmaya CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, gazeteciler ve çok sayıda Bursalı katıldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nin çağrısıyla bir araya gelen gazeteciler ve Bursalılar Setbaşı’nda bulunan Halk kütüphanesi önünde basın açıklaması yaptıktan sonra Atatürk heykeline çelenk bırakmak için yürümek istedi fakat polis yürüyüşe engel olmaya çalıştı.

'DEVRİMCİLERİN FAİLİ MECHUL CİNAYETLERE KURBAN GİTTİĞİ BİR DÜZENE DEMOKRASİ DENİLEMEZ'

Halk kütüphanesi önünde açıklamayı okuyan Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Rabia Deniz, “Derneğimizin üyesi, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin 28. yılında yine bir aradayız. Devrimcilerin faili mechul cinayetlere kurban gittiği bir düzene demokrasi denilemez diyoruz. Yolsuzlukların sarmaladığı bir düzene Anayasa düzeni denilemez diyoruz. Halkını insan gibi yaşatmayan devlet, ne millidir, ne demokratik, ne de sosyal devlettir. Sadece bir sömürünün adı ve aracıdır diyoruz. Ahmet Taner Kışlalı’dan Bahriye Üçok’a Çetin Emeç’ten Hrant Dink’e, Abdi İpekçi’den Metin Göktepe’ye… Katledilen aydınlarımızın hepsi bulundukları topluluklar içinde aydınlıkçı düşünceyi en korkusuz biçimde savunanlardı” dedi.

'EN ÖN SAFTA GİDENLER, BOZUK DÜZENİN KAHPE KURŞUNLARINA HEDEF OLANLARDI'

"En ön safta gidenler, bozuk düzenin kahpe kurşunlarına hedef olanlardı" diyen Deniz, “Uğur Mumcu’nun da söylediği gibi, ‘Baskıya boyun eğmeyen, gelen geçen yönetimlere maşalık etmeyen, içinde insanlık onurunu bir değişilmez hazine gibi saklayan insanlardır çağlarına ve toplumlarına yakışanlar.’ Bir kişiye yapılan haksızlığı yüreğimizde duyuyoruz bütün ağırlığınca. Bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa her yeni haksızlık bir 'Kader' gibi benimsenir bütün toplumda. Bunları birer birer saptayıp toplumun önünde haykırmak gerekiyor. Haykırıyoruz. Uğur Mumcu ve yitirdiğimiz aydınlarımızın bu inadı, azmi ve kararlılığı, ölümlerinden sonra da, onların izinden giden meslektaşları eliyle sürüyor, sürecek” diye konuştu. Açıklama sonrası Atatürk Heykeli’ne çelenk bırakmak için yürümek isteyen gazetecilere, polis kaldırım dışında yürüyüşe izin vermeyeceğini söyleyerek engel olmaya çalıştı. Kısa süreli gerginliğin ardından Atatürk Heykeli’ne yürüyen gazetecilere bu sefer de ses cihazından sesli yayının yapılması Valilik tarafından yasaklandığını, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ses cihazından bir şey çalınmadan yapılması istendi.

Evrensel


PAYLAŞ