İngiltere'de koronavirüs kaynaklı ölümler 100 bini aştı

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. İngiltere'de koronavirüs kaynaklı ölümleri sayısı 100 bini aştı. Hükümetin günlük açıkladığı verilere göre, 7 Mart 2020 ile 15 Ocak 2021 arasında Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 100 bin 162'ye yükseldi. 

İngiltere, Covid-19 kaynaklı ölümlerin 100 bini aştığı ilk Avrupa ülkesi oldu. ABD, Brezilya, Hindistan ve Meksika'dan sonra ise 100 bin sınırını geçen beşinci ülke olarak kaydedildi. Başbakan Boris Johnson, 'hükümetin atılan adımların sorumluluğunu üstlendiğini' belirtip "Gerçekten yapabileceğimiz her şeyi yaptık. Kaybedilen her can için çok ama çok üzgünüm" dedi. Guardian gazetesi Johnson'ın konuşmasında ölü sayısının neden bu kadar yüksek olduğuna ilişkin nedenlerden bahsetmekten kaçındığını yazdı. Gazetenin yazarı John Crace, "Aylarca suçlamalardan kaçınmaya çalışan başbakan için saklanacak yer kalmadı" başlıklı yazıda şu ifadelere yer verdi: 

"İngiltere'de toplan can kaybının 100 bini aştığı gün Boris Johnson'ın basın toplantısında saklanacak yeri yoktu. Normalde tuhaf şakalar yapmaya çalışıp iyimserlik işaretleri arardı ama bu sefer kitabına uygun davrandı. En azından birkaç dakikalığına, başarısızlıklarının büyüklüğü sonunda gerçekten canını sıktı. Narsist şarlatan geçici de açığa çıktı. Johnson'a defalarca neyin yanlış gittiği soruldu. Hükümetin pandemiyi nasıl bu kadar kötü yönetebildiği soruldu. Sefilce 'Tüm sorumluluğu üstleniyorum. Elimizden geleni yaptık' dedi. Gerçekten mi? 20 bin can kaybının iyi bir sonuç olabileceğini söyleyen başbakan kimdi? Krizin önce yazın sonra da Noel'de sona ereceği sözünü veren kimdi? Test ve takip kaosunda yönetimde kim vardı? Öfkeli milletvekilleriyle yüzleşemediği veya sevilmeye duyduğu hasreti göz ardı edemediği için bilimsel verileri defalarca görmezden gelen kimdi? Kimin sokağa çıkma yasaklarını erteleme kararları on binlerce kişinin ölümüne neden oldu?"

Daily Telegraph gazetesi de Johnson'ın sözlerini ana sayfa manşetine taşıdı. Gazetenin "İngiltere için üzücü bir dönüm noktası" başlıklı başyazısının bir kısmı şöyle: 

"Boris Johnson'ın can kaybının 100 bini geçtiği duyurusu, hükümetin pandemi yönetiminde dibe vurduğu an oldu. Farklı uluslararası hesaplamaların, net ölüm oranlarının kıyasını da zorlaştırdığı doğru, nüfus yoğunluğu da öyle, ama ülkenin dünya genelinde salgının en kötüsünü yaşadığı gerçeğinden de kaçış yok."

Times gazetesinin manşet haberinde, İngiltere'nin ölü sayısında 100 bini geçen ilk Avrupa ülkesi ve dünyada da beşinci olmasına vurgu yapıldı. Sağlık yetkililerinin de bu durumu 'trajedi' olarak andığı belirtildi. Gazeteye konuşan İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri NHS Providers Başkanı Chris Hopson şunları söyledi: 

"Covid-19 nedeniyle can kaybının 100 bini aşması bir trajedi. Bu korkunç bir dönüm noktası. Her bir ölümün ardında keder ve kahır olacak. Covid-19'un uzun vadedeki etkileri nedeniyle, gerçek boyutlarını da uzun bir süre bilemeyeceğiz. Virüsün sağlık konusundaki eşitsizlikleri de artırmış olması kaygı verici. Siyah, Asyalı ve azınlık toplumları orantısız şekilde etkiledi. Maalesef virüsün çok daha fazla hayatı yok etme potansiyeli var. Bu nedenle tedbirli olmaya devam etmeliyiz ve her ne kadar sıkıntılı olursa olsun sosyal teması kısıtlayan kuralları dikkatle uygulamalıyız."

Financial Times gazetesi de ilgili haberinde, birçok kişinin Boris Johnson'ın geçen bahar aylarında ve sonbaharda sokağa çıkma kısıtlamalarını yürürlüğe koyma konusunda hızlı davranmaması can kaybının artmasına neden olduğunu düşündüğünü yazdı. Gazete, salgın yönetimindeki eksikliklere rağmen Johnson'ın başbakanlık koltuğundan ayrılmasının yüksek bir ihtimal olmadığını şu satırlarla aktardı: 

"Johnson'a yönelik destek geçen yıl düşmüş olsa da, muhalifleri bile Covid-19 yönetimiyle ilgili yapılan hataların başbakanlığına mal olacağını düşünmüyor." 

BBC Türkçe


PAYLAŞ