Twitter'dan Clubhouse'a: Direnişin iki kuşağı

Fotoğraf: AA

Boğaziçi Direnişi katılımcıları, Gezi Direnişi'nde 10'lu yaşlarının başındaydı. Eylem biçimleri ve yaşam alanlarına sahip çıkma kararlılığıyla Gezi Direnişi'nin paltosundan çıkmışa benziyorlar. İktidardakiler de haklı olarak onları Gezicilere benzetti, bu yüzden de bütün gücüyle bastırmaya çalıştı.

Gezi Direnişi'nin taşıyıcılarından biri bildiğiniz gibi Twitter'dı, ana akım medya Gezi'ye katılanlara kapalı iken doğru haber alma ve örgütlenme konusunda Twitter'ı kullandılar. Bugün Boğaziçi Direnişi'nde katılımcılar Twitter dışında Clubhouse uygulamasını kullanarak Gezi'deki park forumlarına benzeyen açık oturumlar düzenliyor.

Dünyanın her yerinde otoriter iktidarlar ana akım medyayı yani televizyonları ve gazeteleri kontrol altına aldıktan sonra sosyal medya ile mücadele etmeye başlıyor. Paradoksal olan şu ki otoriter iktidarlar da sosyal medyayı kapatmaktan çok - belki de artık bu eşiğin geçildiğini düşünerek - dezenformasyon için kullanmak istiyor. Boğaziçi Direnişi'nde öne çıkan Clubhouse henüz çok yeni, şimdilik sadece Iphone kullanıcıları kullanabildiği için seçkinci görünmekle birlikte böyle kalmayacaktır. Diğer taraftan e-oyun izlemek için gençlerin tercih ettiği görüntülü içerik uygulaması Twitch de büyüyor ve politikleşiyor, yaş ortalaması 21.

Online oyunlarla ilgilenen gençlerin dünyanın her yerinden oyun arkadaşları var. Farklı ülkelerden gençler online oyunlar aracılığıyla birbirleri ile iletişim kuruyor. Twitch isimli görsel içerik üretilen mecra online oyun temelli başlasa da bugün hem o online oyunlar hem de Twitch farklı ülkelerden ve kimliklerden gençlerin kültürel etkileşim içinde oldukları, birbirlerini tanıdıkları yerler. Bu çok yüksek iletişim ve etkileşim hızını soğuk savaş döneminden kalma siyasetçiler komplo teorileri ile açıklıyor. Dış güçlerin tuzakları, bu iletişim kanallarının ülkemizi bölmek istemesi gibi teorilerin sosyal medya kullanıcısı gençler arasında alıcısı pek yok.

Bu iletişim kanallarından ve kullanıcısı gençlerden bahsederken örneğin 2023 seçimlerinde bahsedilen 10 milyon yeni seçmenin bu gençler olduğunu Bekir Ağırdır'a atıfla buraya bir not olarak düşelim. Erdoğan'ın bu konudaki hamlesi, bu gençlere Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK'yı batırmasını anlatmaksa çok ilgi çekmeyeceğini şimdiden söyleyebiliriz.

Boğaziçi Direnişi'nde katılımcı sayısı 5 bine ulaşan açık oturum odalarındaki moderatörlerin, Twitter hesapları incelenerek gözaltına alındıkları haberlerini de gördük. Otoriter bir iktidarın beyhude çabası olarak okunabilir bu ilk refleks. Bugün Twitter, Gezi Direnişi'ndekinden çok daha büyük, Gezi Direnişi'nden sonra büyükşehirlerdeki milyonlarca insan ana akım medya ile bütün ilişkisini kesti. Doğru haber almak ve kendisine benzeyenler ile iletişim kurmak için Twitter hesabı açtılar.

Dünyada iletişim hızlanıyor ve çeşitleniyor. Küresel ekonomi, ticaret ve demokrasi paradigması krizde olsa da hızlanan ve çeşitlenen iletişimi küreselleşme öncesi ulus devlet alışkanlıklarıyla engellemeye çalışmak çok mümkün görünmüyor. Her şeye rağmen otoriter devletler ile sınırları aşan kolay ve hızlı iletişimin mücadelesini önümüzdeki günlerde de izlemeye devam edeceğiz.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR