AYM’den gazeteciye ters kelepçeye 15 bin lira tazminat kararı

Anayasa Mahkemesi, İstanbul'da 6 yıl önce yapılan YÖK protestosunu takip eden gazeteci Beyza Kural'ı ters kelepçe takarak kısa süreli gözaltına alan polisleri suçlu buldu. Polis memuru Y.Ş. gözaltı işlemi sırasında "Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size" demiştiKarar hakkında Tükenmez Haber'e konuşan Kural, "Haber takibinde karşılaştığımız kötü muamelelerin ihlal olduğu açıktı, AYM'den bunu duymak da benzer bir durumda emsal olabilecek bir karar olması açısından iyi" diye konuştu.

15 BİN TL TAZMİNAT

Olayın kötü muamele olduğuna hükmeden mahkeme, Kural’ın ifade ve basın özgürlüğünün de ihlal edildiği ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği sonucuna vardı. Kural’a 15 bin TL da tazminat ödemesi kararlaştırıldı.

'İYİ BİR KARAR'

Kararı değerlendiren Kural, "Gazeteciler haberleri nedeniyle sadece gözaltına alma girişimi ile değil soruşturma, tutuklama, hapis cezalarıyla karşı karşıya kalıyor. Karşılaştıkları ihlallere karşı başvurular ise çoğunlukla cezasızlıkla karşılaşıyor. Benim de başvuruma takipsizlik kararı verilmesi sonucu dosya AYM’ye taşındı. Haber takibinde karşılaştığımız kötü muamelelerin ihlal olduğu açıktı, AYM'den bunu duymak da benzer bir durumda emsal olabilecek bir karar olması açısından iyi bir karar." dedi.

'DEVLETİMİZİN ÜST DÜZEY YETKİLİLERİNİN SÖYLEMLERİ...'

Kural'a yönelik "Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size" diyen polis memuru Y.Ş., 2016'da verdiği ifadede şunları kaydetmişti: 

"Tam olarak hatırlamamakla beraber, o dönem devletimizin üst düzey yetkilileri tarafından terör eylemlerine karşı duruşa yönelik kararlı söylemler ve olay yerinde bulunan grubun elineki pankartlar ve söylemlerle polisi ve devleti aşağılayıcı ve suçlayıcı söylemlerin bulunması dolayısıyla ortaya söylenmiş bir söz olduğunu düşünüyorum. Şahsa yönelik değildir. Zaten arkamı dönüp giderken söylemişim, o şahsı ne bu olay öncesinde ne de sonrasında görmüş değilim. Kendisi ile herhangi bir husumetim yoktur. Ben kimseyi tehdit ve hakaret etme kastıyla hareket etmedim. Görevim gereği ve amirlerimin emirleri gereği gözaltı işlemi yaptım. Herhangi bir zor kullanmadım, yetkimi aşmadım. Sonrasında gözaltı işlemi sonlandırılmış. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum."

'DEMOKRATİK TOPLUM DÜZENİNİN GEREKLERİNE UYGUN DEĞİL'

Kararın gerekçesinde "İdare ve yargı makamları, başvurucunun görevini yapmasının engellenmesi şeklindeki başvuruya konu müdahalenin yasal olduğuna ya da meşru bir amaç taşıdığına dair güvenilir hiçbir kanıt sunmamıştır. Bununla birlikte başvurucuya yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kabul edilemeyeceği de açıktır." ifadelerine yer veren Yüksek Mahkeme şöyle devam etti:

'KEYFİ GÖZALTI'

"Gazetecilik görevini yapan başvurucunun olayları haberleştirmek dışında bir maksatla gösterinin yapıldığı yerde bulunduğu, o sırada devam etmekte olan gösteriye ilişkin polislerin görevlerini yapmalarını engellediği, bir gösterici gibi davranarak polise karşı şiddet kullandığı ya da polis için herhangi bir tehdit oluşturduğu ileri sürülmemiştir. Soruşturma dosyasında ve neticesinde verilen takipsizlik kararında başvurucunun haber yapmasının engellenmesinin ve başvurucuya yapılan fiziksel müdahalenin kesinlikle gerekli olduğuna dair herhangi bir tespit ya da açıklama bulunmamaktadır. Bunun aksine, kamera görüntüleri dikkatle incelendiğinde başvurucunun keyfî olarak gözaltına alındığı ve kelepçelendiği kanaatine ulaşılmıştır."


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR