TTB Etik Kurul Başkanı Tanık: Hayatı eve sığmayanların aşılanması çok önemli

TTB Etik Kurul Başkanı Feride Aksu Tanık

TÜKENMEZ HABER - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Etik Kurul Başkanı Feride Aksu Tanık, Covid-19 aşısı temin süreci ve sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını Tükenmez Haber'e değerlendirdi. 

“Emekçilerin, çalışanların, hayatı eve sığmayanların, fabrikalarda dip dibe çalışmak zorunda kalanların aşılanması çok önemli” diyen Tanık, “İnsanlar, çocukları evde açken çalışmak zorunda. Ancak emeklilerin, belli bir geliri olanların, çalışmaya ihtiyacı olmayanların hayatı eve sığabilir" dedi.

Tanık, sağlık emekçilerinin aşıya erişim dışında koşullarında bir değişim olmadığını da dile getirdi.

'FABRİKALARDA DİP DİBE ÇALIŞMAK ZORUNDA KALANLARIN AŞILANMASI ÇOK ÖNEMLİ'

Türkiye'de aşı temini sürecinin yavaş ilerlediğini söyleyen Tanık, "Sağlık emekçilerinin öncelikli olarak aşılanması doğru bir karardı. 65 yaş üzerinden aşılamaya devam etmek ölümleri azaltmaya yönelik bir strateji. Ama emekçilerin, çalışanların, hayatı eve sığmayanların, fabrikalarda dip dibe çalışmak zorunda kalanların aşılanması çok önemli. Bu yüzden, bir an önce daha fazla sayıda aşı temin etmek gerekiyor" dedi.

'VİRÜS DOLAŞIMINI DURDURMAK İÇİN EN AZ 60 MİLYONUN AŞILANMASI GEREK'

"Aşının koruyuculuğu, toplum bağışıklığının sağlanmasında çok önemli" diyen Tanık şunları kaydetti:

"Aşı, yüzde 100 koruyucu ise daha az sayıda kişiyi aşılayarak bulaş zincirini kırabiliriz. Ama aşının koruyuculuğu daha düşük ise nüfusun önemli bir kısmını aşılamamız gerekir. Türkiye'de virüs dolaşımını durdurmak için nüfusun en az 60 milyonunun aşılanması gerekiyor. 60 milyonun aşılanabilmesi için 120 milyon doz aşı gerekiyor. Bir an önce aşının sağlanması, aşı temini ile ilgili sayısal verilerin ve planın vatandaşlarla paylaşılması önemli. Aşı temin edilene kadar esnafların, işçilerin, işsiz kalanların desteklenmesi önemli. İnsanlar, çocukları evde açken çalışmak zorunda. Ancak emeklilerin, belli bir geliri olanların, çalışmaya ihtiyacı olmayanların hayatı eve sığabilir."

'SAĞLIK ÇALIŞANLARININ KOŞULLARINDA AŞIYA ERİŞİM DIŞINDA HERHANGİ BİR İYİLEŞME GÖZLEMLEMİYORUM'

"Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) verilerine göre, nüfus başına düşen hemşire ve hekim sayısı Türkiye'de çok gerilerde" diyen Tanık, sözlerine şöyle devam etti:

"Atanamayan hekimler ve sağlık emekçileri var. Pandeminin bir yılı doluyor ve sağlık emekçileri, çok ciddi bir yükün altında çalışıyor, belli bir tükenmişlik söz konusu. Bunu gören bir yerden sağlık emekçilerinin desteklenmesi çok önemli. Baskıcı yöntemlerle, güvenlik tedbirleri ile olacak bir şey değil. Aşılamaya sağlık emekçilerinden başlanması bu yükün görüldüğünü gösteriyor, sevindirici bir şey. Ama tek başına aşının yetmeyeceğini biliyoruz. Çünkü aşı ağır hastalığa karşı koruyor, karşılaştığımız virüsü almaktan koruduğuna dair bir bulgu henüz yok. Dolayısıyla ek ödenekler, izinler, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yükün azaltılması, daha fazla istihdamla ilgili düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Sağlık çalışanlarının aşıya erişimi dışında koşullarında herhangi bir iyileşme gözlemlemiyorum."

'HALA ÇOK KALABALIK SİYASİ TOPLANTILAR YAPILIYOR, BU KABUL EDİLEBİLİR BİR ŞEY DEĞİL'

"15 günlük tam kapanmayı devlet bedelini ödeyerek yapmadığı için bunca ölümle karşılaşıyoruz" diyen Tanık, "'Fabrikalar çalışmaya devam etsin ama ölebilenler olur, bu iş böyledir' mi denmeye çalışılıyor? Bu kabul edilebilir bir şey değil. Yurt dışında da benzer şeyleri görüyoruz. Hatta literatüre geçen bir kavram var: 'Kabul edilebilir ölümler'. Kabul edilebilir bir ölüm nasıl olabilir? Bunların hepsi engellenebilir ölümler. Kısmi kapanma etkili bir tedbir değil. 15 günlük tam kapanma yapmış olsaydık eğer; esnaf bu kadar zarar etmeyecekti, insanlar kiralarını ödeyebilecekti, çocuklar da okula gidebilecekti. Tam kapanma yapmadığımız için hala günde 100'lü rakamlarda yaşam kayıplarını gözlemliyoruz. Hala çok kalabalık siyasi toplantılar yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil" şeklinde konuştu.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR