'Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin üyeleri değişince 2 savcı Soma kararına itiraz etti'

Soma'da 13 Mayıs 2014'te 301 madencinin hayatını kaybettiği facianın dosyasını inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020 yılının eylül ayında verdiği kararı, itiraz üzerine değiştirmesi tartışma yarattı. 

İTİRAZDAN HEMEN ÖNCE, EKİM AYINDA KARARI VEREN 5 KİŞİLİK HEYETTEN 3'Ü DEĞİŞTİRİLDİ

Ancak çıkan karara geçen ay, 2 Yargıtay savcısı itiraz etti. İtirazdan hemen önce de, ekim ayında kararı veren 5 kişilik heyetten 3'ü değiştirildi. Yeni heyete eski Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek, eski HSK Genel Sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı katıldı. Yeni heyetin oluşturulmasının ardından yapılan itirazda çıkan kararda, sanıkların olası kastla öldürme ve yaralama suçundan değil, bilinçli taksirle ölüme sebep olma suçundan cezalandırılmasına hükmedildi. Yeni atanan 3 üye ilk kararın bozulması yönünde oy kullandı. Eski heyetten kalan 2 üye ise karara şerh düştü ancak oy çokluğuyla itiraz kabul edildi. Bu kararın ardından, davada tutuklu olan son üç sanık Ramazan Doğru, Akın Çelik ve İsmail Adalı tahliye edildi. Davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin kararının ardından duruşmanın 13 Nisan'da görülmesini kararlaştırdı. 

YARGITAY ÜYELİĞİNE SEÇİLMEDEN ÖNCE ADALET BAKANLIĞI MÜSTEŞARLIĞI GÖREVİNİ YÜRÜTÜYORDU

Tartışma yaratan kararda imzası bulunan isimlerden birinin, Soma davasının geçmiş aşamalarında attığı imza dikkati çekiyor. Geçen yılın eylül ayındaki kararı değiştiren heyette yer alan isimlerden Kenan İpek, Yargıtay üyeliğine seçilmeden önce Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürütüyordu. Adalet Bakanlığı Müsteşarı, o dönemde hakim ve savcıların atama ve terfilerinden sorumlu olan Hakim ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin doğal üyesiydi. Soma davasının en kritik aşamalarından birinde, 2015 yılından bu yana davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanı olarak görev yapan hakim Aytaç Ballı, dosyadan el çektirilerek, İzmir'e atandı. 4 Temmuz 2017 yılındaki HSK kararnamesi ile yapılan bu görev değişikliğinde, HSK 1. Dairesi'nin üyesi eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek'in de imzası vardı.

İSTİNAFIN DA ONADIĞI KARAR BOZULDU

Ballı'nın yerine, Elbistan'da 11 madencinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili sanıklara sadece para cezası veren Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Salih Pehlivanoğlu atandı. Pehlivanoğlu'nun atanmasının ardından 11 Temmuz 2018'de davada karar çıktı ve madenin patronu Can Gürkan'a 15 yıl, Soma Kömür İşletmeleri AŞ Genel Müdürü Ramazan Doğru'ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı'ya 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik'e 18 yıl 9 ay, Maden Mühendisi Ertan Ersoy'a 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi. İstinafın 19 Nisan 2019'da onadığı bu kararın ardından patron Can Gürkan tahliye edildi. Yargıtay'a taşınan davada ilk karar 30 Eylül 2020'de verildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin verdiği kararda, yerel mahkeme sanıklara bilinçli taksirle ölüme sebep olma suçundan verdiği ve istinafın da onadığı karar bozuldu. 12. Ceza Dairesi, 30 Eylül 2020'deki kararında sanıkların 301 kez olası kastla öldürme ve 162 kez yaralama suçundan cezalandırılmasına hükmetti.

OLASI KASTLA ÖLDÜRME SUÇUNDAN DEĞİL, BİLİNÇLİ TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDAN CEZALANDIRILMASI GEREKTİĞİNE HÜKMEDİLDİ

Yargıtay'ın kararının ardından dava için Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma günü vermesi bekleniyordu. Bu sırada Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin üyeleri değişti. Davanın ilk hakimi Aytaç Ballı'nın görev değişikliğinin yapıldığı kararnamede imzası bulunan Kenan İpek, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne atandı. Yeni üyelerin atanmasının hemen ardından, 2 Yargıtay savcısı 12. Ceza Dairesi'nin 30 Eylül 2020'deki kararına itiraz etti. İtirazdan hemen sonra, 12. Ceza Dairesi'nin yeni üyeleri itirazı kabul etti ve sanıkların olası kastla öldürme suçundan değil, bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetti.

Madenci ailelerinin avukatlarından Sosyal Haklar Derneği üyesi Can Atalay, eski Adalet Bakanı Müsteşarı ve 1 Kasım 2015 seçimlerine kadar kurulan teknokrat hükümetin Adalet Bakanı Kenan İpek'in davanın her aşamasında imzasının olmasının davaya siyasetin müdahale ettiğinin kanıtı olduğunu ifade etti.  "Biz Yargıtay'ın 30 Eylül'deki kararından sonra 4 ay duruşma günü bekledik. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin üyeleri değiştikten hemen sonra Yargıtay savcılarının itirazı geldi. O yeni üyeler, 5 iş günü içerisinde, milyonlarca sayfalık dosyada hemen karar verdi. 30 Eylül'deki karardan sonra 4 ay duruşma günü vermeyen Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi de, ikinci karardan hemen sonra duruşma günü veriyor" diyen Atalay, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz kişilerle ilgilenmiyorduk ama bu süreçle birlikte öldürülen madencilerin ailelerinin avukatları olarak kişiler hakkında da araştırma yapmak görevlerimiz arasına girdi. Duruşma savcısı, esas hakkında mütalaası beklenirken ihtiyaç molası istedi. Döndüğünde 'Ben bir derleyeyim toparlayayım' dedi ve mütalaayı vermedi. Bu sırada Can Gürkan'ın avukatlarının başvurusuyla Manisa'da gizli bir soruşturma başladı. Ne olduğunu da hiçbir şekilde öğrenemedik. Hala akıbetini de bilmiyoruz. O soruşturma nedeniyle dosya kilitlendi. O sırada Kenan İpek'in de imzasıyla mahkeme heyeti değiştirildi."

'BÜTÜN BUNLARA BAKINCA SİYASİ BİR ETKİ GÖRMÜYORSAK NE GÖRÜYORUZ?'

Yeni mahkeme başkanının Elbistan'daki maden faciasında verdiği kararı hatırlatan avukat Atalay, "Halen işçilerin cenazesine ulaşılamayan Elbistan'da son derece tartışmalı bir karar veren hakim, Soma davasında görevlendirildi" dedi. "Bütün bunlara bakınca siyasi bir etki görmüyorsak ne görüyoruz?" diye soran Atalay, "İnanılmaz bir durumla karşı karşıyayız. Bu süreçte davada kalan 3 tutuklu sanık da tahliye edildi" diye konuştu.  Atalay, 13 Nisan'da duruşma yapılacağını hatırlatarak, "Tüm Türkiye'yi Akhisar'a bekliyoruz" çağırısında bulundu.

Independent Türkçe/ Can Bursalı


PAYLAŞ