'O fotoğrafları keşke önce genel başkanına gösterseydin'

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında konuştu. Buldan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun gösterdiği fotoğrafın, devletin ve iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğrafları olduğunu belirtti. Buldan, "Heyetimizin çözüm sürecinde devletin ve iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları keşke önce kendi genel başkanına gösterseydin" ifadelerini kullandı.

SÜLEYMAN SOYLU NE DEMİŞTİ?

Süleyman Soylu, "Ben orada 'Gara'yı siz iyi bilirsiniz' dediğimde aslında orada bildiğimiz farklı başka milletvekilleri de var, oralara giden, oralarla iş tutan, karşıya geçen, mesaj alan, mesaj götüren" ifadelerini kullanmış, Gara'ya giden HDP'li milletvekilinin Dirayet Dilan Taşdemir olduğunu ileri sürmüştü. 

'BUNUN ADI ALGI YARATMA ÇABASI'

Buldan Soylu'ya "Aynı bakan heyetimizin çözüm sürecinde devletin ve iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları keşke önce kendi genel başkanına gösterseydin. Erdoğan o süreci çok net bildiği için keşke önce ona gösterseydi" diyerek yanıt verdi. Buldan Soylu'ya seslenerek "Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir" dedi. Çözüm sürecini  sonladıran iktidarı eleştiren Pervin Buldan konuşmasında "Çözüm sürecinde bize vadettiklerinizi yeri ve zamanı geldiğinde açıklayacağız" ifadelerine yer verdi.  

Buldan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

'HALK ADINA HESAP SORUYORUZ İKTİDARDAN'

“Garê çok önemli bir kırılma noktasıdır. Şu an iktidarda bir başka parti olsaydı; AKP muhalefette olmuş olsaydı Garê için kıyameti koparırdı. ‘Ölümlerin sorumlusu bu iktidardır’ derdi. Biz de HDP olarak aynısını yapıyoruz, halk adına hesap soruyoruz iktidardan. Sormaya da devam edeceğiz. İktidarda olmanın sorumluluğu, insanları ölü değil canlı olarak getirmektir. Bu nedenle AKP iktidarı, Garê’de yaptıklarından da, yapmadıklarından da sorumludur. Garê, savaş politikalarıyla ayakta durmaya çalışan iktidarın ülkeyi ne gibi felaketler içerisine içine sürükleyeceğinin açık bir örneğidir. Siyasi kibir ve güç gösterisi nedeniyle kendi vatandaşlarının hayatını hiçe sayan bir anlayışı herkes Garê’de bir kez daha gördü ve tanıklık etti. Kamuoyunun, HDP’nin ve muhalefetin geçmişte olduğu gibi o insanların kurtarılması için neden adım atmadığı sorusuna iktidar aradan geçen bir haftada yanıt vermiş değildir. Sorudan kaçıyorlar. Garê’den kaçıyorlar. Çünkü suçlular.

'OPERASYON DEĞİL DİYALOG YOLU MUTLAKA SEÇİLMELİYDİ'

Amaçlarının Gare’de o insanları kurtarmak olmadığı ayan beyan ortadır. Amaçları bu olsaydı yöntem bu olmazdı.  Operasyon değil diyalog yolu mutlaka seçilmeliydi. Bu yol geçmiş dönemlerde 335 insanın diyalog yoluyla Türkiye’ye getirildiğini, ailelerini teslim edildi. 2015’te bizzat benim de içerisinde yer aldığım Lice’de 3 uzman çavuş, İmralı heyetinin girişimleri sonucu o insanları alıkonulan insanları aldık, Lice Kaymakamlığı’na getirdik. O insanlar bizlere teşekkür etti. 13 insanın getirilmesi için de hükümete bu çağrıyı defalarca yaptığımızı söylememize rağmen dikkate almadılar. Hedefleri Gare’den kullanabilecekleri siyasi bir hikaye çıkarmaktı. Gare’ye kendi iktidarlarını kurtarmak için gittiler. Gare’den bir müjdeyle dönmeyi umuyorlardı, 13 insanı siyasi hesaplarını ne yazık ki feda ettiler. Gare gerçeği budur. Siyasi amaçlarını gerçekleştiremeyince dört koldan HDP’den saldırmaya başladı.

'BU İKTİDAR VARLIĞINI HDP'NİN YOKLUĞUNA BAĞLAMIŞ DURUMDA'

Bu iktidar varlığını HDP’nin yokluğuna bağlamış durumda. Kontrolü ve şuuru kaybeden bir AKP iktidarıyla karşı karşıya olduğumuzu söylemek isterim. 6-7 önce alıkonulan bir asker annesinin ricası üzerine devreye girmiş olmamı, insani girişimimizi dahi utanmadan saldırı gerekçesi yapmaktadır. Bunların bir fotoğrafçı bakanları var; çözüm sürecindeki fotoğraflarımız üzerinden algı yaratma telaşında. Bizim milletvekilimiz Gare’ye gitmemiştir. O tarihte nerede olduğu bellidir. Bu kara propagandanın altında nasıl kalacaklarını düşünmüyorlar mı? Bizim milletvekillerimizin Gare’de ne işi var? Erbil’e zaman zaman vekillerimiz gider gelirler. Fotoğrafları gösteren Erdoğan’ın yerine açıkça göz dikmiştir. Savaşınızı HDP üzerinden yürütmeyin. Aynı bakan heyetimizin çözüm sürecinde devletin ve iktidarın bilgisi, onayı ve ricası dahilinde gerçekleştirdiği ziyaretin fotoğraflarını gösterdi. Bunun adı algı yaratma çabası. O fotoğrafları keşke önce kendi genel başkanına gösterseydin. Erdoğan o süreci çok net bildiği için keşke önce ona gösterseydi.

'GÖRÜŞMENİN SONUCUNU DEVET VE HÜKÜMETE AKTARIYORDUK'

Biz çözüm sürecini 3 ayak üzerinden götürdük. 1 ayak İmralı, 2. Ayak Kandil, 3. Ayak da hükümet ve devlet kanalıydı.  O süreçte İmralı’da sayın Öcalan’la yaptığımız her görüşme devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dahilinde yapılmıştır.  İmralı ziyaretinden sonra devlet ve hükümetin onayıyla Kandil’e gidiyorduk. Görüşmenin sonucu devlet ve hükümete aktarıyorduk.  Devlet heyeti ise bu bilgileri biz İmralı’ya gitmeden önce kendisi gidiyor, bu bilgileri götürüyor, Sayın Öcalan’la görüşmeleri gerçekleştiriyor, arkasından bizi İmralı’ya gönderiyordu. Sonra çözüm heyeti İmralı’ya gidiyordu, sayın Öcalan devlet heyetiyle görüşmenin çerçevesini bize aktarıyor, devlet heyetiyle görüşme yaptıktan sonra devletin bilgisi ve onayı dahilinde oradaki PKK yetkililerine anlatıyorduk.

'HER YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER KAYITLARDA MEVCUTTUR'

Bir defasında Kandil’e görüşme gerçekleştirdiğimiz sırada yukarıda 2 İHA tepemizde dolaşıyordu.  Bir hareket gördüğü anda bulunduğu yeri bombalar. Ağaçların altına girdik, daha sonra toplantımızı gerçekleştirdik. Ankara’da devlet ve hükümet yetkilileri ile görüşme gerçekleştirdik. Üzerimizden İHA’lar geçti dedik, sizin güvenliğiniz için oradaydı dediler. Bütün bunlar devletin kayıtlarında mevcuttur. Her yaptığımız görüşmeler kayıtlarda mevcuttur. Ben ne bir fazlasını ne bir eksiğini anlatmıyorum. Soylu efendi iyi dinlesin bunları. Kandil fotoğrafları PKK’den silahları bırakacaklarına dair mektupları aldığımız ziyaretlere aittir. Kandil’deki fotoğraflar daha sonra basına yansıdı. İmralı da çekilen fotoğrafı kim çekti ve bize verdi?

'DOLMABAHÇE MUTABAKATI FOTOĞRAFINI DA BİZ ÇEKMEDİK'

Dolmabahçe mutabakatı fotoğrafını da biz çekmedik. Her üç fotoğrafın da amacı aynıdır, kimler tarafından çektiği de açıkça ortadır.  Dolmabahçe mutabakatının açıklandığı gün ince bir ayrıntı var. O salonda kimin nerede oturacağını belirleyen bile bizzat Erdoğan’ın kendisiydi.  Bu gerçekleri bir kenara bırakıp, algı operasyonlarıyla sorumluluktan kurtulacağınızı sanıyorsanız çok büyük yanılıyorsunuz.  O süreç halklarımızın geleceği için, bedenlerin toprağa düşmemesi için fedakarca yürütülen bir süreçti. Bugün de olsa hiç tereddüt etmeden aynı fedakarlığı yapmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.  Yeter ki tek bir insanımızın bile burnu kanamasın. Bırakın yaşamını yitirmesini tek bir insanımızın tırnağına taş değmesin diye biz bu fedakarlığı yapmaya hazırız.  Ne mutlu bize ki 3 yıl boyunca çözüm sürecinde cenaze gelmedi. Yürüttüğümüz onurlu duruş vardı, biz bu onurlu duruşun arkasındayız. Çözüm sürecinde bize vadettiklerinizi yeri ve zamanı geldiğinde açıklayacağız.

'BİZE ATTIKLARI ÇAMUR ONLARIN ELİNDE KALMAYA DEVAM EDER'

Ne yaparlarsa yapsınlar HDP’ye ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar suçlarının üzerini asla örtemeyecekler. Bize attıkları çamur onların elinde kalmaya devam eder. Gergerlioğlu’na haksız ve hukuksuz verilen cezayı AKP’nin Yargıtay’daki ilgili dairesi jet hızında onayladı. Neden onayladığını biliyoruz. Saraydan talimat aldılar. Gare’nin intikamını HDP’den alma gibi yeni bir yol koydular önlerine. HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ömer Faruk Gergerlioğlu Türkiye toplumunun vicdanı, sesi, kulağıdır. Gergerlioğlu’nun yaptığının zerresini siz yapmadınız. HDP'den size zafer çıkmaz. Çünkü HDP kendi zaferlerini yazar. Celladın suratına hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Önünüzde diz çöken bir HDP'liyi asla göremeyeceksiniz. Gergerlioğlu insan haklarının hafızasıdır.Demokratik siyasette ısrar ediyoruz. İktidar çözüm sürecini bitirdi diye barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. O mutabakatı mutlaka ve mutlaka başarıya ulaşacağız." 


PAYLAŞ