'Bu ülkede çok Süleyman Soylu var ama Üstün Ergüder, Ayşe Buğra az'

Fotoğraf: AA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Boğaziçi Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Üstün Ergüder'i ve Prof. Ayşe Buğra'yı hedef alması ile ilgili olarak "Bu ülkede çok Süleyman Soylu var ama Üstün Ergüder, Ayşe Buğra az" yorumunu yaptı. 

Salıcı, Boğaziçi Üniversitesi'nde 53 gündür devam eden Melih Bulu protestoları hakkında, "Boğaziçililer doğru bir şey yapıyorlar. Haklı talepleri var. Barışçıl bir protesto yürütüyorlar. Onların eylemlerini sahiplenmek doğru olanı. Bir yandan da gençlerin önüne geçme çabası içine girmeden bunu yapmamız lazım. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu. 

'AYŞE BUĞRA ÜLKENİN YÜZ AKIDIR'

Salıcı, T24'ten Murat Sabuncu'ya yaptığı değerlendirmede "Süleyman Soylu ve Adalet ve Kalkınma Partisi cenahı önce Ayşe Buğra'yı hedef aldı, ki kendisi ülkenin yüz akıdır. Üstün Ergüder benim hocamdı. Bir bölümünde de rektörümüz oldu. Üniversitede yemekhane boykotu yaptık biz. Ben de önde gelen öğrencilerindendim. Üstün Ergüder bizi aldı, talebiniz nedir diye sordu. Bizi dinledi. Şimdi Üstün Ergüder gibi birisini siz suçlayan bir anlayışla Türkiye'de İçişleri Bakanlığı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu ülkede çok Süleyman Soylu var ama çok Üstün Ergüder yok" dedi. 

'İKTİDAR KRİMİNALİZE ETMEYE ÇALIŞIYOR'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Boğaziçililer doğru bir şey yapıyorlar. Haklı talepleri var. Barışçıl bir protesto yürütüyorlar. Onların eylemlerini sahiplenmek doğru olanı. Bir yandan bunu yapmamız lazım. Bir yandan da gençlerin önüne geçme çabası içine girmeden bunu yapmamız lazım. Destek verelim ama onların olayın öznesi olduğu gerçeğini değiştirme çabasına girmeyelim. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Rektörler Boğaziçili olur, seçilir. Bu YÖK sistemi arızalı bir sistem. Adalet ve Kalkınma Partisi de iktidara gelmeden önce bundan şikayet ederdi. Ne zaman YÖK onların kontrolüne geçti, şikayet bitti. Üniversiteleri kendi alanlarına dönüştürmeye çalışıyorlar. Onun için Boğaziçi Üniversitesi'ndeki meseleye salt siyaset eksenli değil, gençlerin bilim üreteceği üniversitelerin sayısını artırabilmek üzerinden baktığımız zaman kimsenin Boğaziçi eylemlerine itiraz etmemek gerekir. İktidar da bu meşru zemini görüyor ve kriminalize etmeye çalışıyor. İlk eylemden sonra gençler gözaltına alındı, bizim evlere şenlik bakanımız çıktı "Bunlar örgüt üyesi" dedi. Gezi protestolarına çok benziyor. Ortada meşru bir talep var. İnsanlar sokağa çıkıyor ve bunu dile getiriyor. Camide içki içtiler yalanı ortaya çıkıyor. Kabataş iftiraları atıyorlar. Bu ülkede siz demokratik hakkınızı ne zaman kullanmak isteseniz, iktidar sizi demokrasi dışı bir yerlere bağlamaya çalışıyor sizi. Türkiye'deki ortalama vatandaş bunları yutmuyor."


PAYLAŞ