'Erdoğan'a 'çanak soru' soracağım derken gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye zorlanıyor'

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cuma namazı sonrası açıklamalarını ve gazeteciler tarafından yöneltilen soruları ele aldığı 'Erdoğan'a cuma namazı sonrası müthiş soru: Yeni yaşınızdan beklentileriniz neler olacak?' başlıklı yazısında Erdoğan'a 5 soru yöneltti.

'MAALESEF SORU SORMAKTA ÖZGÜR DEĞİLLER'

Erdoğan'a gazeteciler tarafından yöneltilen soruların içeriğini eleştiren Bildirici, "Maalesef soru sormakta özgür değiller. O nedenle de Erdoğan’ın cami önü basın toplantıları bir propaganda şovu olmaktan öteye gidemiyor" dedi. Erdoğan'a 5 soru yönelten Bildirici, "Soru sormadan, sorgulamadan, didiklemeden, karşısındaki kişi kim olursa olsun onu sıkıştırmadan gazetecilik yapılamaz. Gerçek gazetecilik sorularının sorulmadığı bu tip 'sözde' basın toplantılarıyla gazetecilik yıpratılıyor, toplumun bilgi edinmesi engelleniyor" dedi.

"Cuma sonrası düzenlenen basın toplantıları hep aynı havada geçiyor. Bazen muhabirin sorusunu bitirmeden Erdoğan’ın deyim yerindeyse havada kapıp hemen yanıtlaması da soruları önceden bildiğini, cevapların hazırlanmış olduğunu gösteriyor" diyen Faruk Bildirici devamında şu değerlendirmelere yer verdi: 

"Fakat muhabirlerin soruları, bazen Erdoğan’a dilediğini konuşması için 'yardımcı olma' rolünü de aşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 'çanak soru' soracağım derken gazeteciliğin sınırları iyiden iyiye zorlanıyor.

5 Şubat günü, bir muhabirin, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlere ilişkin soru sorarken kullandığı ifadeleri gazetecilik olarak savunabilmek mümkün değil. Soru sormuyor, isim vermeden Prof.Dr. Ayşe Buğra’yı hedef gösteriyordu:

'Gösterilere katılan ve destek veren bazı akademisyenler tespit edildi. Aralarında Osman Kavala’nın karısı da var. Operasyon devam ederken Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine bildiri imzalayan akademisyenler de var. Boğaziçi olaylarını nasıl yorumluyorsunuz?'

Muhtemelen Yeni Akit muhabiriydi konuşan. Çünkü bir gün önce Yeni Akit, Osman Kavala’nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra ve dört kadın akademisyeni manşetten “terör destekçisi militan” ilan etmişti."

'HERHALDE BUNU SORAN GAZETECİ, ERDOĞAN'IN GÖZÜNE GİRMEK, ŞİRİNLİK YAPMAK İSTEDİ'

“Yeni yaşınızdan beklentileriniz neler olacak?” sorusunu da eleştiren Bildirici, "Herhalde bunu soran gazeteci, Erdoğan’ın gözüne girmek, şirinlik yapmak istedi. Yoksa böyle bir soruyla Erdoğan’dan çarpıcı bir yanıt almayı amaçlamış olamaz. Gazeteci yanıtı belli soruları sormaz ama bu sorunun yanıtı zaten baştan belliydi. Nitekim Erdoğan da 'Ben de tabii ki onların hizmetkârı olmak için çok daha fazla çalışmanın inşallah gayreti içerisinde olacağım' yanıtını verdi gülümseyerek" dedi.

Bildirici'nin yazısında Erdoğan'a yönelttiği sorular ise şöyle oldu:

  • "Pandemiyle ilgili olarak “Rehavete kapılamayız. Gevşeme yok” dediniz ama partinizin kongrelerinde binlerce insan sizin deyiminizle salonları “lebaleb” doldurdu. Kalabalık cenaze törenlerine de katılıyorsunuz. Yaptıklarınız ile söyledikleriniz çelişmiyor mu?
  • Berat Albayrak’ın bakanlığı sırasında çok başarılı olduğunu söylediniz. Başarılı ise neden bakanlıktan alındı? Uyguladığı ekonomi politikalar doğruysa, neden şimdi o politikalardan vazgeçildi? Berat Albayrak yeni bir göreve getirilecek mi?
  • Daha önce belediye başkanlarını da “metal yorgunluğu” gerekçesiyle istifa ettirmiştiniz.  Şimdi de parti kadrolarının büyük bölümünü değiştiriyorsunuz. Partinizdeki “metal yorgunluğu” ne gibi olumsuzluklara yol açtı? Kendinizde yorgunluk hissediyor musunuz?
  • Necmettin Erbakan’ın 1976’da temelini attığı Ilgın Şeker Fabrikası’nın kapanması sizi de üzdü mü?
  • CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Gara operasyonu ile ilgili sorularını neden yanıtlamıyorsunuz? Örneğin “Bölücü terör örgütünün tam 5.5 yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için başbakan veya cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız?” sorusunu yanıtlamayı düşünür müsünüz?" 

PAYLAŞ