100'e yakın kurumdan çağrı: Temel gelir güvencesi yaşatır

Temel Gelir Güvencesi Yaşatır Platformu, gelir adaletsizliği ve işsizliğe karşı temel gelir güvencesinin acilen hayata geçirilmesi çağrısı yaptı. 

Aralarında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu( DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ( KESK), Türk Tabipleri Birliği ( TTB), siyasi partiler, inanç platformları, kadın örgütleri, esnaf temsilcisi ve akademisyenlerin de bulunduğu platform, temel gelir güvencesinin pandemi koşullarında minimum refah düzeyinin altındaki kişilerden başlayarak acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. 

'TAŞI ÇATLATACAK KADAR BÜYÜK BİR ADALETSİZLİK VAR'

"Temel Gelir Güvencesi Yaşatır" basın toplantısı imzacı kurumların katılımıyla Kadıköy- Sosyal Araştırmalar Vakfı’nda (SAV) yapıldı.

Toplantı, Demokrasi İçin Birlik Temel Gelir Güvencesi Komisyonu üyesi , CHP 24. Dönem İstanbul Milletvekili Melda Onur’un moderatörlüğünde yapıldı. DİB Koordinasyonu ve Temel Gelir Güvencesi Komisyonu'ndan iletişimci Nesteren Davutoğlu "Taşı çatlatacak kadar büyük bir adaletsizlik var" diyerek, temel gelir talebinin ortaklaştırılmasının temel hedef olduğunu söyledi.

'BOZUK GÜÇ DENGESİ'

DİB Koordinasyon ve Temel Gelir Güvencesi Komisyonu'ndan yazar Ayşegül Devecioğlu da ortak bildiriyi okuduktan sonra, temel gelir güvencesinin bütün toplumun ortak talebi haline gelmesi için bildiriyi imzalayan bütün kurum ve kuruluşlarla birlikte kampanyayı sürdüreceklerini belirtti.

DİB Koordinasyonu ve Temel Gelir Güvencesi Komisyonu Üyesi Dr. Mert Büyükkarabacak, “ Son yılların en önemi sorunu güvencesizleştirmedir. Güvencesizleştirme, toplumu sermaye ve devlet karşısında çözen, güçsüzleştiren, felç eden ana eksendir. Bugün küresel ölçekte gözlenen demokratik gerileme, otoriterleşme, faşizmin yaygın bir olgu olarak hortlaması ve gelir dağılımının, daha önce gözlenmemiş düzeyde bozulması güvencesizleştirmenin yarattığı, toplum ile devlet/sermaye arasındaki  bu bozuk güç dengesinin doğrudan sonucudur” dedi.

'LÜTUF DEĞİL'

DİB Temel Gelir Komisyonu Üyesi Prof. Mustafa Durmuş da temel gelir güvencesi bir lütuf değil, insanlık hakkıdır, çünkü her insanın işi olsun ya da olmasın yaşamını idame ettirecek bir gelir elde etme hakkı vardır. Böyle bir programın finansmanı devlet bütçesinde yapılacak düzenlemelerle sağlanabilir. Toplumsal fayda sağlamayan, ekoloji ve barışı yok eden aşırı güvenlik harcamalarının asgariye indirilmesi, israf niteliğindeki devlet harcamalarının ve büyük sermayeye verilen mali desteklere son verilmesi, kurumlar vergisi oranının yükseltilmesi,  rant vergisi ve en zenginlerden alınacak servet vergisi temel gelir için kalıcı etkin ve adil finansman yollarıdır dedi.

DİSK Devrimci Turizm- İş adına konuşan Turgay Özdemir, turizm işçileri açısından temel gelir güvencesinin yaşam sigortası denebilecek önemde olduğunu belirtti.

Pandemi sürecinde işten çıkarma yasağının “istisnası” olan ‘Kod 29’la işten çıkarılan Mesut Toprak, “Uygunsuz çalışma koşullarına itirazım sebebiyle tazminatsız olarak işten atıldım. Patronlar Kod 29 silahını gittikçe büyüterek işçilere karşı kullanıyorlar. Sendikayı istemek patrona göre ahlaksızlık. Müzikle ilgileniyordum. Müzik aletlerimi satmaya başladım, pazarda limon sattım. İşsiz kalmanın aşsız kalmayla aynı anlama geldiğini fark ettim” dedi.

Toplantıda söz alan Cumhuriyet Halk Partisi  (CHP) Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, "Pandemi varolan düzenin bozukluğunun gün yüzüne çıkmasına yol açtı. Milyonlar temel ihtiyaçlarının karşılayamaz vaziyetteler. Derin, ağır ve gittikçe derinleşen bir yoksulluk var. En  çok da güvencesizlik milyonlar etkiliyor. Toplumun tüm kesimlerinin hakkı olduğu için  güvence içinde yaşayacakları bir düzeni var etmemiz gerekiyor. Temel gelir güvencesi böylesi bir bütüncül bir programın yapı taşı. İnsan onuruna yakışan bu adımda buluşmuş olduğumuz için gurur duyuyorum.  Temel gelir güvencesi temel insan olmaktan kaynaklanan bir hak. İktidar karşımıza Türkiye’nin kaynağı olmadığını çıkarıyor, oysa Türkiye’nin kaynağı var” diye konuştu.

PAYLAN: FAİZE KAYNAK VAR...

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomiden sorumlu Eş Genel Başkan yardımcısı Garo Paylan şunları söyledi:

“Vatandaşların temel ihtiyaçlarını güvence altına alınmalı. İktidar, bir yıkım yaşatmış ve kamu kaynaklarını peşkeş çekerek tüketmiş durumda. Kaynak yok diyorlar, Saraylara, savaşlara, yandaşa, faize kaynak varken yurttaşların temel ihtiyaçlarını kaynak olmadığına dair iddialarını çürütmek için elimizde çok sayıda delil var. “

ELİAÇIK: ZENGİNDEN ALINIP YOSULA VERİLMESİ GEREK

İlahiyatçı-yazar İhsan Eliaçık, “Müslümanlık denince akla gelen bir şey söyleyeyim,  zenginden alacaksın yoksula vereceksin. Bugün bunlara çağdaş isimler veriyoruz, temel gelir güvencesi diyoruz, aile sigortası diyoruz. Kamucu politikalar izlenmesi gerekiyor. Zenginlerden alınıp yoksullara verilmesi gerekir. Biraz önce söylenen servet vergisi budur” dedi.

DİB Temel Gelir Güvencesi Komisyonu Üyesi, akademisyen Hakan Koçak, temel gelir mücadelesinde emek örgütlerinin belirleyici bir konumu vardır. Sendikalar üretim sürecinde, işverene karşı sömürüyü sınırlama mücadelesi vermenin yanı sıra temel gelir talebiyle genel düzlemdeki  bölüşüm mücadelesine de katılmalıdır. Üstelik bu iki mücadele alanı birbirini güçlendirecektir de “ diye konuştu.

'REFORMLARLA İLİŞKİSİ KURULMALI'

İktisatçı Mustafa Sönmez “Tüm dünyada ve Türkiye’de derinleşen işsizlik ve yoksulluk temel geliri kaçınılmaz bir önlem olarak dayatıyor. Bunun yanında vergi ve harcamalarda adaletsiz dikkat çekici boyutlarda ve bunlarda reform gerekiyor. Bunlar  üstünden sağlanacak kaynakla temel gelirin finansmanı mümkün. Temel gelir stratejisinin bir yol haritası olması gerekiyor aşamalı bir geçiş ve diğer alanlardaki reformlarla ilişkisi  kurulmalı, şeklinde konuştu.

CHP 24-25. Dönem Milletvekili, Gelecek İçin Biz Hareketi’nden İlhan Cihaner "Eğitim, barınma sağlık  iletişim, beslenme gibi hak mücadelelerinden göz ardı etmemek, kapitalizmi aşma perspektifinden vazgeçmemek gerekir. İnsanca yaşamın sürdürülebilmesi için temel gelir önemlidir. Özellikle çalışan kesimler üzerindeki özgürleştirici etkileriyle temel gelir güvencesinin önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

DİB Koordinasyon ve Temel Gelir Komisyonu Üyesi Prof. Haluk Levent, “Aşırı finansallaşma büyük bir gelir ve servet eşitsizliği yarattı. Aslında küresel ölçekte büyük zenginlerin bugün içinde bulundukları durum. Çalışabilecek edinilebilecek bir zenginlik değil.  Çok zenginler kendilerini çalışmaktan kurtardı. Bunun maliyetini de yoksullar ödüyor. Temel gelirin bu anlamda minimum refah düzeyini garanti edecek bir hayatın, çalışma zorunluluğundan kurtarılması açısından büyük önem taşıdığını düşünüyorum" dedi.

'ELEKTRİK, DOĞALGAZ...'

Toplumsal Özgürlük Partisi ( TÖP) Sözcüsü ve DİB Koordinasyon Üyesi Perihan Koca, "Bugün Türkiye’nin olağanüstü ikliminde güvencesizlik ve geleceksizlik hepimizin ortak duygusu. Temel gelir güvencesi bu anlamıyla, işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri özgürleştirici somut bir araç. Bu iktidarı tarafından cehennemi koşullarda yaşamaya çaresizliğe, intiharlara sürükleniyoruz. Biz emek ve demokrasi güçleri olarak  bu gidişata alternatif, ortak ve somut taleplerle hayır demek için gelir güvencesi talebiyle önemli bir kampanya başlatıyoruz” yorumunu yaptı. 

Türkiye Esnaf Platformu sözcüsü ve DİB Koordinasyon Üyesi Murat Akbaş, "Esnaf, pandemi döneminde en ağır koşulları yaşayan kesimdir. İntiharlar, boşanmalar, elektrik ve suyunun kesilmesi,  doğalgaz sayaçlarının sökülmesi, ölümle karşı karşıya bırakılması açısından esnaflar öne çıkıyor” İfadesini kullandı.

Sosyal Haklar Derneği’nden avukat Can Atalay, demokratik haklarının eksikliğinin bu kadar konuşulduğu bir dönemde, demokrasinin ancak adaletle daha çok sosyal adaletin kazanılmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

Demokratik Alevi Dernekleri Federasyonu Sözcüsü Bülent Felekoğlu "İnancımızın gereği olarak rıza kültürünün ve rıza ekonomisi gelişmesini savunuyoruz. Rıza ekonomisi, birlikte ürüten ve birlikte paylaşan bir yaklaşımdır” dedi.

Temel Gelir Güvencesi kampanyası için şu ana kadar 92 kurum imza verdi.


 T24


PAYLAŞ